Yaşasın 8 Mart Dünya Dünya Emekçi Kadınlar Günü!



8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, 1857’de grevdeyken yanarak hayatlarını kaybeden 129 kadın işçi şahsında anma ve mücadeleyi büyütmeye çağırma günüdür. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, kadın emeği ve bedeni üzerindeki sömürü, baskı, aşağılama ve tahakküme karşı 1857′lerden bugüne gelen direniş ve mücadele dinamiğidir. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, uluslararası bir dayanışma ve …


8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, 1857’de grevdeyken yanarak hayatlarını kaybeden 129 kadın işçi şahsında anma ve mücadeleyi büyütmeye çağırma günüdür.

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, kadın emeği ve bedeni üzerindeki sömürü, baskı, aşağılama ve tahakküme karşı 1857′lerden bugüne gelen direniş ve mücadele dinamiğidir.

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, uluslararası bir dayanışma ve mücadele günüdür. Aynı zamanda kadınların gücünü ve örgütlülüğünü yeniden değerlendirme, örgütlü mücadeleye çağırma günüdür.

New York’ta 1857’nin 8 Mart’ında, kötü çalışma koşullarının, 10 saatlik iş gününün kalkması ve eşit işe eşit ücret talepleriyle 40 bin dokuma işçisi kadın greve çıkıyor. Grevi bastırmak isteyen fabrikanın patronu fabrika kapılarını grevcilerin üzerine kilitliyor devletin kolluk güçleri fabrikaya saldırıyor. Saldırı sırasında çıkan ya da çıkarılan yangında kapılar kilitli olduğu için dışarı çıkamayan kadın işçilerden 129 tekstil işçisi yanarak can veriyor.

1857’den bugün işçiler, emekçiler özellikle de kadın işçi ve emekçiler insanca yaşanacak ücret, sağlıklı ve güvenceli çalışma koşulları, 8 saatlik işgünü, örgütlenme hakkı gibi insani talepler için mücadele dünyanın her yerinde yüz yıllardır mücadele ediyor. Ne var ki, kapitalizm işçilerin, emekçilerin bedeller ödeyerek yüzlerce yıl içinde kazandıkları haklarını tırpanlamaktan ve bunun değişik yol ve yöntemlerini bularak derinleştirmeye devam ediyorlar. 21. yüzyılda kölelik başka şekillerde devam ediyor. İçinde bulunduğumuz sistemde 1857’lerden bugüne burjuvazi ile işçi sınıfı arasındaki uzlaşmazlık had safhalara ulaşmış durumda ve sistem kendisini baskı ve zor aygıtlarıyla devam ettirmeye çalışıyor.

21. yüzyılda neler yaşanıyor? Her gün yeni bir kadın cinayeti; öldürülüyoruz, kaybediliyoruz, katillerimiz serbest bırakılıyor, hak aradığımız eylemlerde karşımıza devlet kolluk güçlerini dikiyor, bize nasıl giyinip, nasıl güleceğimiz, fetvalarla söyleniyor.

Sırtımıza yüklenen pandemi yükü, hayat pahalılığı, her gün bir yenisi gelen zamlar… Bütün bunlardan en çok etkilenen biz kadınlar oluyoruz.

Kadınlar çocuklarıyla sınırı geçerken çoraplarını çocuklarının ellerine geçirip ölüyor. Donarak ölen Afganlı annenin çaresizliğini, öldürülen kadınların, ailelerinin isyan çığlıklarını duymayan, görmeyen, katilleri cezasızlıkla ödüllendiren erkek egemen zihniyetin hakim olduğu kapitalist sistemdir.

Fabrika önlerinde aylarca hatta yıllarca direnen işçi kadınların, Karadeniz’de talana karşı kepçenin önüne sopalarla çıkan kadınların öfkesini, herhangi bir haksızlığa karşı meydanları dolduran binlerce kadının biriken öfkesi bizlerin örgütlü mücadelede daha fazla yer almasını zorunlu kılıyor. Türkiye’nin dört bir yanında gerçekleşen kadın işçilerin de bütünüyle içinde yer aldıkları işçi direnişlerini selamlıyoruz…

İlmek Kadın Dayanışması olarak cinsel, sınıfsal, ulusal sömürü son bulana kadar mücadeleyi ilmek ilmek örmeye devam edeceğiz!

Selam olsun 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü var eden emekçi kadınlara!..