Burjuvazi için işçinin değeri herhangi bir üretim aletinden farklı değildir. Maliyet hesapları içinde en can sıkıcısı da onun emek gücünün karşılığında ödemek zorunda kaldığı ücrettir. Onca işçi kanının, işçi sağlığı ve iş güvenliği için alınması gereken önlemelere harcanacak paradan kaçınılması, maliyet hesabının temel diskur edilmesi nedeniyle gerçekleşmesi bile bunun çarpıcı bir ifadesidir. Elinden gelse emek gücünü satan değil tüm varlığıyla patronun malı olan köleler olmasını ister. Zaten fırsatını bulduğu her anda da bu muameleyi yapar, bu özlemini en iğrenç biçimlerle kusar.
Onun işçi sınıfına dönük bu köleleştirme özlemi kendi karakterindeki çürüme ve dipsizleşen yabancılaşmayla birleşerek kimi zaman mide bulandırıcı biçimlerle dile gelir. Parasını ödediği her işçi onun kulu-kölesidir. Bu işin sadece bir tarafıdır. Diğer tarafıysa aklımıza gelebilecek her şeyi tükettikçe tüketen ve tüketecek şey kalmadıkça parasını ödediği işçiye sırf adrenalin için işkence yapmaya kadar varabilecek bir insanlıktan çıkış halidir. Burjuvazinin bir sınıf olarak yaşadığı çürümenin boyutlarını gösteren bu gelişmeler onun da sömürü üzerinden yükselen sisteminin de çoktan tarihin çöplüğüne gittiğinin ve o yere fiilen de gönderilmeleri gerektiğinin çağrısı olur adeta. Düşünsenize, adrenalin için yüksek paralar ödeyip insan da dahil av seansları düzenleyecek bir sınıftır o artık!
Bu gerçeğin son ifadesi de burjuva medyanın bir “şımarıklık” olarak haberleştirdiği Hattat Holding Yönetim Kurulu üyesi ve “sosyete” dünyasının kusmuklaşmış ismi İpek Hattat oldu. İş cinayetleriyle sık sık gündeme gelen Hattat Holding’in o sınıf düşmanı ve insanlıktan çıkmış olma halini tüm çıplaklığıyla ortaya koyan İpek Hattat, burjuvazi ve işçi sınıfına dair sayfalarca yazılsa anlatılamayacak çarpıcı gerçekleri de özetlemiş oldu.
Ruhu buz kesmiş bu kadın, tabletini tamir edemeyen kuryeyi evde alıkoydu. Sevgilisi ve şoförüyle birlikte kuryenin telefonunu kırdı, onu köpek dışkısının üstüne oturmaya zorladı.
Sadece kayyum rektörü protesto ettikleri için evleri basılan, kapı açılacakken bile sırf gözdağı vermek için duvarları kıran polis, şikayet edilen Hattatlar olunca 2 saat boyunca savcıdan izin gelmesini bekledi!
Her şeyi tüm çıplaklığıyla özetleyen haber şöyle:
“İpek Hattat, tabletinin ekranı kırılınca bir servise gönderdi. Ancak tablet yeniden arıza yaptı. Bunun üzerine şirket, kuryesini gönderdi.
Kurye Renas D., eve girince kapı arkasından kilitlendi, ardından kabus dolu anlar başladı. Renas D.’nin önce telefonunu kırdılar, ardından hakaret ederek onu zorla köpek dışkısının üzerine oturtmaya çalıştılar.
Polis izin bekledi
Kurye Renas D., geri dönmeyince patronu polisi arayıp durumu bildirdi. Harekete geçen Sarıyer İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro ekipleri, adrese gidip kapıyı defalarca çaldı ama açan olmadı.
Polis gerekli izinleri aldıktan sonra iki saatlik beklemenin ardından eve girip kuryeyi kurtardı. Evde bulunan İpek Hattat, sevgilisi ve şoförü gözaltına alındı. İpek Hattat’ın olay sırasında aşırı derecede alkollü olduğu iddia ediliyor.”
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!