Avrupa Kadın Dayanışması yaptığı açıklama ile bütün kadınları 4 Temmuz’da Avrupa kentlerinde NATO’ya karşı sokağa eyleme çağırdı.
“Kadınlar tarih boyunca savaşların, işgallerin ve faşizmin karşısında yaşamı savunan en güçlü toplumsal dinamiklerden biri olmuştur. Bugün de kadınların özgürlük mücadelesi ile savaş karşıtı mücadeleyi birleştiren en güçlü bariyerlerden biri olmayı sürdüreceğiz!” denilen açıklamanın tamamını yayınlıyoruz.
Bugün yeni bir emperyalist paylaşım savaşına dönük sürdürülen hazırlıklar her geçen gün hız kazanıyor. Tarihsel olarak çürümüş ve tükenmiş kapitalist sistemi savaş ve yıkımla ayakta tutmak, artık yaşamdan elde edemediği kârı ölümden elde etmek isteyen egemen güçler, dünyanın dört bir yanında silahlanmayı artırıyor, savaş politikalarını derinleştiriyor. Bu doğrultuda 7-8 Temmuz’da Ankara’da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi halklara daha fazla yoksulluk daha fazla militarizm ve daha fazla savaş dayatan politikaların yeni adımlarını tartışacak.
Savaş yalnızca bombaların düştüğü yerlerde yaşanmaz. Savaş, soframızdaki ekmeğin küçülmesidir. Savaş, yoksulluğun büyümesi, emeğin daha fazla sömürülmesi ve özgürlüklerin kısıtlanmasıdır. Savaş, kadınların ve LGBTİ+ların yaşamlarını kuşatan erkek egemenliğinin, baskının, sömürünün ve ayrımcılığın derinleşmesidir. Bugün savaş politikaları adına milyarlarca avro ve dolar silahlara, ordulara ve güvenlik aygıtlarına aktarılırken bizlerin payına yoksulluk, güvencesizlik ve geleceksizlik düşüyor. Kreşler, barınma evleri, eğitim, sağlık vb. sosyal haklar teker teker budanırken bakım yükü daha fazla kadınların omuzlarına yükleniyor. Kadınlar hem işyerlerinde hem de evlerde daha fazla çalışmaya daha az kazanmaya ve daha ağır yaşam koşullarına mahkûm ediliyor.
Militarizm yalnızca orduları büyütmez; itaat kültürünü, erkek egemen değerleri ve ayrımcılığı da büyütür. Zorunlu askerlik uygulamaları ve militarist eğitim anlayışı toplumun her alanında şiddeti, tahakkümü yeniden üretir. Savaşın dili erkek egemenliğinin dili, savaşın siyaseti baskı ve sömürünün siyasetidir. Savaş politikaları kadın bedenlerini ve yaşamlarını bir mücadele alanına dönüştürüyor. Cinsel şiddet, göç, yerinden edilme ve sömürü artırılıyor. LGBTİ+lar ise krizin ve kutuplaştırma siyasetinin hedefi haline getiriliyor; nefret söylemleri, ayrımcı yasalar ve baskılar meşrulaştırılmaya çalışılıyor. Egemenler, yarattıkları ekonomik ve siyasal krizlerin sorumluluğunu gizlemek için kadınları, LGBTİ+ları, göçmenleri ve ezilen halkları günah keçisi ilan ediyor.
Özel savaş politikalarıyla toplum korkuya, düşmanlığa ve sessizliğe sürüklenmek isteniyor. Milliyetçilik, cinsiyetçilik ve heteroseksizm bir arada örgütlenerek halkların ortak mücadele zeminleri, dayanışma kültürü parçalanmaya çalışılıyor. Kültürel tahakküm aracılığıyla itaat eden, sorgulamayan ve boyun eğen bir toplum yaratılmak isteniyor.
Kadınlar tarih boyunca savaşların, işgallerin ve faşizmin karşısında yaşamı savunan en güçlü toplumsal dinamiklerden biri olmuştur. Bugün de kadınların özgürlük mücadelesi ile savaş karşıtı mücadeleyi birleştiren en güçlü bariyerlerden biri olmayı sürdüreceğiz! Çünkü savaş politikaları en ağır bedelleri kadınlara, çocuklara ödetirken barışı ve özgürlüğü savunmak da en çok kadınların omuzlarında yükselmektedir.
Biz kadınlar, erkek egemen militarizme, patriyarkaya, emperyalist savaşlara ve her türlü sömürü politikasına karşı dayanışmayı büyütmeye, yaşamı savunmaya ve mücadeleyi örgütlemeye devam edeceğiz! Kadınların örgütlü gücü, savaş politikalarının karşısındaki en güçlü barikatlardan biridir.
Biliyoruz ki savaşın kazananı silah tekelleri, sermaye çevreleri ve iktidarlarını halkları katletme, dünyayı kana bulama pahasına sürdürmek isteyenlerdir. Kaybedenler ise işçi sınıfı, emekçiler, kadınlar, LGBTİ+lar, gençler kısacası halklardır.
AKD olarak savaşa değil yaşama bütçe demek, kadınların, LGBTİ+ların ve halkların geleceğini savaş politikalarına teslim etmemek için, 4 Temmuz’da Avrupa’nın birçok kentinde gerçekleştirilecek eylemlerde alanlarda olacağız.
Tüm kadın yoldaşlarımızı ve savaş karşıtı herkesi NATO’ya ve emperyalist savaş politikalarına karşı sesini yükseltmeye, bulunduğu yerde eylemlere katılmaya ve çevresini de bu mücadeleye çağırmaya davet ediyoruz.
NATO’nun Savaşlarına Asker Değil, Direniş Büyütüyoruz!
Yaşasın Kadın Dayanışması!
NATO’ya ve Emperyalist Savaşlara Hayır!
AVRUPA KADIN DAYANIŞMASI (AKD) Bileşen Kurumlar: Yeni Kadın, Kadın Gözüyle, Avrupa Demokratik Kadın Hareketi (ADKH), Kürt Kadın Hareketi, Sosyalist Kadınlar Birliği (SKB)
25.06.2026
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!