Ali Arayıcı
Siyonist İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik işgalinin ilk günlerinden bu yana, özellikle Gazze’nin kuzeyindeki kıtlık, “soykırım”, cinayet, kuşatma ve yıkım silahı haline geldi. BM destekli yeni Entegre Gıda Güvenliği Aşaması Sınıflandırması (IPC) tarafından 22 Ağustos 2025’te yayınlanan rapordaki veriler bunun bir kanıtıdır. Raporda, İsrail’in işgal planını uyguladığı Gazze genelinde, kıtlık yaşandığının ilk kez resmen doğrulandığı belirtildi.
Bugün Gazze’de binlerce çocuk, yaşlı, kadın ve savunmasız insanlar, dünyanın gözü önünde açlık ve susuzluktan ölüyor. Bu durum insanlığın bittiğini gösteriyor. IPC’in raporuna göre, Gazze Şeridi’nde yarım milyondan fazla insan, aşırı gıda güvensizliği, yaygın yoksunluk ve önlenebilir ölümlerle karakterize edilen kıtlıkla karşı karşıya. Bu kıtlık koşullarının önümüzdeki haftalarda Gazze’den Deyr El-Belah ve Han Yunus kentlerine de yayılması bekleniyor.
Kıtlığın acilen durdurulması
IPC raporunu düzenleyen Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), Dünya Gıda Programı (WFP) ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO) gibi BM Örgütleri; açlık kaynaklı ölümlerin artması, akut yetersiz beslenme seviyelerinin hızla yükselmesi ve yüz binlerce insanın günlerce aç kalmasıyla ilintilidir. Gıda tüketiminde yaşanan dramatik düşüş karşısında, acil ve geniş çaplı bir insani müdahalenin son derece ivedi olduğunu vurgulamıştır.
BM kurumları, kıtlığın her ne pahasına olursa olsun durdurulması gerektiğini bir kez daha teyit etti. Bu durum, halihazırda şiddetli olan kıtlık gözönüne alındığında, siviller için daha da yıkıcı sonuçlar doğuracak. Özellikle hasta ve yetersiz beslenen çocuklar, yaşlılar ve engelliler olmak üzere birçok kişi tahliye edilmeyebilir. Eylül ayı sonuna kadar, Gazze Şeridi genelinde 640 binden fazla insanın felaket düzeyinde gıda güvensizliği ile karşı karşıya kalması bekleniyor.
Ayrıca, bölgede 1,14 milyon kişinin acil durum ve 396 bin kişinin ise kriz durumunda olması bekleniyor. Kuzeyde durumun, Gazze Şeridi’ndeki kadar kritik ve kötü olduğu tahmin ediliyor. Ancak veri eksikliği bir IPC sınıflandırmasının oluşturulmasını engelledi. Bu durum, yeterli yardımı sağlamak için, erişimin acilen sağlanması gerektiğini gösterdi.
Bazı yerleşim birimleri, nüfusun büyük ölçüde azaldığını gösterdiğinden analiz edilmedi. Bir bölgeyi kıtlık olarak sınıflandırmak için, üç kritik eşiğin aşılması durumunda en uç kategoriyi tetikler. Bunlar, şiddetli gıda yoksunluğu, akut yetersiz beslenme ve açlık kaynaklı ölümler. Son analiz, makul kanıtlara dayanarak bu kriterlerin karşılandığını doğruluyor.
On binlerce insan ölecek
İki yıldır süren siyonist işgali, tekrarlanan yerinden edilmeler ve insani yardıma erişimdeki ciddi kısıtlamalar (gıda, su, tıbbi yardım, tarım, hayvancılık, balıkçılık desteğine erişimdeki sürekli kesintiler ve aksaklıklar), sağlık ve pazar sistemlerinin çöküşüyle birleşince, yoksul halk kıtlığa sürüklendi. Gazze Şeridi’nde gıdaya erişim son derece sınırlı kalmaya devam ediyor.
Bu bağlamda, Temmuz ayında şiddetli açlık bildiren hane sayısı bölge genelinde Mayıs’a kıyasla iki kat, Gazze Şeridi’nde ise üç kat daha arttı. Üç kişiden birinin (yüzde 39) günlerce yemek yemediğini bildirdi. Yetişkinler çocuklarını beslemek için düzenli olarak yemek yemiyor. Gazze’de çocuklarda, yetersiz beslenme felaket boyutunda bir hızla artıyor. Sadece Temmuz’da 12 binden fazla çocuğa akut yetersiz beslenme teşhisi konuldu.
Bu veriler yılbaşından bu yana altı kat artış anlamına geliyor. Bu çocukların neredeyse dörtte biri, hem acil hem de uzun vadeli sonuçları olan en ölümcül yetersiz beslenme türü olan şiddetli akut yetersiz beslenme (SAM) ile karşı karşıya. Bu durum, böyle devam ederse Mayıs ayında yapılan son IPC analizinden bu yana, Haziran 2026 sonuna kadar yetersiz beslenmeden ölme riski taşıyan çocuk sayısı üç katına çıkacak. Yani, 14 binden 43 bin 400’e yükselecektir.
Benzer şekilde, ciddi düzeyde yetersiz beslenme riski taşıyan hamile ve emziren kadınların tahmini sayısı üç katına çıkarak Mayıs ayındaki 17 binden, 2026 ortasına kadar 55 bin kadına ulaşacak. Bugün bile bunun etkileri görülüyor: Her beş bebekten biri prematüre ve düşük doğuyor. Bu analiz, Gazze Şeridi’nde akut gıda güvensizliği ve yetersiz beslenmeye ilişkin IPC analizlerinin başlamasından bu yana, kaydedilen en ciddi bozulmayı bildiriyor.
İnsani yardımlar yetersiz
FAO, UNİCEF, WFP ve WHO gibi BM örgütleri, çocuklar arasında ishal, ateş, akut solunum yolu enfeksiyonları ve cilt enfeksiyonları gibi hastalıklar endişe verici derecede yüksek olduğuna işaret ediyor. Gazze’nin orta ve doğusunda da kıtlık ilk defa resmi olarak doğrulanmış durumda. Alınması gereken acil önlemlerin, bir an önce derhal alınması gerekir.
Bununla beraber, Temmuz ayından bu yana, Gazze’ye yapılan gıda ve insani yardım teslimatları biraz artmasına karşın, insani gereksinimleri karşılamaktan uzak. Gereksinimlere kıyasla büyük ölçüde yetersiz, düzensiz ve erişimi zor olmayı sürdürüyor.
Gazze Şeridi’ndeki tarım arazilerinin yaklaşık yüzde 98’i hasar görmüş veya erişilemez durumda. Bu durum, tarım sektörünü ve yerel gıda üretimini olumsuz etkiliyor. Her 10 kişiden 9’u defalarca evlerinden yerinden edildi. Nakit para asla bulunmuyor. İnsani yardım operasyonlarını işgal güçleri engelliyor. Yardım almaya gelenleri öldürüyor. Artan çaresizlik nedeniyle, birçok BM kamyoni yağmalanıyor. Gıda fiyatları yüksek, yemek pişirmek için yeterli yakıt veya su bulunmuyor.
İlaç ve tıbbi malzeme sıkıntısı kritik düzeyde. Gazze’nin sağlık sistemi, ciddi bir şekilde yok oldu ve kötüleşti. Temiz suya ve sanitasyon hizmetlerine erişim, yok denecek kadar azaldı. Çoklu ilaca dirençli enfeksiyonlar hızla arttı. Ticaret akışlarının, piyasa sistemlerinin, temel hizmetlerin ve yerel gıda üretiminin büyük ölçekte yeniden canlandırılması gerekir. Bu durum, kıtlığın en ciddi sonuçlarından korunmak için hayati önem taşıyor.
Kalıcı bir ateşkes kaçınılmaz
Bugün Gazze Şehrinde yoğunlaşan bir askeri harekatı ve çatışmanın olası bir şekilde tırmanması konusunda derin endişe duyuluyor. Gazze Şeridi’nde geniş çaplı, engelsiz ve hayat kurtaracak bir insani müdahaleyi mümkün kılmak için siyonist İsrail’in saldırısının derhal sona erdirilmesi kaçınılmaz. Ayrıca, açlık ve yetersiz beslenmeye bağlı ölümlerin sayısını azaltmak için, derhal ateşkes ve engelsiz insani yardım erişimin sağlanması gerekiyor.
Hayat kurtarıcı insani yardım operasyonlarının uygulanması ivedi olarak sağlanmalı. BM kuruluşları, katliamları sona erdirmek, rehineleri güvenli bir şekilde serbest bırakmak ve Gazze nüfusunun tamamına ulaşabilmesi için büyük bir yardım akışının engelsiz bir şekilde sağlanması amacıyla acil ve kalıcı bir ateşkesin önemine dikkat çektiler.
Ayrıca, gıda yardımının ulaştırılmasını önemli ölçüde artırmanın, dağıtımını ve erişilebilirliğini iyileştirmenin, barınma, yakıt, yemek pişirme gazı ve gıda üretimi için girdilere erişiminin iyileştirmesinin aciliyetini savundular. Sağlık sisteminin iyileştirilmesini desteklemenin, temel sağlık hizmetlerini sürdürmenin, canlandırmanın, Gazze’de ve genelinde tıbbi malzeme tedarikinin sürekliliğini sağlamanın kritik önemini vurguladılar.
Gazze’de yaşayan yüz binlerce insan, aylardır siyonist İsrail’in ambargosu nedeniyle insanı yardım malzemelerine erişemiyor. Yardım almak için gelenler bile ordu güçlerinin silahlı saldırıları nedeniyle hayatını kaybediyor. Bu durum karşısında, ABD başta olmak üzere, İngiltere, Fransa gibi emperyalist ülkeler kararlı bir duruş sergilemek, “soykırımı” durdurmak ve ateşkesin derhal yapılmasını sağlamak yerine, siyonist İsrail rejiminin saldırılarını açıkça destekliyor.
(*) Ali Arayıcı / Paris
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!