TÜPRAŞ’ta iş bırakmalar sürüyor



6 Mayıs’ta yapılan ilk arabulucu görüşmesinde de aynı dayatmacı tutumunu sürdüren TÜPRAŞ yönetimine karşı işçilerin iş bırakma eylemleri devam ediyor


Petrol-İş Sendikası ile TÜPRAŞ yönetimi arasında TİS görüşmelerinde uzlaşmaya varılamadığı için süreç Arabulucu aşamasına girmişti. 6 Mayıs’ta yapılan Arabulucu toplantısından da sonuç çıkmaması üzerine 4 rafineride işçiler iş bırakma eylemleriyle patronun dayatmacı tutumuna karşı kendi sözlerini söylüyor.

6-7 Mayıs 2019 tarihlerinde rafinerilerde 1 günlük iş bırakma eylemleri yapıldı.

TÜPRAŞ’ta eylemler bugün de devam etti. Türkiye’nin en büyük işletmesi TÜPRAŞ’ta patronun ilk arabulucu görüşmesinde aynı dayatmacı tutumunu sürdürmesine karşı İzmir Aliağa’daki rafineride işçiler bugün de iş bırakarak tutumlarının altını çizdiler.

Rafineri önünde toplanan işçilere hitaben konuşan Petrol-İş Şube Başkanı Ahmet Oktay “Özelleştirme döneminden bu yana ilk defa bu kadar uzun soluklu bir mücadele içerisindeyiz. Bizler geçmişte birçok bedel ödedik. Mücadelemiz sizin de bu bedeli ödememenizdir. Yaşadığımız bu süreçte sizler sınıf bilincini, sendikal bilinci öğrendiniz. Bu sizlerin geleceği için büyük bir kazanımdır” diye konuştu.

Kocaeli, Batman, Kırıkkale ve Aliağa Şubeleri olarak ortaya konulan bu tavrı sonuna kadar sürdürüleceğinin mesajını veren Oktay “Biz dört rafineri olarak ortaya net bir tavır koyduk. Bütün kararları birlikte alıyor ve hayata geçiyoruz. Bu birliktelikle bu sürecimizi tamamlayacağız. Bunun herkes tarafından bilinmesini istiyoruz” dedi.

Arabulucu nezdinde ilk yapılan toplantıdan bahseden Oktay, “Arabulucu işverene masada net bir mesaj verdi. ‘Verdiğiniz teklif teklif değildir. Lütfen bunu bir kez daha gözden geçirin’ dedi” diye kaydetti.

Oktay sözlerini, “Taleplerimiz karşılanana kadar buradayız, devam ediyoruz. Yorulacağız ama vazgeçmeyeceğiz” diye bitirdi.

TÜPRAŞ yönetimi süreci YHK’ya götürmek istiyor!

6 Mayıs’ta gerçekleşen ilk arabulucu toplantısında da patron tarafının aynı uzlaşmaz tutumunu sürdürmesinden sonra açıklama yapan Petrol-İş Sendikası Merkez Yönetim Kurulu, “TÜPRAŞ sözleşme görüşmelerinin geldiği bu nokta, işverenin idari maddelerde ön koşullar öne sürmesi ve uzlaşma çabasına dahi yer bırakmayacak olumsuz tavrının sonucudur. İşveren, bu sözleşme döneminde daha öncekilerden farklı bir tutum geliştirmekte ve süreci salt hukuki prosedürlerin tüketilmesi biçiminde ele almaktadır. Bu tutum, işveren açısından sözleşmenin Yüksek Hakem Kurulu’nda bağıtlanmasının tercih edildiğini göstermektedir” demiş ve TÜPRAŞ yönetimini sürecin Yüksek Hakem Kurulu’na gitmeden bitirilmesi için adım atmaya çağırmıştı.

TÜPRAŞ yönetimi işçilere 3 yıllık sözleşme, mazeret izinleri ve vardiya sisteminin değiştirilmesi gibi esnek çalışma biçimlerini dayatmakta, ücretler konusundaysa sefaleti kabul edin demektedir.

TÜPRAŞ’ta grev Anayasal olarak yasak olduğu için işçiler bu dayatmalara karşı tepkilerini kademeli iş bırakma, yavaşlatma biçiminde gösteriyor. Şimdiye kadar sadece bakım bölümündeki işçilerin katıldığı eylemlerin, çözümsüzlüğün devam etmesi durumunda akaryakıt dolumu ve satışı bölümlerindeki işçileri de kapsayarak büyütülmesi bekleniyor.