AKP’li milletvekilleri son zamanlarda sadece Meclis’te değil, kendi medyalarında da sık sık görünür oldu. Partilerinden “demeçler verin, icraatlarımızı anlatın, muhalefeti teşhir edin” talimatı aldıkları besbelli olan bu milletvekillerinden gelen her açıklama nasıl bir iktidar kibriyle hareket ettiklerini, yaranmak için akıl ve izan sınırlarını nasıl yıktıklarını gösteriyor.
AKP Kayseri Milletvekili Hülya Nergis’in son açıklamaları da bu gerçeğin tipik ifadesi. Halktan nasıl bir kopuş içinde oldukları, bu yabancılaşma içinden gerçeği nasıl evirip çevirdiklerini gösteren bu açıklamada Nergis açlığımız, yoksulluğumuz, yoksunluklarımızla dalga geçercesine ev ve araba sahibi olmanın zor olmadığından, refahın, hayat standartlarının yükseldiğinden bahsedebiliyor.
Bırakalım ev ve araba alabilmeyi ekmek bulmakta bile zorlanan milyonlarca emekçi varken bunları söyleyebilen Nergis, bir ailede herkesin çalışıyor olmasını bile büyük bir başarının ifadesi olarak takdim ediyor. Eskiden bir işçinin ücretinin dört kişilik bir ailenin yaşamsal ihtiyaçlarını karşılıyorken şimdi sadece tek bir kişinin ihtiyaçlarını bile karşılamaya yetmiyor olması gerçeğinin üstünden atlayarak, “Aile içerisinde geçmişte bir kişi çalışırdı, şimdi bakıyorsunuz bir kaç kişi birden çalışıyor. Eskiden aileye baba bakardı, erkek evlat çalışırdı. Öyleydi koşullar, ama bugün baktığınızda kız erkek ayrımı olmadan herkes çalışabiliyor. Evin hanımı da, erkekte çalışabiliyor” diyebiliyor mesela.
Milyonlarca küçük köylünün kapitalist tarım tekelleri karşısında yaşadığı yıkım ve mülksüzleşmeyle kentlere göç ettiği, tarımın çözülüp doğanın-dağın taşın sermayeye dönüştürülerek rantçı-yağmacı sermaye gruplarına peşkeş çekildiği gerçeği tüm yakıcılığıyla hissedilirken AKP’li Nergis, “Türkiye gerçekten çok değişti çok gelişti. Yani kırsal kesimden şehre göç gerçekleşti. Şehirdeki standart çok yükseldi. Artık ev sahibi olmak araba sahibi olmak hiç zor değil” övünmeleriyle konuşabiliyor.
“Hayat standardı çok değişti. Bunu köyde de görüyorsunuz, şehirde de görüyorsunuz. Zaten köyler mahalle oldu. Köy kavramı zaten Büyükşehirler’de kalmadı, ama bu sosyolojiyi de iyi okumak lazım” diyor Nergis. Evet bu sosyoloji kapitalist barbarlığın mezar kazıcılarının o mezarı kazmak için gerekli öfkeyi biriktirip demledikleri bir sosyoloji.
Arka planında yıkım, yağma, talan, vahşi sömürü, baskı ve acıların olduğu bu sosyoloji, kendilerine mezarlar kazmaya çalışan bu köhnemiş düzenin mezarını er ya da geç kazacak olanların ordusunun kendisidir. Bugün değilse yarın, ama bir gün mutlaka!…
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!