Erzincan İliç’teki Çöpler Altın Madeni’nin çevresindeki siyanürlü toprak dağının (liç) kayması sonucu yaşanan katliamın üzerinden bir yıl geçti. 2022’de de siyanürlü solüsyonun suya karışmasıyla gündeme gelen Çalık ve Kanadalı şirket Anagold ortaklığındaki Çöpler Altın Madeni’nde 13 Şubat 2024’te meydana gelen facia da bile bile yaşanmıştı. İşçiler haftalar öncesinde liç dağının her an kayabileceğini meydana gelen çatlakları fotoğraflayarak tespit edip uyarmıştı. Bazı taşeron firmalar bu tehlikeye karşı işi durdururken üretimin büyük bölümüne bile bile devam edildiği ortaya çıkmıştı.
Facia sonrasında ortaya çıkan gerçekler, gerekli denetimlerin yapılmadığını, tüm risklere ve uyarılara rağmen şirkete gerekli izinlerin verildiğini göstermişti.
Faciada dokuz işçi 10 milyon metreküp siyanürlü toprağın altında kalmış, ilkine 53 gün son işçiye ise 116 gün sonra ulaşılmıştı.
Adetten olması gereken hava, su ve topraktan anında numune alınma işlemi bilinçli olarak sarkıtılmış. Bu böyleyken Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar su ve topraktan alınan numunelerde herhangi bir olumsuzluğa rastlanmadığını söylemişti!
Dahası facianın travması devam ederken Anagold ‘insanları önemseyen şirket’ duyurusuyla işçi alımı ilanı açmıştı!
İşçilerin can verdiği, suyun, toprağın, havanın zehirlendiği, halkın geçim araçlarını kaybettiği bu büyük faciadan sonra bırakalım gerçek sorumluların yargılanmasını 27 Mayıs 2024’te aynı bölgede yeniden toprak kaymıştı. Şirket faaliyetin durdurulduğunu can kaybı olmadığını söylemişti. Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu ise kontrollü bir şekilde toprak parçası indirildiğini ve çalışmaların devam ettiğini belirtmişti.
Toplu işçi kıyımı
Öte yandan şirketin en büyük taşeron şirket olan Çiftay, 27 Ağustos 2024’te 440 çalışanını işten çıkardı. Firma, işten çıkarmalarla ilgili Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na bildirimde bulundu, binlerce işçi bir anda hakları ve işlerinden edildi.
Bilirkişi raporları
İliç Cumhuriyet Başsavcılığı, hem toprağın kayması, hem dokuz işçi için başlatılan arama-kurtarma çalışması hem de ihmali bulunanların yakalanması için soruşturma başlattı.
Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığı’na sunulan rapor için 13 Mart’ta bilirkişi heyeti görevlendirildi. ODTÜ, İTÜ, İstanbul Üniversitesi’nden akademisyenlerin yer aldığı heyet 16 Mart’ta bölgeye gitti.
11 kişilik heyet, 23 Mayıs’ta hazırladığı 262 sayfalık raporu Cumhuriyet Başsavcılığı’na sundu.
Bilirkişinin İliç faciası hakkında hazırladığı raporda, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın 11 Mart 2024 tarihli yazısı ile Nihai Denetim Raporu’nun onaylandığı tespiti vardı.
Rapor, 7 Ekim 2021 tarih ve 6421 kayıt sıra numaralı “Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu Kararı” veren yetkililerin “asli kusurlu” olduğunu belirtti.
Savcılık, dokuz ODTÜ, iki Cerrahpaşa ve biri İTÜ’de görevli akademisyen ile bir AFAD mühendisinin imzası bulunan bu raporu kabul etmedi.
Çöpler Altın Madeni’ne onay veren yetkililerin “asli kusurlu” olduğu tespitini yapan bilirkişi heyeti değişti.
Murat Kurum izinleri vermişti
Açığa çıkan gerçeklerden biri “ÇED olumlu kararı”nın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum tarafından verildiğiydi.
“Siyanür sızıntısı” uyarılarının olduğu dönemde Anagold firmasına ÇED olumlu raporu veren Murat Kurum, bu gerçeğe dair “Çevre Bakanlığı sadece çevresel etkileri denetler. Bu işletmenin çevre mevzuatına uygun iş yapıp yapmadığı tam 135 kez denetlendi” dedi.
Bu arada altın madenine “2. kapasite artışı” iznini veren yetkilinin de Murat Kurum olduğu ortaya çıktı.
Erzincan İdare Mahkemesi ise Anagold Madencilik’in işlettiği Çöpler Altın Madeni’ne Kurum’un verdiği “ÇED olumlu” raporunu ve ruhsatını 21 Ağustos 2024’te iptal etti.
Yeni bilirkişi Bakanlığı akladı
Kasım ayında ise heyelana ilişkin çevresel etki değerlendirmesini (ÇED) kapsayan bilirkişi raporu hazırlandı. İstanbul Teknik, Hacettepe, Yıldız Teknik ve Gazi üniversitelerinden çevre, inşaat, jeoloji ve maden yüksek mühendislerinden oluşan heyetin değerlendirmeleri sonucu hazırlanan yeni bilirkişi raporunda, “ÇED raporunda onay veya imzası bulunan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yetkililerinin kusursuz olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır” ifadesi kullanıldı.
Resmi görevliler hakkında soruşturma izni verilmedi!
İddianame hazırlandı
Beşi tutuklu 43 kişi hakkında “taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olmak” ve “çevreyi taksirle kirletmek” suçlarından iddianame hazırlandı. Bile bile cinayet işlenmesine rağmen “taksirle ölüm” denildi. İzin verenlere, denetimden sorumlu olanlara ise sıra gelmedi!
İddianamede, aralarında Anagold Ülke Müdürü Cengiz Yalçın Demirci’nin de olduğu 43 şüpheli için “taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olmak” suçundan 2 yıldan 15’er yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.
Bu kişiler arasında, Anagold Ülke Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Yalçın Demirci ile Anagold’un büyük ortağı SSR Mining’in Global Projeler Başkan Yardımcısı John Harmse de yer alıyor.
Ayrıca, sorumlulardan altın madenini o dönem işleten şirketin Kanadalı yöneticisi Iain Ronald Guille, Anagold Ülke Müdürü Cengiz Yalçın Demirci ve yurtdışından Türkiye’ye gelmeyen Anagold Operasyon Direktörü Kenan Özdemir hakkında “çevreyi taksirle kirletmek” suçundan adli para cezası talep edildi. Bu kişiler için toprak, su veya havada kalıcı etki bırakması halinde 2 aydan 1 yıla kadar hapis cezası istendi.
Ayrıca 7 Ekim 2021 tarihli ÇED raporuna onay verenler, imzası bulunanlar ve kamu görevlileri hakkında “kovuşturmaya yer olmadığı” yönündeki karara atıf yapıldı.
İlk duruşma 17 Mart’ta
İliç Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma tamamlandı ve iddianame kabul edildi. Erzincan 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilen iddianamede 43 sanıktan 12’si asli, 31’i tali kusurlu bulundu. İlk duruşma 17 Mart’ 2025’te yapılacak.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!