AKP’nin 8 Mart’ı: Kadın yok aile var!



Erdoğan başta olmak üzere AKP cenahından gelen tüm 8 Mart açıklamalarında aile bir kez daha kutsandı, kadına sınırları o kurumla birlikte bir kez daha hatırlatıldı!


8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ne saatler kala AKP cephesinden ardı ardına açıklamalar geldi. Herbiri kadına yerini bir kez daha hatırlatan bu açıklamaların kesişme noktası elbette ki aile oldu. Kadının köleleşmesinin olduğu kadar özel mülkiyet düzeni ve onun siyasi bekçiliğini yapan devletin de temel birimi olan ailenin kutsallık halesiyle sarmalanıp, yüceltildiği bu açıklamalardan AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ait olanı, şaşırtıcı olmayacak biçimde tehditler de içerdi.

Kadınları kadın ya da insan olarak yok sayan; sadece aile, anne, eş gibi sıfatlarla anılacak varlıklar olarak gören; hep birilerine ve bir yerlere bağlılığı içerisinden anan bu zihniyet için onların özneleşmesi, mevcut tahakküm zincirlerinin kırılması anlamına gelecek bir duruşu temsil etmeleri ve dahası bunun savunulması “mücadele edilecek bir tehlike”ydi. Erdoğan 8 Mart için yayınladığı mesajda “Aile yapımızı ifsat etmeyi amaçlayan her türlü girişim ve söylemin de karşısında durmaya, kadın ve erkek bir bütün olarak ailenin kutsiyetini korumaya devam edeceğiz” sözleriyle bu yaklaşımın altını bir kez daha kalınca çizdi.

Bu alt çizmenin yanında kadın haklarından, kadına yönelik şiddete karşı mücadeleden, fırsat eşitliğinden bahsetmesiyse her zaman olduğu gibi absürt kaldı. Eşitlik ve haklardan bahsedilen yerde kadının yerinin “milletle” tanımlanmasıyla faşizmin tarihsel pratiğinin güncel izdüşümünü de yaratmış oldu.

Tarihsel gerçeklik içinde her gün daha da kitleselleşerek kapitalist üretim zincirine dahil olan kadının kendisini aile denilen kuruma bağlayan zincirleri kırması, hayatı üzerine söz söylemesi, kararlar alması, itiraz etmesi kaçınılmazdır. O açıdan da Erdoğan’ın bu tehdidi doğrudan kadınlara yöneliktir. Erdoğan ve zihniyeti (aslında tüm dünya gericiliği) bu gerçeğin yarattığı/yaratacağı sonuçları baskı ve zorbalıkla, erkle durdurabileceklerini sanıyorlar, nafile!

AKP cenahından gelen diğer açıklamalardan biri de Kadın Kolları Başkanı Lütfiye Selva Çam tarafından yapıldı. AKP sayesinde dili, dini, ırkı, giyimi kuşamı, yaşı ne olursa olsun kadınların tamamı için önemli demokratik kazanımlar elde edildiğini iddia eden Çam, ailenin ne kadar gerekli ve yararlı bir kurum olduğunun dünya çapında yeniden keşfedildiğinden dem vurdu. Pandemi sürecinde evlerin kadınlar için birer zindana dönüştüğü gerçeği apaçık ortadayken adeta kadınlarla dalga geçerek aileye güzellemeler sıraladı. Fakat gerçeğe gözlerini tümüyle kapatamamış olacak ki, kadının pandemiyle birlikte artan yüklerinden bahsettikten sonra, onun yüksek fedakarlığına övgüler dizmeyi de ihmal etmedi.

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün taşıdığı mücadele ruhuna, kadının toplumsal üretimde olduğu gibi yaşamda da eşitlik arayışı ve kendisini bu temelde örgütleyerek yeniden varetmesi yönelimine düşman olan bu köhnemiş zihniyete en iyi yanıt, dünyanın dört bir yanında sokaklarda, üretim alanlarında, aile içinde, toplumsal yaşamın tüm alanlarında yankılanan kadın sloganlarıyla veriliyor.