“Her Aralık bir katliam” paneli yapıldı



AKA-DER, Alınteri, DAD, Devrimci Parti, Devrimci Hareket, ESP, HDP Ankara İl, HDK, Kaldıraç, SKYP, Partizan, PSAK’nin ortaklaşa örgütlediği “Her Aralık bir katliam” paneli yapıldı


AKA-DER, Alınteri, DAD, Devrimci Parti, Devrimci Hareket, ESP, HDP Ankara İl, HDK, Kaldıraç, SKYP, Partizan, PSAK’nin ortaklaşa örgütlediği “Her Aralık bir katliam” paneli yapıldı.

“19-26 Aralık Maraş, 19-22 Aralık 2000 hapishaneler katliamı ve büyük direniş ile 28 Aralık Roboski Katliamı”nı konu alan panel yoğun katılım ve ilgiyle gerçekleştirildi. Panel, kurumlar adına yapılan açılış konuşmasıyla başladı:

Tarihi katliamlar, inkar, sindirme ve baskıyla dolu olan T.C devletinin devrimcileri, Kürtleri ve Alevileri teslim almak için gerçekleştirdiği katliamlarla  Aralık ayı Türkiye tarihinde çarpıcı bir izdüşmüdür. Ve tarihin kodlarını ortaya koyacak bir bütünlüğü ifade eder. 

 

Maraş, Roboski, 19 Aralık hapishaneler katliam ve direnişi… Bu tarihin ağırlığını taşımaya devam ediyor. Tarihsel olarak katliamların güncel yansımalarını Cizre, Amed, Suruç, Ankara Gar katliamı ve kayyum darbeleriyle, Alevilerin evlerinin işaretlenmesiyle yaşamaya devam ediyoruz. Fakat katliamcı zihniyetini devam ettiren faşist devlet ne devrimcilerin iradelerini teslim alabildi ne Kürtlere diz çöktürebildi ne de Alevileri sindirebildi.

 

Bizler Maraş’ta katledilen Alevi, zindanlarda iradelerini teslim etmeyen, yaşamak icin ölümü göze alan devrimcileriz. Bizler Roboski’de katledilen Kürt gençleriz. Bizler Taybet anayız, Mehmet Tunç’uz, bizler Pir Sultan’larız.

Ölümsüzlesen yoldaşlarımız bize yol göstermeye, devam ediyor. 

Faşizme karşı yan yana, omuz omuza mücadeleyi büyütmeye devam edeceğiz. Ta ki biz kazanana kadar.

Bu kanlı tarihsel dönemeçlerde katledilen tüm Kürt, Türk, Alevi emekçileri, devrimci yoldaşları ve dostları selamlıyor, hepinizi anıları önünde bir dakikalık saygı duruşuna davet ediyoruz.”

Bu kanlı tarihsel dönemeçlerde katledilen tüm Kürt, Türk, Alevi emekçileri, devrimci yoldaşları ve dostları selamlıyor, hepinizi anıları önünde bir dakikalık saygı duruşuna davet ediyoruz. 

Saygı duruşunun ardından moderatörlüğünü Hüsnü Öndül’ün yaptığı panele geçildi. Panelde Maraş katliamını Hüseyin Gevher, 19 Aralık hapishaneler katliamını Avukat Kazım Bayraktar ve 19 Aralık katliamını yaşayan Mehmet Acettin, Veli Saçılık, Roboski katliamını HDP Ankara İl Eş Başkanlarından Vezir Parlak Coşkun dile getirdi. Ayrıca Ali Balkız Maraş katliamına ilişkin katkıda bulundu.

Panelde konuşan Hüseyin Gevher, Maraş katliamında devlet saldırılarının karşısında Maraş halkının ve devrimcilerin direnişine ve birleşik mücadelenin önemine vurgu yaptı.

Avukat Kazım Bayraktar şunları belirtti:

Bu katliam önceki katliamların bir devamıydı. O dönemi mutlaka hatırlamamız gerekiyor. Katliamların ortak özelliği muhalif harekete gözdağıdır. Bunun dışında o dönemi de, egemenlerin amaçlarını da iyi bilmemiz gerekiyor. Onlar meselenin sınıfsal özünü iyi biliyorlardı. Bülent Ecevit ‘Cezaevlerine hakim olamazsak IMF kararlarını uygulayamayız’ diyordu.

 

19 Aralık sadece bir cezaevi meselesi değildi, asıl hedef dışarıydı, dışarıdaki muhalefet hedefti. Siyasal krizin ekonomik krizi tetiklediği bir dönemdi ve toplumun denetim altına alınması gerekiyordu. Yalan propagandalarla bu katliama gidildi. Bu konuda tarihten dersler çıkarmak ve safımızı belirlemek zorundayız. Dönemin medyası bu katliama çirkefleşerek çanak tuttu. Birçok yayın organında yalan haberlerle devrimciler suçlu gösteriliyordu.

 

Birçok örgütün tarihteki en zayıf olduğu bir dönemde yaşıyoruz. Bir yandan da dünya halkları, işçiler emekçilerin içten içe hareketlendiği bir süreç. Ortadoğu’da mezhep dışı emek hareketleri ortaya çıkmaya başladı. Örgütlenmeye ihtiyacı olan işçi sınıfı ve halklar var artık. İktidarın ve sistemin çıkmaza girdiği bu dönemde bizlere düşen görev örgütlenmektir.


Mehmet Acettin ise şunları vurguladı: “19 Aralık sıradan bir olay değil. Planlı bir askeri harekattır. Bu katliamlar devletin kendini yeniden göstermesi, otoritesini yeniden kurması hareketidir. Burdur ve Ulucanlar katliamı bunun bir provasıdır. Bizi bu sürece sürükleyen şey teslim alma, yıkılan otoritenin yeniden kurulması politikalarına karşı direngenliğimizi göstermek olmuştur.  Ölüm orucu süreci devrimci iradenin kazanımıyla sonuçlanmıştır. Ezilenlerin, yoksulların, Kürt halkının direnmekten başka seçeneği yoktur. Umudumuzu yitirmeyelim. Dünya halkları ayakta şu an, bizim de umudumuzu korumamız gerekiyor.

Veli Saçılık ise şunları söyledi: “Savaş tezkeresinde birleşenlerin 19 Aralık’ta da birleştiklerini görüyoruz. Kürt Özgürlük Hareketi ile Türkiye işçi sınıfı mücadelesinin birleşememesi belki de en büyük şanssızlığımızdı. İçerde ve dışarıda hücreler yaratmayı hedefleyen, IMF politikalarını hayata geçirmeye çalışan ve bu sebeple bir katliama ihtiyaç duyan bir devletle karşı karşıyayız. Bu katliamda şehit düşen arkadaşlarımızı buradan da bir kez daha anmış olalım. Devrimci irade sayesinde hala devlet istediğini alabilmiş değildir. Biz bu geleneği devrim uğruna şehit düşenlerden aldık. Bu dönem iktidar için de çok karanlık bir dönem. O dönem yönetme krizi vardı şimdi de var, şimdi de yönetemiyor. Ezilenler ve baskıya uğramışlar olarak direnmemiz gerekiyor. Katliam dönemi aynı zamanda devrimci dayanışmanın da güçlü olduğu bir dönem olmuştu ve burada kaybeden devlet olmuştur. Vereceğimiz mücadele sonucunda da biz kazanmış olacağız.”

HDP Ankara İl Eş Başkanı Vezir Coşkun Parlak, “Roboski’de katledilenler 18 yaşından küçük çocuklardı. O gece gözüme uyku girmedi. Devletin Kürt düşmanlığı ve kini karşısında, katliamları ve saldırgan politikaları karşısında Kürt halkı da artık politikleşmiştir,”dedi.

Maraş katliam anlatımlarına katkıda bulunmak için söz alan Ali Balkız, “Maraş katliamının asıl sebeplerinden birisi de Alevi emekçilerin ekonomik durumlarının iyi olması ve kendi kendilerine yetecek durumda olmasının hazmedilemesinden kaynaklıdır,” dedi.

Yaklaşık üç saat süren panel konuşmaların ve katılımcıların katkılarını sunmalarının ardından sona erdi.