Faturalarda Yeni Dönem: Elektrik Kullanmak Lüks Hale Geliyor



EPDK tarafından getirilen yeni sistem, elektrik fiyatlarını piyasaya bağlı hale getirerek maliyetleri yurttaşa yüklemeyi amaçlıyor. Bu, bilhassa orta ve düşük gelirli kesimler için büyük bir yük oluşturacak ve enerjiye erişimde daha derin eşitsizlikler yaratacak.


Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), 1 Şubat 2025 itibariyle elektrik faturalarında köklü bir değişikliğe giderek milyonlarca aboneyi etkileyecek yeni bir uygulamayı hayata geçiriyor. Bu yeni sistem, aylık elektrik faturaları 1.049 TL ve üzerinde olan konut abonelerinin devlet sübvansiyonundan yararlanamamasını ve piyasa fiyatlarına tabi olmasını öngörüyor.

Bu karar elektrik tüketiminde yeni bir eşik belirleyerek, yıllık 5.000 kilowattsaat (aylık ortalama 417 kilowattsaat) üzerinde elektrik kullanan aboneleri sanayi şirketlerine uygulanan tarifeye benzer bir fiyat sistemine dahil edecek. Mevcut durumda 1.049 TL olan bir fatura yeni dönemde 2.057 TL’ye kadar çıkabilecek ve ödeme tutarları her ay spot piyasadaki fiyatlara göre değişecek.

Bu kararın en büyük etkisi yoğun elektrik kullanımı yapan ve tüketimlerini azaltma şansı sınırlı olan hanelerde görülecek. Kalabalık aileler, elektrikli aracı olan haneler, ısınma ve soğutma için elektrik kullanan konutlar, Ege ve Akdeniz bölgelerinde yoğun klima kullanan aileler, elektrik ile ısınmanın yaygın olduğu konutlar yüksek fatura riskiyle karşı karşıya kalacak.

Elektrik Zamlarına Karşı Tepkiler

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, 40 milyon mesken abonesinin yaklaşık yüzde 3’ünün bu değişiklikten etkileneceğini açıkladı. Ancak uzmanlar, elektrik fiyatlarının piyasa koşullarına bağlı olarak dalgalanması nedeniyle daha geniş bir kitleyi etkileme ihtimalinin yüksek olduğuna işaret ediyor.

Elektrik Mühendisleri Odası (EMO), bu düzenlemeye yargı yoluyla itiraz etti. EMO tarafından yapılan açıklamada, piyasa fiyatlarının doğrudan vatandaşa yansıtılmasının halkın sırtına büyük bir yük bindireceği belirtilerek bu durumun kabul edilemez olduğu vurgulandı.

Ayrıca CHP Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz, ilerleyen aylarda elektrik tüketimi 495 TL’nin üzerinde olan abonelerin de değişken fiyat tarifesine dahil edileceğini ve bu yüzden faturalara yüzde 140 oranında zam gelebileceğini ifade etti.

EMO’nun görüşüne göre benzer bir uygulama doğal gaz faturaları için de devreye girebilir. Bakanlığın kademeli tarife üzerinde çalıştığı belirtilirken, belirli bir tüketim eşiğini aşan abonelerden daha yüksek ücret talep edilmesi planlanıyor. Şubat sonu veya Mart ayında uygulamanın hayata geçmesi bekleniyor.

Avrupa Birliği İstatistik Ofisi’nin verilerine göre, halihazırda Türkiye’de nüfusun yüzde 20’si evini yeterince ısıtamıyor. Bu yeni düzenlemenin fatura giderlerindeki artış nedeniyle bu sorunu daha da derinleştirmesi kaçınılmaz hale gelecek.

Asgari Ücret ve Yoksulluk Bağlamında Elektrik Zamları

Elektrik zamlarının en büyük etkisini, asgari ücretle geçinen milyonlarca emekçi ve dar gelirli aileler hissedecek. 2025 yılı itibariyle net asgari ücretin 22 bin 104 TL olduğu düşünüldüğünde, sadece elektrik faturasının hane bütçesindeki payının ciddi şekilde artacağı aşikâr. Asgari ücretin büyük bölümü kira, gıda, ulaşım gibi temel ihtiyaçlara harcanırken elektrik ve doğalgaz zamları bu bütçeyi daha da zorlayıp yaşamı daha fazla içinden çıkılmaz hale getirecek.

Türkiye’de resmi verilere göre dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı 50.000 TL’yi aşmış durumda. Yeni tarife ile birlikte enerjiye erişimde sınıfsal farklar daha da belirginleşecek ve temel bir insan hakkı olan enerji kullanımı lüks haline gelecek.

Elektrik fiyatlarının piyasaya bağlı hale getirilmesi sadece faturaların artmasına yol açmıyor aynı zamanda yoksul ve dar gelirli haneler için enerjiye erişimi zorlaştırarak toplumsal eşitsizlikleri derinleştiriyor. Kış aylarında yeterince ısınamayan, yaz aylarında aşırı sıcaklara karşı klima kullanamayan milyonlarca insan artan fiyatlar nedeniyle daha da zor yaşam koşullarıyla karşı karşıya kalacak.

Artan Faturalar, Derinleşen Eşitsizlikler

EPDK tarafından getirilen yeni sistem, elektrik fiyatlarını piyasaya bağlı hale getirerek maliyetleri yurttaşa yüklemeyi amaçlıyor. Bu, bilhassa orta ve düşük gelirli kesimler için büyük bir yük oluşturacak ve enerjiye erişimde daha derin eşitsizlikler yaratacak.

Bu durum neoliberal enerji politikalarının emekçiler üzerindeki etkilerini ortaya koyarken uzun vadede ekonomik ve toplumsal dengesizlikleri daha da artırarak yoksunluk çemberi vahim boyutlar alacak. Elektrik temel bir ihtiyaç olarak herkes için erişilebilir olması gerekir. Oysa yoksullar açlıkla birlikte soğuğa ve karanlığa mahkûm ediliyor.

Elektrik lüks değil temel haktır!