Ankara’da 1 Mayıs etkinliği gerçekleştirildi



2019 1 Mayıs’ı yaklaşırken “İşçi sınıfının sorunlarını konuşuyoruz” etkinliği gerçekleştirildi


Etkinliğimiz 1 Mayıs 1977’de ve mücadelede ölümsüzleşenler için saygı duruşuyla başladı.

Saygı duruşunun ardından etkinliğe geçildi. Etkinlikte ilk olarak Çankaya Belediyesi İmar A.Ş.’de işçi olarak çalışan Uğur Ad arkadaşımız yaşadıkları sorunları anlattı.

Ad, kendisinin önceki dönemde işçi temsilcisi olduğunu Genel İş Sendikası 1. No’lu Şube Yönetimin değişmesiyle birlikte temsilciliğinin düştüğünü ifade etti. Çalışma saatlerinin çok uzun olduğunu dile getirdi, bunu 40 saate düşürmek istediklerini ancak bu taleplerinin karşılanacağına inanmadıklarını söyledi. Konuşmasının devamında üyesi oldukları sendikanın toplu sözleşme masalarında işçilerin taleplerini alma noktasında KHK ile değiştirilen yasalara takıldığını söyleyerek bu engelleri bir türlü aşamadıklarını ifade etti.

2019 1Mayıs’ında işçilerin sendikalarla birlikte güçlü bir katılım gösterirlerse haklarını alma noktasında ivmelendirici olabileceğini umduğunu dile getirdi. Ellerinden alınan haklarını ancak işçilerin birlikte güç olmasıyla geri alabileceklerine vurgu yaptı. İşçi sınıfının yüzde 80’inin sendika üyesi olmadığının altını çizdi. “Birlik olmayı başarabildiğimiz oranda işçi sınıfı olarak işçi sınıfı olarak başarı elde edeceğimize inanıyorum” dedi.

Ardından Ankara İSİG Meclisi temsilcisi söz aldı. İşçi Sağlığı ve İşçi Güvenliği konusunun işçiler için çok önemli bir konu olduğunu, işçi sağlığı konusunda işçilerin çoğunluğunun bilgisinin olmadığını ifade etti. Bu nedenle İSİG olarak birçok çalışma yaptıklarını, bu çalışmanın işçilerin çalıştığı bölgelerde araştırma şeklinde yapıldığını dile getirdi.

Ankara İSİG Meclisi olarak ilk defa Ankara Ostim patlamasının yıldönümünde OHAL koşullarında işçi katliamları raporlarının açıklandığını belirtti. İşçi Sağlığı konusunda kararlı çalışmalar yapıldığı oranda iş kazalarının ve işçi ölümlerinin en aza indirilebileceğini vurguladı. Bunun için de en önemli şeyin işçilerin bu konularda bilinçlenmesi olduğuna vurgu yaptı. İşçiler herhangi bir işyerinde iş kazası geçirdiklerinde önemli olan şeyin ilk önce iş kazası raporunun tutulması gerektiğinin bilince çıkarılması olduğunu belirtti.

Ankara İSİG Meclisi temsilcisinin ardından KHK direnişçisi Cemal Yıldırım, KHK direnişi ve sendikaların tutumlarını aktardı. Yıldırım, KESK’in KHK ile işten atılmalar başladığında işyeri önlerinde direnme kararı almasına rağmen işyeri önündeki direnişlere sahip çıkmadığını belirterek yalnızlaştırıldıklarını söyledi:

İşyeri önü direnişlerinde belki tek tek direniyoruz. Ama bunun yanı sıra mesai arkadaşlarımızla iletişimi kesmemeye, devletin baskılarını kırmaya dönük çalışmalarımız da oldu. Bunda da başarılı olduk.”

İnşaat İş Sendikası avukatlarından Kazım Bayraktar konuşmasına, işçilerin çalıştıkları yerlerde işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda önlemler olup olmamasının önemine değinerek başladı. İşçilerin buna dikkat etmelerinin, bu konularda bilgi belge toplamalarının önemine vurgu yaptı. Daha sonra işbirlikçi sendikal anlayış, sendikal bürokrasi ile sınıf sendikacılığı arasındaki farkı İnşaat İş Sendikasının 3. Havalimanı’ndaki duruşunu anlatarak aktardı. Bayraktar, İnşaat İş Sendikası’nın çizgisinin yeni bir sendikal anlayışa tekabül ettiğini anlattı.

Daha sonra etkinliğe katılanların sorularının cevaplanmasıyla devam edildi.

Etkinlik sonunda Alınteri adına yapılan kısa konuşmada, 1 Mayıs’a işçilerin emekçilerin daha örgütlü, bilinçli ve kitlesel katılımının önemli olduğu vurgulandı. İşçi sınıfının kıdem tazminatının gaspına, zorunlu BES dayatmasına, vergi yükünün işçi ve emekçilerin sırtına yüklenmesine, açlık, sefalet, yoksulluk ve işsizliğin dayatılmasına karşı “İşçilerin birliği, halkların kardeşliği!” sloganıyla öne atılmalarının önemine vurgu yapıldı. “Tüm saldırılara karşı 1 Mayıs’ta ‘Genel grev, genel direniş’ şiarını yükseltmeye çağırıyoruz” denildi.