Karamsarlığı Umuda Çevirelim



İstanbul Ekonomi Araştırma’nın Ekim Raporu’na göre emekçilerin 72’si ekonomiyi kötü buluyor. Kadınlarda gelirlerinin giderlerini karşılamadığını ifade etme oranı erkeklerden 4 kat fazla çıkmış


“Kötü günler geride kaldı. Daha kötü günler kapıda” gibi karamsar bir söz dilden dile dolaşıyor bugünlerde. Çocukların okula aç gittiği, rejimin her anı kendi suretine çevirip kararttığı bir süreçten geçiyoruz. Güzele, iyiye dair ne varsa kökünü kazıyıp, kendi sınıf karakterlerine uygun bir şekilde emekçi halkların mutluluk maskesiyle gezmesini bekliyorlar. 12 Eylül askeri faşist cuntasının asker mantığıyla, halkın gerçeğini gözlerden gizlemek için yaptığı absürtlükler vardı. Bu absürt uygulamalardan biri de günlük felaket haberlerinin sansürlenmesiydi. Yangın, kaza vb. olaylar duyurulmamaya çalışılıyordu.

Korkaklık, vahşet ve çürük bir tahtta oturulduğunun bilinciyle AKP-MHP faşist bloğu da absürt uygulamalarda 12 Eylülcüleri fersah fersah aştı. Gerçi bu aşma durumu her alanda geçerli ama korkunun neden olduğu zorbalık ve sansür en çok öne çıkan yöntemlerden. Tutuklayamadığını susturmaya çalışıyor, halk yaşadığı sefaleti kendi arasında bile konuşsun istemiyorlar. O nedenle, sokak röportajı yapanları bile hedefe çaktılar. Oysa mızrak çuvala sığmıyor.

Nasıl milyonlarca insanı sığdıracak zindan bulamıyorlarsa, yoksulluk acısının feryadını da susturamıyorlar. Tıpkı o feryadın bir öfke topuna dönüşüp saltanatlarını tarihe gömeceğini engelleyemeyecekleri gibi. Sokak röportajlarını engelleseler de dilden dile konuşulan tek bir konu var. O da yoksullaşma. Kamu emekçilerinin bile yoksulluk sınırının altında yaşadığı, kiraların asgari ücretten ve emekli maaşından yüksek olduğu bir ortamda da başka bir şey konuşulamaz zaten. Yoksulluk araştırmalara yansıyor.

İstanbul Ekonomi Araştırma’nın Ekim Raporu’na göre emekçilerin yüzde 72’si ekonomiyi kötü buluyor. Rapora göre emeklilerin yüzde 77’si, çalışanların yüzde 76’sı ekonominin her geçen gün kendilerini daha olumsuz etkilediğinin altını çiziyor. Rapor başka bir gerçeği de anlamak isteyenlere tekrar hatırlatıyor. Kadınlarda gelirlerinin giderlerini karşılamadığını ifade etme oranı erkeklerden 4 kat fazla çıkmış. Bu da ev içi sömürünün yanı sıra ekonomik eşitsizliğin kadınlara daha farklı biçimlerde yansıdığını gösteriyor. İktidar blokunun seçmenlerinde de ekonominin kötüye gittiğini belirtenlerin oranı yüzde 46-53 civarında. Bu oran muhaliflerde yüzde 93-96’a çıkıyor. Araştırmaya katılanların yüzde 54’ü önümüzdeki yılın daha kötü olacağını düşünüyor. Kadınlar, emekliler ve işsizler krizden en çok etkilenen kesimler oldu. Rapora göre enflasyon beklentisi de yüzde 7 yükseldi. 55 yaş ve üzeri katılımcıların karamsarlık oranının yüzde 64 olması, insanların 80 yaşında inşaatlarda çalışmak zorunda kalmasının nedenlerini de gözönüne seriyor.

Bu umutsuzluğu umuda çevirmek tek çözüm yolu. Oluşacak bir devrimci odağın hatta sol siyaset iddiasında olanların yoksulların karamsarlığını bilinçli bir öfkeye çevirmekten başka çaresi yok! Emekçiler çaresizlikten bunalımlara, intiharlara değil, dayanışma ve dirençle meydanlara sürüklenmeli. Tam da şimdi karamsarlıktan umut yaratma vakti.