Gayrettepe’de bulunan Masquerade adlı gece kulübünde yirmi dokuz işçinin katledildiği yangına ilişkin davanın 12. duruşması, İstanbul Çağlayan’da 33. Ağır Ceza Mahkemesinde görülecek. Katledilen işçilerin aileleri duruşma öncesinde adliye önünde basın açıklaması yaptı.
Açıklamayı katliamda yaşamını yitiren Şivan Dolu’nun kardeşi Zülfiye Dolu okudu:
Takvimler 22 Aralık 2025’i gösterse de bizim için zaman 2 Nisan 2024’te durdu. O gün çıkan yangında biz kardeşimizi, eşimizi, çocuğumuzu ve babamızı, toplam yirmi dokuz canımızı kaybettik. Aradan geçen 19 ayda acımız dinmedi; biz her sabah yeni bir güne değil, o karanlık 2 Nisan sabahına uyanıyoruz. Bu süreçte üzerimize binen en büyük yük ise adaletin gecikmesidir. Çünkü biliyoruz ki adaletin gecikmesi, adaletin inkarıdır.
Alınmayan önlemler nedeniyle bu dava olası kasıttır
Bu katliam yalnızca birkaç kişinin hatasıyla açıklanamaz. Tadilat adı altında yürütülen kaçak faaliyetler, devre dışı bırakılan yangın sistemleri, görmezden gelinen iş güvenliği denetimleri ve mevzuata aykırı izinler zincirleme bir ‘olası kastın’ sonucudur. Yangın çıkış kapısı dahi olmayan, yasal olarak kapalı tutulması gereken bu kulüpte yaşananlar, göz göre göre gelen bir katliamdır. Bu dava, ‘bilinçli taksirin’ değil zincirleme ‘olası kastın’ sonucudur.
Suç ortakları tespit edilmelidir
11 duruşma geçmesine rağmen gerçek sorumlular hala yargı önünde değildir. Ruhsat verenler, denetlemeyenler ve ihlallere göz yumanlar da bu suçun ortağıdır. Bu nedenle, ilgili bakanlıklar (Çalışma, İçişleri, Adalet Bakanlıkları), İstanbul Valiliği, Beşiktaş Kaymakamlığı ve Belediyesi, İBB ve İtfaiye Şefliği, bina sahipleri ve yöneticileri bu yargılama sürecine dahil edilmelidir. Bilirkişi raporlarının, ihmal zincirini bilimsel ve bağımsız bir biçimde en üst sorumluya kadar tespit etmesini bekliyoruz.
İyi hâl veya haksız tahrik uygulanmamalıdır
Bu katliam bir ‘kaza’ değil, denetimsizliğin ve rant hırsının yol açtığı bir iş cinayetidir. Bu dava yalnızca 29 canın değil bu ülkedeki tüm emekçilerin güvenli çalışma ve yaşam hakkının davasıdır. Bu dava tatil yaparken ölmek istemeyenlerin davasıdır. Bu dava eğlenirken ölmek istemeyenlerin davasıdır. Bu sebeple taleplerimiz nettir:
İyi hâl veya haksız tahrik gibi hiçbir indirim uygulanmamaıdır. Suçun ağırlığına denk, caydırıcı ve emsal teşkil edecek cezalar verilmelidir. Denetim kültürünün tavizsiz uygulanması için tüm kurumlar harekete geçmelidir. Her bir canımız için olası kasttan ceza almalıdırlar.
Tüm kamuoyunu ve vicdan sahiplerini adaletin yerini bulması için bu davayı takip etmeye çağırıyoruz. Yirmi dokuz can için adalet istiyoruz!
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!