İktidarın 600 bin kamu işçisini ilgilendiren kamu çerçeve protokolü (KÇP) kapsamında aylarca sessiz kaldıktan sonra işçilerle dalga geçercesine getirdiği yüzde 17’lik zam teklifine karşı savunma sanayi işçilerinin örgütlü olduğu Harb-İş, İstanbul, Eskişehir, Kayseri gibi birçok ilden başlayıp Ankara’da sonlanacak bir yürüyüş başlattı.
Harb-İş 7 Temmuz’da yapılan başkanlar kurulu toplantısında aldığı kararlardan biri bugün illerden Ankara’ya yürüyüş başlatmaktı. Sendikanın diğer kararlarıysa şunlardı: Yürüyüş sonrası eylem çadırında bilgilendirme ve basın açıklaması yapılması, 14 Temmuz haftası siyasi partiler ve milletvekillerinin ziyaret edilerek çadıra davet edilmeleri, talepler karşılanıncaya kadar eylemleri kararlılıkla sürdürmek.
Konfederasyonlar ücretlere yüzde 90 oranında artış ve gelir vergisinin yüzde 15’te sabitlenmesini talep ediyordu. Hükümetin teklifiyle talep arasında uçurum olmasına rağmen sendikalar şimdiye kadar görev savmak, işçilerin tepkilerini yatıştırmak dışında anlamlı bir eylem gerçekleştirmedi.
Gerçekleştirmedikleri gibi KÇP görüşmelerine işçileri temsilen katılan konfederasyonlardan Türk-İş, 12 askerin ölümünü bahane ederek aldığı 8 Temmuz’da mesai sonrası işyerlerini terk etmeme ve 17 Temmuz’da bir günlük greve gitme kararını iptal etmişti. Hak-İş ise bu haberden de önce yaptığı açıklamada “ne yapacağız bilmiyoruz” gibi zavallıca bir tutum beyan etmişti.
Harb-İş’in aldığı karar doğrultusunda İstanbul’dan yola çıkan şube yönetimi ve işyeri temsilcilerinden oluşan yürüyüş ekibi yola çıkmadan önce işyerleri önünde açıklamalarda bulundu.

Hak ettiğimiz ücretler 39 bin TL olmamalı!
İstanbul Şube Başkanı Murat Yalçınkaya yaptığı açıklamada genel merkezin aldığı karar doğrultusunda alanlarda olduklarını söyleyerek, “Ankara’ya yürüyoruz. Amacımız savunma sanayi işçilerinin yaşamış oldukları sorunları kamuoyuyla paylaşabilmek” dedi.
Hükümetin teklifi yüzde 17’nin komik bir rakam olduğunu ifade eden Yalçınkaya, “Bu bize hakarettir. Biz ürettiğimiz işin karşılığı olan ücret istiyoruz, kimseden sadaka istemiyoruz. Eğer bugün uçak üretiyorsak, savaş uçakları üretiyorsak hak ettiğimiz ücretler 39 binler olmamalı. Dolayısıyla hak ettiğimiz ücret neyse onu alma noktasında yollardayız. Umarız duyması gerekenler duyar, duymadıkları takdirde haklarımızı sonuna kadar alanlar almak için mücadeleye devam edeceğiz” diye konuştu.
Konfederasyon yönetimi işçilere sormadan hiçbir şeyi imzalamamalıdır!
Eskişehir Şubesi Başkanı Hasan Atak da yürüyüş sırasında yaptığı konuşmada Cuma günü Ankara’da olacaklarını, seslerini siyasilere duyurmak istediklerini belirterek, yüzde 16’lık zam teklifinin 17’ye çıkararak adeta işçilerin ayarlarıyla oynandığını vurguladı. “Kimse buna müsaade etmesin, çünkü biz etmeyeceğiz. Kapalı kapılar arkasında iş çevirmesin” diyen Atak, söylentilere göre Erdoğan’ın Kızılcahamam’da oluşturulan bir ekip tarafından bilgilendirdiğini, bu ekibin de yüzde 17-18-19-20 gibi oranları salık verdiğini kaydederek “Bu artışı yani bizim teklifimizden çok uzak rakamları kesinlikle kabul etmiyoruz” diye söyledi.
Türk-İş’in “işçilerin onayı olmayan hiçbir teklifi kabul etmeyeceğiz” beyanının ve hükümete sunulan taslaktaki taleplerin arkasında durmasını istediklerini ifade eden Atak, “Biz amasız, fakatsız bin 800 TL taban ücretinin hayata geçirilerek silsile yoluyla üst rakamlara çıkarılmasını ve tüm ücretlere yansıtılmasını, bunun üzerine yüzde 50’lik bir zam yapılmasını istiyoruz. Konfederasyonumuzun sunduğu taslak da böyledir, arkasında durulsun. İşçilerin istemediği hiçbir şeyin altına imza atılmasın, ‘elimizden gelen bir şey yok’ demesinler” diye alt çizmede bulundu.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!