1 Mayıs’ın içi özenle boşaltılır



Koca koca konfederasyonlar “çalışanları işyerlerinde, çalışmayanları balkonlarında 1 Mayıs coşkusunu büyütmeye” çağırdılar! Hadi grev sözüne mesafeleri var, “o gün işe gitmeyin” demek de mi çok geliyor? İşçilerin o gün çalışıyor olmasını meşrulaştıran bu zihniyetin sınıfı temsil etme gibi bir misyonu olabilir mi?


“DİSK, KESK, TMMOB ve TTB Karaköy’deki Mimarlar Odası Büyükkent Şubesinde düzenledikleri basın toplantısıyla 1 Mayıs programını açıkladı” ifadesi ister istemez devamının nasıl geleceğine dair bir merak uyandırıyor. Ne yazık ki kimseyi yanıltmıyorlar: Koca koca -ama içi boş- konfederasyonlar “çalışanları işyerlerinde, çalışmayanları balkonlarında 1 Mayıs coşkusunu büyütmeye” çağırdılar!

Dünyanın her yanındaki işçiler-emekçiler kapitalizmin krizinin üzerine binen ve bir yılı aşkın süredir devam eden pandemi sürecinde daha derin bir yoksulluğa ve işsizliğe yuvarlandılar. Hayatları da günlerini ve geleceklerini kazanmak için yürüttükleri mücadele de pandemi bahanesiyle cendereye alındı.

Kapitalist üretim çarkları durmasın, tekelci patronların kârları bir kuruş dahi eksilmesin diye işçi sınıfı ve emekçiler göz göre ya koronadan ya işsizlikten ölüme sürüklendiler. Haber bültenlerine sık sık işsiz intiharları düştü.

Bu tarihsel evrede işçiler, emekçiler direniş alanlarından, fabrikalardan, patronların evlerinin önündeki eylemden gözaltına alınırken, açtıkları çadırlara bile tahammül edilmezken bir avuç destek ve dayanışmacı dışında yanlarında kimseyi bulamadılar. Kimi militan sendikaları dışta tutarsak, koca koca konfererasyonlar en fazla mesaj yayınlamakla yetinmeyi “tercih etti”. Sınıf ve kitle örgütleri olduklarına dair davul çalanlar, polis saldırılarını, işkenceli gözaltıları seyretti. En fazla dil ucuyla kınamak zorunda kaldı.

Kitleler çaresizlik, umutsuzluk ve geleceksizlik girdabında dönenirken geldik 1 Mayıs’a! Muhalefet dinamikleri açısından bir çekim merkezi olmanın önemi ortadayken, başta proletarya olmak üzere bütün sömürülen ve ezilen kesimlere eylemli bir mücadele hattı çizmek gerekirken sınıf örgütleri sendikalar, kitle örgütleri ne yapıyor?!. İşçi sınıfının birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs’ta nasıl bir adres gösteriyor?!.

“Her yer 1 Mayıs diyecek, mümkün olduğunca yaygın bir biçimde işyerlerinin önlerinde ve meydanlarda olacağız” diyor. “…en yaygın biçimde işyerlerinde 1 Mayıs kutlamalarını ve alanlarda basın açıklamalarımızı gerçekleştireceğiz” cümlelerini yasak savma kabilinden sıralıyor. Fakat turpun büyüğü heybede: “1 Mayıs günü de çalışmakta olan emekçileri işyerlerinde, çalışmayan milyonları da evlerinde, balkonlarında, sokaklarında, sosyal medyada 1 Mayıs coşkusunu çeşitli biçimlerde büyütmeye çağıracağız”.

İşçi sınıfı için zaten resmi tatil olan, üstüne bir de pandemi nedeniyle önlem adına sokağa çıkmanın yasaklandığı o günde mal ve hizmetlerin dolaşımı açısından zorunlu işler dışındaki tüm işkollarında grev demeye bile cesaret edemiyor. Hadi grev sözüne mesafeleri var, “o gün işe gitmeyin” demek de mi çok geliyor! İşçilerin o gün çalışıyor olmasını meşrulaştıran bu zihniyetin sınıfı temsil etme gibi bir misyonu olabilir mi? Sorular çoğaltılabilir…

Bu arada özel bir parantez açarak belirtmek isteriz ki, pandeminin başından bu yana anlamlı bir çaba içinde olan, politik olarak da işçi ve emekçilerin önüne cesaretli bir hat koymaktan çekinmeyen, mesela ücretli izin ve tam kapanma, parasız sağlık-ısınma… vs talepleri ısrarla dillendiren TTB gibi bir meslek örgütünün böyle bir açıklamaya imza atmasına anlam veremediğimizi özellikle belirtmek isteriz. Keza tüm bürokratik-kastlaşmış yapısına rağmen KESK yönetimi açısından da aynı soruyu sormak gerekir. Böyle bir açıklamaya imza atmanızın nasıl bir açıklaması olabilir? Bu soruya verilecek yanıt aslında sınıf mücadelesindeki sendikal hattın ne olması gerektiğine dair de anlamlı bir cevap olacaktır.

Posası çıkarılan, canından bezdirilen, burjuvazinin her açıdan hiçleştirdiği proletaryaya 1 Mayıs gibi onların gününde ancak bu kadar ibret verici bir eylem planı sunulabilirdi: Balkonlardan 1 Mayıs sloganları, klavyesiyle masa başından keskin solcu sözler paralayan sosyal medya solculuğu…

İçi yıllar içinde “özenle” boşaltılmış konfederasyonlardan da ancak böylesi beklenirdi. İşçi sınıfı kendi yolunu elbette kendisi açacak.

Sokaklara, alanlara, meydanlara 1 Mayıs türkülerini söylemek için akacak!

İçi yıllar içinde “özenle” boşaltılmış konfederasyonlardan da ancak böylesi beklenirdi. İşçi sınıfı kendi yolunu elbette kendisi açacak.

Sokaklara, alanlara, meydanlara 1 Mayıs türkülerini söylemek için akacak!