Şakran Cezaevi’nde bir doktora daha korona teşhisi!



İHD, THİV İzmir şubeleri ve Ege TUHAY-DER tarafından yapılan açıklamalarda Şakran Cezaevi’nde görev yapan iki doktora koronavirüs teşhisi konulduğu belirtilip, uluslararası anlaşmalar da hatırlatılarak cezaevlerindeki nüfusun derhal azaltılması çağrısı yapıldı


Türkiye İnsan Hakları Vakfı (THİV) ve İnsan Hakları Derneği (İHD) İzmir şubeleri Şakran Cezaevi’nde ikinci bir hekimde daha koronavirüs tespit edildiğini açıklayarak, “Özel olarak Şakran Cezaevi genel olrak da tüm cezaevlerine yönelik her düzeydeki önlemlerin hızla alınması gereğini bir kez daha ortaya koymaktadır” dedi. Ege TUHAY-DER de doktorun bir hafta önce koğuşlarda tutuklularla temas ettiği bilgisi verdi. Şakran Cezaevi’nde 5 gün önce de bir hekimde koronavirüs tespit edilmişti.

Koronavirüs (COVID-19) pandemisinin tüm dünya için olağanüstü zorluklar yarattığı belirtilen açıklamada, pandeminin kısa sürede ve en az hasarla atlatılmasının bilimsel ve bütünlüklü içten yaklaşımların katılımcı bir şekilde etkin ve hızla uygulanabilmesine bağlı olduğu vurgulandı.

Kamusal bir yaklaşım ve tüm toplumun katılımıyla uygulamaya konulması gereken planlarda riskli grupların da her zaman göz önünde bulundurulması gerektiği kaydedilen açıklamada, “Bu risk gruplarından birisi de cezaevleri gibi özgürlüğünden alıkonulmuş kişilerin bulunduğu mekanlardır. Cezaevleri kişisel alan ve hijyenin en sınırlı olduğu kapalı kurumlardır. Yoğun ve hareketli nüfus, cezaevlerinin özellikleri ve organizasyonu bu tür salgınların yayılması için oldukça elverişli ortamlardır” denildi.

Devletin cezaevlerinde özgürlüklerinden yoksun bırakılan herkesin can güvenliğinden sorumlu olduğu belirtilen açıklamada, “Ne yazık ki son günlerde tarafımıza iletilen kimi bilgiler göz önüne alındığında önceki açıklamalarımızla (17 Mart, 20 Mart 2020) paylaştığımız kaygılarımızı derinleştirmektedir” denilerek Şakran Cezaevi’ndeki duruma işaret edildi.

CPT’nin 20 Mart tarihli bildirisi dikkate alınmalı

Şakran Cezaevi’nde ikinci bir hekimin de Covid19 klinik bulgu ve öntanısı ile hastaneye yatırılmış olmasının özel olarak Şakran Cezaevi, genel olarak da tüm cezaevlerine yönelik her düzeydeki önlemlerin hızla alınması gereğini bir kez daha ortaya koyduğu söylenen açıklamada, “Bu önlemlerin başında, hekimlerin temas ettiği tüm mahpuslar ve personelin en uygun koşullarda karantinaya alınması, testlerinin derhal yapılması ve Avrupa İşkencenin ve İnsanlık dışı veya Onur Kırıcı Muamelenin veya Cezanın Önlenmesi Komitesi CPT’nin 20 Mart 2020 tarihli “Koronavirüs (COVID-19) pandemisi bağlamında özgürlüklerinden yoksun bırakılan kişilere yönelik muameleye ilişkin ilkeler bildirisi”nde yer alan (https://rm.coe.int/16809e09ec) önlemlerin en uygun şekilde sağlanması gelmektedir” denildi.

Tüm cezaevlerindeki nüfus hızla azaltılmalıdır!

Cezaevlerindeki mevcut durum göz önüne alındığında Türkiye’nin de üyesi olduğu ilgili tüm uluslararası organların önerdiği gibi başta ağır hastalar, çocuk ve kadınlar ve paylaşılan bilgiler ışığında anılan salgın riskinin somutlanması nedeniyle Şakran Cezaevi olmak üzere tüm cezaevlerindeki nüfusun hızla azaltılması gerektiği kaydedilen açıklamada, bu kapsamda, BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Michelle Bachelet‘in 25 Mart 2020 tarihli açıklamasında yer verdiği “Hükümetler şimdi siyasi mahpuslar ve sadece eleştirel veya muhalif görüşlerini ifade ettiği için alıkonulanlar da dahil olmak üzere yeterli yasal dayanak olmadan alıkonulan herkesi serbest bırakmalı” önerisi hatırlatılarak, bunun gereğinin yapılması çağrısı yinelendi.