19 Mart: Kesilen Burs, YKYdan Atılma



Mart eylemlerinin ardından pek çok üniversitede öğrenciler disiplin soruşturmaları ve cezalarla karşı karşıya kalırken vakıf üniversitelerinde bu ‘yaptırımlar’ bursun kesilmesi, üniversiteden atılma oldu


19 Mart eylemlerinin ardından pek çok üniversitede öğrenciler disiplin soruşturmaları ve cezalarla karşı karşıya kalırken vakıf üniversitelerinde bu ‘yaptırımlar’ bursun kesilmesi, üniversiteden atılma oldu.

19 Mart eylemlerine katıldığı için Eylül başında KYK yurdundan atılan Trakya Üniversitesi’ndeki iki kadın öğrencinin aldıkları KYK kredisi de kesilmişti. Üniversiteliler, yurttan atılarak barınma haklarının gasp edildiğini, KYK kredisinin kesilerek ise yoksulluğa sürüklendiklerini belirttiler.

Üniversiteli kadınlardan biri, 19 Mart eylemleri sürecinde AKP İl Binası’na yürüdüğü için yaklaşık 65 gün tutuklu kalmıştı. Üniversiteli kadının, tutuklu kaldığı sürede yurttan eşyaları çöp poşetine koyularak çıkarılmasının ardından şimdi de aldığı KYK kredisi kesildi. Diğer üniversiteli kadın ise yine 19 Mart eylemlerine katıldığı için Selimiye Yurdu yönetimi tarafından 31 Temmuz günü  yurttan atılmıştı.

Bu gençlerden biri de Koç Üniversitesi’nden atılan Soner Mert Uskan. Soner, CHP’nin 16 Nisan’daki Beylikdüzü mitinginde yaptığı konuşmada “Bu ülkede 14 yaşındaki Çocuk İşçi Abdürrahim Özkul kolunu makineye kaptırarak can verdi. 14 yaşındaki çocuklar fabrikalarda ölecek kadar büyükse, öğretmenlerinin hakkını arayacak kadar da büyüktür” sözleriyle tanınmıştı.

Evrensel’den Nisa Sude Demirel’n haberine göre, Anadolu bursiyeri statüsünde girdiği Koç Üniversitesi’nde ‘Ortalama şartını yerine getirmediği’ gerekçesiyle işletilmesi gereken prosedür işletilmeden Soner’in üniversite ile ilişkisi kesildi.

Koç Üniversitesi’nin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada ‘Durumun ifade özgürlüğü ile ilişkisi yoktur’ dense de Soner’e dekanlıkla yaptığı görüşmede “Not ortalaman yüksek değilse Saraçhane’ye gitmeseydin” gibi ifadeler kullanıldı. Anadolu bursiyerliğinde burs kesilme koşullarını ve işletilen süreci sormak için 4 defa aradığımız Koç Üniversitesinde Anadolu Bursiyerliği Ofisi ile görüşemedik, ilettiğimiz maile ise yanıt verilmedi.

“Pek çok kişinin aynı durumda bursu sürüyor”

2021 yılında Darüşşafaka’dan mezun oldu, aynı sene Koç Üniversitesinde Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümüne Anadolu bursiyeri olarak kaydoldu. Üniversitenin internet sitesinde yer alan Anadolu bursiyerliğine ilişkin bilgilere göre bursiyerliğin devamı için ortalama şartı aranmıyor: “Hazırlık ve lisans eğitimi süresince derslere devamlılık gösteren öğrenciler akademik başarısızlıktan dolayı burs kaybı yaşamazlar. Ancak YÖK tarafından belirlenen kurallar gereği, uzaklaştırma cezası alan öğrenciler bu süre zarfında öğrencilik haklarından faydalanamazlar.” Bir başka bölümde ise “Öğrencilerden genel not ortalamasının üst üste iki dönem 2’nin altına düşmemesinin beklendiği” ifadesi yer alıyor.

Soner de bu 2024-2025 eğitim öğretim döneminde not ortalamasının iki defa ifade edilen ortalamanın altında kalmasıyla temmuz ayının ikinci haftasında Öğrenci Dekanı Bülent Kılıç ile görüşmeye çağrılıyor. Soner, bu durumda sürmesi gereken prosedürü şöyle anlatıyor:

Normalde ortalama düşüklüğü burs kesmenin değil, bursu yeniden değerlendirmenin şartı olarak görülüyor. Bu görüşmede durumunuzu anlatırsınız, bir sonraki dönem ortalamanın 2.5’e yükseltilmesi gibi bazı koşullar konarak bursun devamı sağlanır. Kaldı ki benim bu şartları sağlamadan mezun olmuş tanıdıklarım var.

“Durumu gerekçelendirmeme rağmen umursanmadı”

Ancak kendisi görüşmeye çağrıldığında kendisine direkt olarak “Bu yaz bu okuldan kaydını aldıracaksın” dendiğini aktaran Soner, kendisiyle görüşen Öğrenci Dekanı Bülent Kılıç’a anlattıklarını aktarıyor: “5 yaşında babamı kaybettim, Darüşşafaka’da büyüdüm. 2020’nin Aralık ayında dedemi kaybettim, beni büyüten kişiydi. 2024’ün eylül ayında ise amcamı kaybettim. Koç Üniversitesi Hastanesinde orta-ağır depresyon teşhisi kondu. İkinci dönemde not ortalamamı yükseltmek için çabaladım, her derste final notu vize notundan yüksek tek kişi neredeyse bendim. Ama yine de ortalama tutmadı.”

Görüşmeye çağrıldığında böyle bir tavırla karşılaşmayı beklemediğini ifade eden Soner, “Vakıf üniversitesinde burslu öğrenciyseniz zaten ara ara tehdit edilirsiniz. Bülent Kılıç da zaten öğrenciler arasında liyakatsizlik, kayırma, psikolojik şiddetle anılır. Ancak gittiğimde kararının çok kesin olduğunu gördüm” diyor. Bursun kesileceğine ilişkin ısrarın ardından Dekan Kılıç’a iki dönem üst üste ortalamanın altında kalmasına rağmen bursu kesilmeyen öğrencileri örnek veren Soner, Dekan Bülent Kılıç’tan “Kimsenin bursunu garanti etmem” diyerek isim istediğini aktarıyor.

“Destek aldığım kurumları da tehdit ettiler”

Daha sonra ikinci bir toplantı yaptıklarını, Dekan Kılıç’ın kendisine “Ortalaman yüksek değilse Saraçhane’ye gitmeseydin”, “Rahmetli deden ‘gitme’ dese yine de gider miydin” gibi ifadelerde bulunduğunu aktaran Soner; daha sonraki süreci şöyle anlatıyor: “Normalde bursumun kesilmesi için benden resmi bir savunma istenmesi, ardından dekanlar kurulunda bu savunmanın değerlendirilmesi ve oy birliği ile karar alınması gerekir. Ancak böyle bir süreç işlemedi. O süreç içerisinde bursum kesilirse eğer son senem olduğu için son senemin maliyetini ödemeye çalışacak olan destek aldığım kurumu kurumsal çıkarları ile tehdit ettiler, onlar da vazgeçmek zorunda kaldı. Süreç emsalen ve usulen yanlış. ‘Objektif’ değil, bana özel bir süreç yürütüldü.”

28 Temmuz günü bursu kesilen Soner, şimdi bir kamu üniversitesinde eğitimine devam ediyor ancak iki üniversitede ortak olmayan dersler nedeniyle bir seneden daha fazla okuyacak. Anadolu bursiyerliği ile beraber öğrencilere nakdi ve ayni destekler de vadedildiğinden bursun kesilmesi yalnızca eğitim maliyeti değil; barınmadan beslenmeye kadar pek çok maddi kayıp da yaratıyor.

Öte yandan Koç Üniversitesi tarafından duruma ilişkin yapılan açıklamada “Koç Üniversitesi olarak, akademik özgürlükleri ve öğrencilerimizin ifade haklarını en üst düzeyde koruyan, eleştirel düşünceyi destekleyen bir eğitim anlayışını benimsemekteyiz. (…) Gündeme gelen burs iptali konusu, öğrencimizin kişisel görüşleriyle ya da ifade özgürlüğüyle hiçbir şekilde ilişkili değildir. Anadolu bursiyerleri programının yürütülmesinde temel alınan kriterler şeffaftır ve tüm öğrencilerimiz tarafından burs başvuru sürecinde taahhütnameyle kabul edilmektedir” dense de Soner, diğer öğrencilerin aksine Koç Üniversitesinde eğitimine devam edemiyor: “Meydanlarda kol kola güçlüydük. Bu yüzden oradayken bize dokunmadılar. Ancak kampüslere döndükten sonra adrese teslim uygulamalarla direnişçi öğrencilerden intikam aldılar. Benim münferit yaşanmışlığım bir geleceksizleştirme projesinin sadece bir kolu.”

Sabancı da burs kesti

Benzer bir durumun yaşandığı bir başka vakıf üniversitesi ise ‘köklü’ Sabancı Üniversitesi. Sabancı Üniversitesinde iktisat bölümünde yüksek lisans yapan Mehmet Ataol Azeritürk’ün, mart eylemlerinin ardından bursu kesildi. Azeritürk’le beraber 6 iktisat bölümü yüksek lisans öğrencisinin ve bir toplumsal cinsiyet çalışmaları doktora öğrencisinin bursu kesildi. Bu yedi öğrencinin kampüs içindeki öğrenci hareketinde daha aktif olduğunu, öğrenci birliğinde rol aldığını ifade eden Azeritürk, burslarının kesilmesi sürecini şöyle anlattı: “Yüksek lisans öğrencileri olarak okula bir kabul mektubu ile giriyoruz. Sözleşmede ise ‘Yönetim sene sonunda bursu yeniden değerlendirebilir’ diye bir madde var. Bu sene temmuz ayında birden bir mail aldık. Üçümüzün bursunun bir kısmı kesildi, diğer üç kişinin ise tüm bursları kesildi. Bir açıklama yok, tebliğ yok.”

Daha sonrasında durumun resmi şekilde tebliğ edilmesi talebiyle Sanat ve Sosyal Bilimler Fakültesi dekanı ile görüştüklerinde akademik boykot dönemine ilişkin dekanın kendilerine “Boykot sürecinde derslere gelmeyerek ne olacaktı, sizden bir şey olmaz” dediğini aktaran Azeritürk sonrasındaki süreci şöyle anlattı: “Ardından kampüsümüzde burslarımızın iadesi talebiyle eylem yaptık. Ancak okulumuzun önüne 4 gözaltı otobüsü geldi. Polisler kampüse istedikleri gibi girip çıkarken bizim avukatımız kampüse sokulmadı. Burslarımızın artırılmasını istediğimiz için gözaltıyla tehdit edildik.”

Toplumsal cinsiyet çalışmalarında doktora yapan öğrencinin burs kesilme bahanesi ise asistan olduğu için formaliteden gösterilen ve herhangi bir değerlendirme kriteri olmayan dersten bırakılması oldu.

Mahkemeden yürütmeyi durdurma kararı

Daha sonrasında üniversiteye dava açtıklarını ve bir arkadaşları için yürütmeyi durdurma kararı geldiğini aktaran Azeritürk, “Devam kararı verilen burslar iade edildi ama nakit destek sağlanmadı, oysa hepsi aynı kararla iptal olmuştu. Daha öncesinde bize ‘bütçe belli, kriterler objektif’ diyen yönetim diğerlerinin de dava açmasından korktuğu için bursları iade etmeye başladı. Ancak örneğin eylem süreçlerinde çok öne çıkmamış bir kişininki iade edilirken, geri kalanımıza iade edilmedi. Üniversite içinde dava açanlara karşı bir mobbing de sürüyor” dedi.

Azeritürk, durumun üniversite için duyurulmasının da engellenmeye çalıştığını ifade etti:

Tanıtım günlerinde yeni girişli öğrencilere durumumuzu anlatırken engellenmeye çalıştık, kampüste yarı zamanlı çalışan bir arkadaşımıza uluorta ‘Eğer hemen gitmezsen seni işten atarız’ dendi. Ardından yeni mezun bir arkadaşımızın kampüse girişi yasaklandı. Hepimize disiplin soruşturması açıldı, ardından kapatıldı.