Geçen hafta Almanya’da GLS Bankası’nın DKP ve Anarchist Black Cross’un hesaplarını kapattığı kamuoyuna duyuruldu. İklim Adaleti Hareketi gruplarının banka hesapları da kapatıldı.
Rote Hilfe, 100 yılı aşkın bir süredir, yaklaşık 19 bin üyesiyle ülke çapında faaliyet gösteren sol bir dayanışma örgütü. Siyasi faaliyetleri nedeniyle devletin baskısına maruz kalan kişilere dava takibi, halkla ilişkiler ve baskı masrafları için mali yardım yoluyla destek sağlıyor.
Olay basına “Bankalar Almanya’da ABD politikasını uyguluyor“ haberleriyle yansıdı. Washington, Almanya’da kimin hesap açabileceğine karar veriyor. GLS-Bank ve Sparkasse Göttingen, Rote Hilfe’nin banka hesaplarını hiçbir geçerli nedeYn olmaksızın kapatıyor. Hesap kapatma kararlarının “Antifa Ost”un ABD terör listesine alınmasından kısa bir süre sonra gelmesi dikkat çekici.
İlk olarak Göttingen Sparkasse derneğin tüm hesaplarını kapattı, kısa bir süre sonra GLS aynı adımı attı. Sparkasse bankaları sözde yasal olarak kamu hizmetleri sunmakla yükümlüdür. GLS-Bank sadece sosyal ve ekolojik odaklı bir banka olmadığını aynı zamanda bir kooperatif bankası olarak üyelerine karşı doğrudan sorumluluk sahibi olduğunu iddia ediyor. Bu durumda bir kooperatif üyesiyle uzun yıllardır süren bir müşteri ilişkisini aniden sonlandırmak yetkisine sahip değil.
Rote Hilfe, bu gelişmeyi “Otoriter politikaların teknik ve ekonomik altyapılar aracılığıyla giderek daha fazla dayatılmasının endişe verici bir işareti” olarak değerlendiriyor. GLS gibi “kooperatif olarak organize olmuş ve sosyal sorumluluğu kendine ilke edinmiş“ bir bankanın bu mekanizmaya katılması, sol örgütlerin hesaplarını kapatması ve muhalefeti zayıflatması, bu tür taahhütlerin güvenilirliği konusunda soruları daha fazla ortaya çıkartıyor“ diye değerlendiriyor.
Devamında ise “Kısa süre aralıklarla yapılan bu ihbarlar, Donald Trump yönetimindeki ABD Hükümeti’nin ‘Antifa Ost’u yabancı terör örgütü olarak listeleme kararıyla doğrudan bağlantılıdır. Bu önlem, Alman hukukunda bir karşılığı bulunmamakta ve son derece şüpheli delillere dayanan tek bir ceza davasına dayanmaktadır. Alman hükümeti bu sınıflandırmayı benimsememiş ve ‘Antifa Ost’un yalnızca hukuki bir yapı olduğuna, önemli bir tehlike oluşturmadığına defalarca vurgu yapmıştır. Yine de ABD’nin kararı fiilen uygulanmaktadır” denildi.
ABD terör listelerinde yer alan kişi veya kuruluşlarla bağlantılı bankalar, uluslararası ödeme ağı SWIFT’ten çıkarılma dahil olmak üzere yaptırımlarla karşı karşıya kalmaktadır. Bu altyapı teknik olarak tarafsız kabul ediliyor ve AB hukukuna tabi; ancak ABD dolarına, pratikte ABD’nin dış politikalarına tabi. Şimdi bir Alman sol dayanışma örgütü iki bankanın, hukuki gereklilik de yokken yaptırımlarına boyun eğiyor. Rote Hilfe ise, fesihlere karşı hukuki adımlar atmayı değerlendiriyor.
Rote Hilfe: “Bu eğilim tüm muhaliflere doğru genişler”
Rote Hilfe Federal Yönetim Kurulu üyesi Hartmut Brückner bu konuda şunları söylüyor:
Bugün bizim derneğimiz hedefte, ama bu eğilim böyle devam ederse yarın kim hedefte olacak? ABD’de aşırı sağcı gündem etkisini artırmaya devam ederse, diğer ilerici girişimler ve marjinal gruplar da hedef tahtasına oturabilir. ABD’deki muhafazakar güçlerin, örneğin hamile danışma merkezlerini veya queer örgütlerini ‘terörist’ düşmanlar olarak ilan ettiğini düşünün -bankalarımız da aynı şekilde onların hesaplarını kapatmaya hazır olur mu? Kulağa absürt gelen bu durum, maalesef bu gelişmeyi birlikte durdurmazsak, olasılık alanına giriyor.
Brückner şöyle devam ediyor:
Bu ülkedeki ilerici güçleri, ABD’nin müdahalesinden bağımsız olarak ve küresel çapta faaliyet gösteren sağa karşı daha iyi bir toplum için mücadeleye devam etmek üzere bizimle birlikte durmaya çağırıyoruz.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!