İnsanlar vardır;
Su gibi aziz, su gibi duru..
Konuştukça su olur akarlar kalbimize,
Kan gibi,
Can gibi,
Canan gibi…
Hüsne Anneyle tanışıklığımız birkaç yıl önceye dayansa da sohbetimiz olmamıştı, uzaktan bakışarak sevmiştik birbirimizi.
Son birkaç ayda ise daha yakın bir ilişkimiz olmuştu. Boncuk gibi gözleriyle anlamaya çalışan, sevgisini hissettiren, yaygın deyimle tipik bir Anadolu kadınıydı. “Hayatın her türlü çilesini çekmiş, çektiği her çileyle çelikleşmiş bir yüreği var Hüsne annenin” duygusu onunla geçirdiğim anlar boyunca eksilmedi.
Çok hastaydı artık. Nasıl olmasın ki? Yoksulluğun, koca çilesinin, hayatın türlü gailesinin çemberinden geçerek belki de ömrünün son demlerinde en huzurlu günlerini yaşama şansına kavuşmuş bir hayatın bakiyesi başka ne olabilirdi ki?
“Boncuk Teyze” diyesim geldi ona hep, öyle de dedim. Her dediğimde sıcacık güldü.
Gözlerinde devrimcilere olan samimi sevgisini hissettiğimden olsa gerek, aynı zamanda arkadaş gibi hissettim onu. Sanki her derdimi anlatabileceğim, her mevzuda konuşabileceğim yakın bir dostmuş gibiydi.
Uzun uzadıya sohbet etmek istesem de hasta olduğunu, zorlukla konuştuğunu, harcadığı her kelimenin kendisi için büyük bir eziyete dönüştüğünü hissettiğim için koyu sohbetler açacak cümleler kurmamaya özen gösterdim. Fakat o, özellikle devrimcilere olan sevgisini, bağlılığını hissettirmek için özel bir çaba içindeydi. Yanımızda kimselerin olmadığı anda sessizce “Bak ben hep evdeyim, ne zaman başın sıkışırsa gel, kapıyı çalman yeterli” deyivermişti. O an hissettiklerimi tarif edemem, ama en zorlu anlarımda hatırlayıp güç alacağımdan eminim.
“Boncuk teyzem” kişilikli, onurlu bir kadındı. Ondan aldığım elektriği tarif etmem istense herhalde düşünmeden kuracağım ilk cümle bu olurdu. Şimdi yoldaşım olan kızı Ankara muhabirimiz Zarife Çamalan ve diğer bir çocuğu 12 Eylül öncesinde başka bir siyasi çevreyle ilişkili olmuşlar. İçlerinden biri çocuk yaşta gözaltına alınmış ve tutuklanmış. “Boncuk teyzem” onu ilk gördüğünde “Sakın arkadaşlarının ismini verme, boynunu eğme” demiş. Bana o anları halen yaşıyormuş gibi aktarırken duyduğu gururla gövdesini dikleştirdiğini hissediyorum. Gururu, devrimcilere olan sevgisinin, bağlılığının ifadesiydi.
“Ah yaşım genç olaydı, ben de sizden eksik kalmazdım” deyişini unutmayacağım gibi, devrime devrimcilere olan sevgisinin yüklediği sorumluluğu da gururla taşıyacağım.
Bu cümleleri de “Hayatıma keşke daha önce girseydin teyzem benim” demeden bağlayamayacağım…
Kızlarından biri
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!