Salgın önlemleri: Maske zorunluluğu, müzik yasağı, ayakta yolcu almamak!



İçişleri Bakanlığı’nın 81 il valiliğine gönderdiği genelgede kontrolden çıkan koronavirüs salgınına karşı önlem diye sunulanlar: Kafelerde-restoranlarda canlı-kasetli müzik yasağı, maske takma zorunluluğu, çeşitli tipte toplu taşıma araçlarında ayakta yolcu almamak!


Kendileri Türkiye’nin dört bir yanından taşınan yüz binlerce insanla Ayasofya’nın cami yapılmasını bir gövde gösterisine dönüştürürler, en az bin 500 kişinin katıldığı düğünlerle caka satarlar, koronavirüslü onlarca okulun varlığına rağmen eğitim patronlarının hatırına “yüz yüze eğitim” der, sonra “aileler isterse” diye kıvırtırlar, en önemlisi de onlarca işçinin enfekte olduğu fabrikalarda ya da diğer üretim alanlarında hiçbir tedbir alınmadan çarkların dönmesini esas alırlar; ama gel gör ki virüsün kontrolden çıkmasının tek sorumlusu maske-mesafe-hijyen kurallarına uymayan “vatandaş” olur!

Tıklım tıklım dolmuş toplu taşıma araçlarıyla işlerine yetişmek dışında bir şey düşünmeyen emekçileri azarlarken, salgına rağmen çarkların döndüğü fabrikalara ilişkin haberlere sansür getirilirken son olarak da sanki yayılımın nedeni kafeler ve canlı ya da kasetten müzikmiş gibi bir de kalkıp “Bu geceden itibaren 81 vilayette kafeterya, restoran gibi yerlerde hem canlı müzik hem de kasetten müzik olmayacak. Genelgeyi valiliklere gönderdik. Derhal uygulanmaya başlayacak” diyorlar.

Halkın geçim derdi, işsizlik ve işsizlik korkusuyla iç içe geçen bir umutsuzlukla hastalık konusundaki duyarlılığını umarsızlığa bıraktığı bu koşullarda vaka sayıları tırmanmaya ve bizzat kendi açıklamalarıyla salgın kontrolden çıkmaya devam ediyor. Gerçek tüm çıplaklığıyla açıkken bile adı konulmayan “sürü bağışıklığı stratejisine” eften püsten önlemlerle perde çekmeye çalışıyorlar.

Oysaki bu noktada yapılacak olan çok açık. Toplumsal hayatın devamı için zorunlu olan işkolları dışındaki tüm alanlarda üretimin en az 14 gün durdurulması, tüm işçilerin ücretli izne çıkarılması, zorunlu işkollarında çalışanların vardiyalarının yeniden düzenlenmesi ve çalışma saatlerinin düşürülerek, gerekli önlemlerin alınması, sağlık hizmetlerinin parasız hale getirilmesi, yaygın test uygulamasının derhal hayata geçirilmesi, hiçbir geçim kaynağı olmayan emekçilerin ekonomik olarak desteklenmesi…vs. vs.

Salgının kontrol edilmesinin yegane yolu budur. Yoksa kafe ve restoranlarda geceyarısından itibaren canlı ya da kasetten müziğin çalınmasının yasaklanması ya da konutlar dışındaki tüm alanlarda maske takılması sinek vızıltısı kadar bile etki yapmaz.

Kaldı ki ilk akla gelen önlemin ideolojik reflekslerle belirli yaşam tarzlarını hedef alması, ama bu arada ciddi risk teşkil eden mekanların “normal” işleyişlerine devam etmesi kafasını kuma gömen deve kuşunu oynamak dışında nasıl bir anlam taşıyabilir ki?

İçişleri Bakanı sıfatı taşıyan Süleyman Soylu’nun bugün Polis Akademisi Polis Meslek Yüksek Okulları 2019-2020 Mezuniyet Töreni’nde yaptığı konuşmada, dile getirdikleri ve Cumhurbaşkanlığının onayıyla 81 il valiliğine gönderilen genelge salgın karşısında kapitalist üretim çarklarının dönmesi dışında bir şey düşünülmediğinin, sorumluluğun esasta halka yüklendiğinin açık ifadesidir.

Soylu’nun konuşmasındaki satırbaşları şöyle:

Hakikaten buna ihtiyacımız var. Geçmiş dönemde yaşadığımız birtakım kısıtlamalarla karşı karşıya kalmamak için.

 

-İş yerlerimiz kapandı, insanlarımız evlerinden çıkamadılar. Seyahatlerimiz kısıtlandı, onun için bu tedbirleri uygulamalıyız. Yine özellikle minibüs, otobüste ayakta yolcu almak yasak.

 

-Çünkü biz bu konuda ne kadar söylersek söyleyelim, maalesef buna hala devam edildiğini görüyoruz.

 

-Onun için ayrıştırılabilir kuralları, yönetilebilir kuralları ortaya koyup bu konuda da güvenlik görevlilerimiz gerekli adımları atacaklardır.

 

-Açık alanların tamamında, toplu taşımalarda artık maske istisnası söz konusu değildir.

 

-Genel sağlığımızı muhafaza etmek zorundayız. Tüm tedbirler, maskesiz herkese ceza yazılması gerektiğini ifade ettik.

 

-Kısıtlamalarla karşı karşıya kalmamak için tedbir almak zorundayız.

İçişleri Bakanlığı’ndan 81 il valiliğine gönderilen genelgedeki yasaklar da şöyle:

Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu’nun Tavsiye Kararı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatı doğrultusunda İçişleri Bakanlığı 81 il valiliğine gönderilen “Covid 19 Tedbirleri” konulu ek genelgedeki yasaklar da şunlar:

-Ülke genelinde (meskenler hariç olmak üzere) tüm alanlarda (kamuya açık alanlar, cadde, sokak, park, bahçe, piknik alanı, sahiller, toplu ulaşım araçları, işyerleri, fabrikalar vb.) vatandaşlara istisnasız maske takma zorunluluğu getirildi.

 

-Minibüs/midibüsler ile koltuk kapasitelerinde herhangi bir seyreltme ve kaldırılma yapılmayan otobüsler gibi iç hacim bakımından fiziki mesafe kurallarının uygulanamayacağı şehir içi toplu ulaşım araçlarında ayakta yolcu alınmasına kesinlikle müsaade edilmeyecek. Bunların dışında kalan raylı sistem araçları (metro, tramvay vb.), metrobüsler ve koltuk kapasiteleri seyreltilmiş/kaldırılmış otobüsler gibi ayakta yolcu taşıma ağırlıklı toplu ulaşım araçlarında; fiziki mesafe kurallarına aykırı olmayacak şekilde hangi oranda/sayıda ayakta yolcu alınabileceği il/ilçe umumi hıfzıssıhha kurulları tarafından tespit edilecek.

 

-Raylı sistem araçları (metro, tramvay vb.), metrobüsler ve koltuk kapasiteleri seyreltilmiş/kaldırılmış otobüslerde ayakta alınabilecek yolcu sayısını belirtir levha/tabela herkesin görebileceği şekilde asılacak ve ayaktaki yolcuların durabileceği yerler fiziki olarak işaretlenmek suretiyle ilanı sağlanacak.

 

-Restoran, kafe vb. tüm yeme-içme ya da eğlence yerlerinde saat 24.00’ten sonra müzik yayınına (canlı müzik, kayıt dinletilmesi vb. her türlü yayın dahil) hiçbir şartta izin verilmeyecek. Mülki idare amirlerinin koordinasyonunda kolluk birimleri ve yerel yönetimler bu konuda gerekli tüm tedbirleri alacak.

 

-Vatandaşların toplu olarak bulunduğu/bulunabileceği yerler (pazaryerleri, sahiller vb.) ile kafe, restoran vb. yeme içme ve eğlence mekanlarında; Sağlık Bakanlığı Salgın Yönetimi ve Çalışma Rehberi ile İçişleri Bakanlığının ilgili Genelgelerinde belirtilen Koronavirüs salgınıyla mücadele amacıyla alınan tedbirlere ve belirlenen kurallara uyulması hususundaki denetimlerin süreklilik taşıyacak şekilde etkinliğinin artırılmasına yönelik gerekli tedbirler vali ve kaymakamlarca alınacak.

 

-Koronavirüsle mücadele kapsamında alınan tedbirlere riayet etmeyen gerçek ve tüzel kişilere (işletmeler vb.) uygulanan idari para cezalarının tahsili konusunda vali/kaymakamlarca gerekli hassasiyet gösterilecek.

 

-Vali/kaymakamlarca yukarıda belirtilen esaslar çerçevesinde gerekli kararların Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nun 27’nci ve 72’nci maddeleri uyarınca ivedilikle alınacak.

 

-Uygulamada herhangi bir aksaklığa meydan verilmeyecek ve mağduriyete neden olunmayacak. Alınan kararlara uymayanlara Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nun ilgili maddeleri gereğince idari işlem tesis edilmesi ve konusu suç teşkil eden davranışlara ilişkin Türk Ceza Kanununun 195’inci maddesi kapsamında gerekli adli işlemler başlatılacak.