Bangladeş’te bir aydır süren hükümet karşıtı protestoların sonunda Başbakan Şeyh Hasina istifa etmek zorunda kaldı. Hasina’nın başkent Dakka’yı helikopterle terk ettiği ve Hindistan’a gittiği bildiriliyor. Gösterilerde en az 300 kişi hayatını kaybetmişti.
Protestocular Pazartesi günü Hasina’nın resmi konutunu bastı. Bangladeş’te yayın yapan Kanal 24 televizyonu, konutta kutlama yapan ve kameraya el sallayan kalabalığın görüntülerini yayımladı. Fransız haber ajansı AFP’ye konuşan bir gazeteci, Ganabhaban Sarayı’nın içinde “1500’den fazla kişinin mobilyaları ve bardakları kırdığını” bildirdi.
Protestoların Başlangıcı ve Genişlemesi
Bangladeş takvimine göre muson mevsiminin ikinci ayı olan Shrabon’un başlangıcıydı ve 1 Temmuz’da başlayan öğrenci protestolarıyla dayanışma içinde olan birçok kişi planlanmış muson partilerini iptal etti. Polis protestoculara uyarı dahi yapmadan ateş açarken, kasklı saldırganların öğrencilere pala ile saldırdığı videolar ortaya çıktı. Bir çocuk helikopterden açılan ateşle çatıda oyun oynarken öldürüldü. Bu vahşet öğrencilerin cesetlerinin polis araçlarında sürüklendiği görüntülerle birleşti.
Son 15 yılda, öğrenci protestoları genellikle Chatra League (iktidardaki Awami League’in öğrenci/gençlik kolu) saldırıları ve polis şiddetiyle bastırıldı. Ancak bu sefer, protestocular saldırılara karşı sert bir direniş gösterdi. Chatra League üyeleri, üniversite yurtlarındaki siyasi blokları terk etmek zorunda kaldı. Hükümet yanlıları üniversitelerden uzaklaştırıldı ve okul çağındaki öğrenciler de harekete katıldı. Chatra League ve Awami League’in cezasızlıklarına karşı nihayet bir meydan okuma ortaya çıktı.
Talepler ve Tepkiler
Öğrencilerin ilk talebi, kamu hizmeti işe alımlarında 1971 kurtuluş savaşı gazilerinin torunlarına yüzde 30, kadınlara yüzde 10, dezavantajlı bölgelere yüzde 10, yerli topluluklara yüzde 5 ve engellilere yüzde 1 oranında kota ayrılan sistemin reforme edilmesiydi. Bangladeş’te kamu hizmeti işe alımları, iş güvencesinin eksikliği nedeniyle son derece rekabetçi.
Bu sistem, 2018’de de büyük protestolara yol açmıştı. Hükümet, bu protestoları yatıştırmak amacıyla kota sistemini tamamen kaldırmıştı. Ancak bu hareket, adil bir işe alım süreci sağlamak yerine Chatra League’in şiddetli saldırılarını ve hareketin liderlerine yönelik iftira kampanyalarını bastırmak içindi. Bu liderler daha sonra Gona Odhikar Parishad adında kendi siyasi partilerini kurdular.
Bu yılın Haziran ayında yüksek mahkeme kota sistemini yeniden getirdi ve bu durum yeni bir dizi ölümcül protestoya yol açtı. Daha üst bir mahkeme 21 Temmuz’da kotaları yeniden azalttı, ancak protestocular hükümetin istifasını ve öldürülenlerin ailelerine tazminat ödenmesini talep ederek baskıyı artırdı.
Baskılar ve Ekonomik Çöküş
Başbakan Şeyh Hasina, 19 Temmuz’da ülke çapında sokağa çıkma yasağı ve vur emri ilan etti. Ülkenin dört bir yanında insanlar, çocuklar da dahil olmak üzere, güvenlik güçleri tarafından vurulmaya devam etti. Ölü sayısı 210’u geçti, bunların yüzde 85’i çocuklar ve öğrencilerdi.
Bu hareket ekonomik ve siyasal krizin derinleştiği bir dönemde geldi. Hileli seçimler ve yargı üzerindeki yürütme kontrolü Bangladeş’te temel burjuva kurumları dahi etkisiz hale getirdi ve devam eden ekonomik krizi derinleştirdi. Hükümetin Rusya, Hindistan ve Çin gibi emperyalist ortaklardan büyük kredilere dayanan mega kalkınma projeleri, halkın eşitlik, onur ve adalet taleplerini karşılamaktan uzaktı.
Bu hareket Bangladeş’in tarihindeki en büyük direnişlerinden birini temsil ederken hükümetin saldırganlığı Eyüp Han’ın 1971 savaşı sırasındaki askeri diktatörlüğünü bile gölgede bıraktı. İletişim kesintileri, protestoculara ve sivillere yönelik keyfi cinayetler, hareketin destekçilerinin tutuklanması ve kaçırılması, ülkeyi rehin alarak iktidarda kalma çabaları bu halk direnişini kırmaya yetmedi.
Tarihi diktatörlerin mezarları üzerine inşa edilen Bangladeş’te bu kez halk kazandı. Fakat asıl kurtuluş bundan sonra Bangladeşli emekçilerin öz iradelerini ellerine alarak kendi rotalarını çizmeleriyle olacaktır.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!