Çarşamba, 24 Haziran 2026

Fahrettin Koca toplu cinayetlerine hepimizi ortak etti!



Ekranların karşısına geçip salgının tehlikeli boyutlara ulaştığını söyleyen, “pandemi süreci boyunca yaşadığımız en zor anları yaşıyoruz” diyerek tablonun vahametini ortaya koyan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, resmettiği bu tablonun 84 milyonun sorumluluğuyla yaratıldığını söyleyebiliyor!


Kendisi bir virüs olan ve yağmacı-talancı-sömürücü politikalarıyla doğanın da toplumun da canına okuyarak sayısız virüs üreten bu sistemin siyasi temsilcileri her ağızlarını açtıklarında yarattıkları korkunç yıkım tablosuna bizi de ortak etmeye devam ediyorlar. Yalan, riya, çarpıtma kanlarına işlediği için söyledikleri her şeyi doğru kabul etmemizi de isteyen bir pişkinlikle konuşuyorlar.

Ekranların karşısına geçip salgının tehlikeli boyutlara ulaştığını söyleyen, “pandemi süreci boyunca yaşadığımız en zor anları yaşıyoruz” diyerek tablonun vahametini ortaya koyan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, resmettiği bu tablonun 84 milyonun sorumluluğuyla yaratıldığını söyleyebiliyor! Ona göre “Vakaların artmasının sebebi hepimiziz. 84 Milyon”!

Bunu da kabul etmemizi istiyor Koca! Temsil ettiği sistemin ruhuna hepimizi ortak etmek istiyor, toplu bir cinayete dönüşmüş kar-rant-sömürü politikalarına sofrasına ekmek koyamayan emekçileri ortak etmeye çalışıyor.

Pandemi stratejisini çarkların dönmesi, yandaş müteahhit ve maden patronlarının yağmacı-rantçı politikalarla yükselişlerini sürdürmesi, tüm patronların sömürüyü daha da derinleştirmenin fırsatına dönüştürmeleri üzerine kuranlar, şimdi kalkıp sorumluluğu bize yüklüyorlar.

Pandemiye “Allah’ın lütfu” muamelesi yapan, aklımıza gelebilecek tüm özgürlük alanlarımızı despotça gasbedenler kendileri lebalep kongreler yapmakla ya da “çarklar hiç durmadı” diyerek işçi sınıfının canına okumakla övünenler şimdi kalkmış “bu artıştan hepimiz sorumluyuz” diyorlar.

Pandemi stratejisini siyasi hesaplarla şekillenmiş, ideolojik kodlara göre belirleyenler, istedikleri zaman gevşetip, istedikleri zaman milyonlarca işçiyi, binlerce esnafı yıkıma sürüklemekte bir an bile tereddüt etmeyenler şimdi kalkmış bunu söylüyor.

Bu halkın yıllardır ideolojik olarak işledikleri, TV’leri, cemaat ve tarikat ağları, bir örnek söylemleriyle zehirledikleri kesimlerinin bile bu yalanlara inanacağı zaman çoktan geçti oysaki.

Tıklım tıklım toplu taşıma araçlarında dip dibe yolculuk yapan, hijyenin esemesinin okunmadığı işyerlerinde yaygın vakalar olmasına rağmen ısrarla çalıştırılan, işsiz kalma korkusuyla ölüm arasında tercih yapmaya zorlanan, işsiz kaldığı anda ekmek bulamayan ve hiçbir sosyal desteğe sahip olmayan milyonları suçunuza ortak edemeyeceksiniz!