ABD’nin 20 yıllık işgalden sonra Taliban’la anlaşarak ve adeta önünü açarak Afganistan’dan çekilme hezimetinin halk açısından yarattığı dramatik sonuçlar kameralara, fotoğraf karelerine yansımaya devam ediyor. ABD’nin çetelerden, uyuşturucu baronlarından, savaş ağalarından oluşturduğu 300 bin kişilik Afgan ordusu darmadağın olurken, savaş ağaları, iktidar koltuklarına oturan uyuşturucu baronları ve bilcümle kötülükten müteşekkil devşirme Afgan devletinin cumhurbaşkanı Eşref Gani başta olmak üzere tüm temsilcileri çil yavrusu gibi oraya buraya kaçışırken ve bunu da “kan dökülmesini istemedik, gerekirse yine döneriz” diye gerekçelendirirken, Taliban Kabil’deki başkanlık sarayına girdi, kendi koşullarını ilan etti ve savaşın bittiğini duyurdu.
Bu arada ABD başta olmak üzere tüm emperyalist güçler ve bağlaşıkları askeri uçaklarla vatandaşlarını tahliye etmeye devam ediyor. Tahliye işlemi Türkiye’nin güvenliğini sağlamaya talip olduğu Kabil’deki Hamit Karzai Uluslararası Havaalanı’ndan yapılıyor.
Tüm bunlar olup biterken binlerce Afgan sivil de Taliban’dan kaçmak için kendi olanaklarıyla bu havaalanına geliyor. Uluslararası ajanslar ve yerel kaynakların bu akına dair paylaştıkları görüntüler gerçek bir kaosu ve insanlık dramını ifade ediyor. Bu arada ABD askerlerinin uçaklara binmeye çalışan Afgan sivillere ateş açtığı ve en az beş sivilin hayatını kaybettiği kaydediliyor. Bazı kaynaklarsa sivillerin kalabalıkta ezilerek hayatını kaybettiğini iddia ediyor.
En dramatik paylaşımlarsa Afgan kadınları tarafından yapılıyor. Uluslararası kamuoyuna çağrıda bulunan kadınlar, Afganistan’da kendileri ve LGBTİ+’lar için güvenli hiçbir yerin kalmadığını belirterek, duyarlılık gösterilmesini istiyor.
“Türkiye’nin Taliban’ın inancıyla alakalı ters bir yanı yok. Daha iyi anlaşabileceğimize ihtimal veriyorum” diyerek gelmekte olanı gören ve daha baştan pozisyon almaya çalışan AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve mevcut faşist iktidar, Türk askerlerini geri çekmeme ve Kabil Havaalanı’nın güvenliğini üstlenme sevdasından vazgeçmemiş görünüyor.
Türkiye’yi hem tehdit eden (Tüm yabancı askerler çekilsin, çekilmeyenler işgalci görülecektir) hem de en yakın müttefiklerden gördüğünü ilan eden Taliban’la uzlaşmak için Pakistan kapılarını tırmalayan, orta bir yol bulma umuduyla oraya buraya çengel atan Türkiye’deki iktidarın Taliban sevgisinin hangi sonuçlara yol açacağını izleyip göreceğiz. Fakat daha şimdiden göçmen kartının masaya sürülecek bir seçenek olduğunu anlıyoruz. Erdoğan’ın bu göç konusunda önce inkara yatıp “duvarlarımız var nasıl geçecekler” demesi dünse bunun aksine akın akın gelen bir göç dalgasıyla karşı karşıya olduğunu belirtmesi bunun açık ifadesi.
Afganistan’da ve dünyanın her yerinde emperyalist akbabalar ve onların bağlaşıklarının yarattığı kan deryaları, kaoslar, toplumsal çöküş ve trajedi manzaraları bu köhnemiş düzenin ipinin çekilmesi çağrısı dışında bir anlam taşımamaya devam ediyor.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!