Balıkesir’in Sındırgı ilçesi 10 Ağustos akşamı saat 19.53’te 6.1 büyüklüğünde bir depremle sarsıldı. 11 kilometre derinlikte gerçekleşen sarsıntı 15-20 saniye sürdü ve İstanbul’dan İzmir’e, Manisa’dan Bursa’ya kadar geniş bir bölgede hissedildi. AFAD şu ana kadar 3.0’ın üzerinde 7 artçı deprem kaydedildiğini açıkladı. Sındırgı’da 10’dan fazla bina yıkıldı, arama-kurtarma çalışmaları devam ediyor.
Belediye Başkanı Serkan Sak, yıkılan binalardan birinde altı kişinin yaşadığını, dördünün kurtarıldığını, iki kişinin ise enkaz altında olduğunu, GSM operatörlerinin çalışmamasından dolayı bazı bölgelerden haber alınamadığını açıklamıştı. Saat 22.40 sularında enkazdan çıkarılan bir kişinin yaşamını yitirdiği duyuruldu.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya “geçmiş olsun” mesajları yayınladı. Devlet, her zamanki gibi “tüm ekipler sahada” klişesiyle konuştu.
Ama gerçek çok daha acı: 6.1 büyüklüğünde, orta şiddette sayılabilecek bir depremde onlarca binanın yerle bir olması “doğa olayı” ile açıklanamaz. Bu yıkım, yıllardır göz göre göre sürdürülen rant politikalarının, imar aflarının, deprem yönetmeliklerinin kâğıt üzerinde kalmasının sonucudur. Halkın güvenli konut hakkını gasp eden, bilim insanlarının uyarılarını kulak ardı eden siyasi irade, bu yıkımın baş sorumlusudur.
Sındırgı’da yıkılan her bina, aslında yıllardır talan edilen şehirlerin ve rant uğruna kurban edilen yaşamların sessiz bir çığlığıdır. “Geçmiş olsun” demek kolay; asıl mesele, bir sonraki depremde aynı görüntülerin yaşanmaması için bu düzenin kökten değişmesidir. Aksi halde her “geçmiş olsun” mesajı, gelecek felaketlerin habercisi olmaktan öteye gitmeyecektir.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!