Türkiye’nin en büyük otomotiv-metal fabrikaları ve yan sanayi işletmelerinde çalışan Türk Metal, Birleşik Metal-İş ve Özçelik-İş üyesi 150 bin işçiyi kapsayan 2025-2027 Dönemi MESS Grup Toplu Sözleşme dönemi başladı. Patronların sözleşme öncesinde hemen her işletmede “daralmaya gidiyoruz” diyerek kıdemli işçileri işten çıkarıp yerlerine daha düşük ücretli ve örgütsüz işçileri istihdam ettiklerine dair haberlere sık sık rastlamıştık. Düşünün ki sadece son 2 yılda TOFAŞ’tan işten çıkarılan işçi sayısı bin 500! Sessiz sedasız ve tabii ki Türk-Metal’le işbirliği içinde.
Özel sektörün en büyük ve kapsamlı sözleşmesi olan 2025-2027 Dönemi MESS Grup Toplu İş Sözleşmesi’nin hemen öncesinde geliştirilen bu kolektif sınıf tutumunun anlamının metal işçilerinin bu hayat pahalılığı karşısında ücret artışı beklentilerini en alta çekecek bir baskılama yaratmak. İşlerin iyi gitmediği, mecburen daralmaya gideceklerini yaygın bir manipülasyona dönüştüren patronların bu tutumu işçileri daha baştan Orta Vadeli Program (OVP) denilen Şimşek Programının ruhuna da uygun olarak ücretlere açıklanan resmi enflasyon oranında artış yapmak sınırına rıza göstermeye zorlamayı amaçlıyor. Hatta emekçi memurlar ve “kamu” işçilerine yapıldığı gibi bunun bile altında bir artışa rıza göstermelerini sağlamayı hedefliyor.
Patronlar cephesi böyle bir manipülasyonla sömürüyü derinleştirmenin zeminini yaratmaya çalışırken Türk-Metal ve Öz Çelik-İş’in tutumu da onların bu söylemlerine ortak olarak işçileri en kötüye hazırlamak oluyor.
Patronların sendikalarla işbirliği içinde yarattıkları bu atmosferde işçiler ücret artışından ziyade kıyıma uğramama telaşına düşmüş durumda. Özellikle MESS işyerlerinde çalışan işçilerin ücret ve diğer haklarının TOGG’dan düşük olması üzerine Renault, TOFAŞ, Bosch’tan birçok işçinin oraya gitmesi, fakat TOGG’un da geçen haftalarda işçi kıyımına gitmesinin bu tedirginliği daha da arttırdığı belirtiliyor.
Bu koşullarda metal işçilerinin MESS dayatmaları karşısında nasıl bir tutum alacaklarını da birikmiş tepkinin nerede nasıl patlayacağını da kestirmek zor.
Türk Metal, Öz Çelik-İş ve Birleşik Metal-İş yarın taslaklarını açıklıyorlar
196 işletmeye bağlı 450’den fazla işyerinde çalışan 140 bini aşkın işçiyi temsil edecek eden Türk Metal-İş sözleşme taslağını yarın (4 Eylül 2025) saat 10:30’da Ankara Şubeleri Genişletilmiş Temsilciler Meclisi toplantısında açıklayacak.
Türk Metal’in sözleşme taslağının işçilerde de oluşturduğu “aman kriz var, işi kaybetmemeyi merkeze koyalım” yaklaşımıyla hazırladığı, “tabana sordum” demek için yaptığı toplantıların da göstermelik olduğunu belirtemeye gerek yok. Kaldı ki taslakta çok yüksek oranlardan bahsedip masada onların yarısına bile denk düşmeyecek oranlardaki artışların altına imza attıkları adetten oldu. Sadece Kamu Çerçeve Protokolü süreci bile bu açıdan yeterince çarpıcı bir süreçtir.
Uzun süredir işyerlerinde, temsilcilerle ve yönetim kuruluyla yaptığı toplantılarla taslak oluşturma süreci işleten Birleşik Metal-İş de yarın saat 10:30’da sendikanın genel merkez binasında yapacağı açıklamayla taslağını kamuoyuyla paylaşacak.
Birleşik Metal-İş 2025-2027 Dönemi MESS Grup Toplu Sözleşmesi için yetkili olduğu 32 işletme ve 43 fabrikadan yaklaşık 11 bin üyesi adına masaya oturacak.
Yaklaşık 2 bin işçinin örgütlü olduğu Hak-İş’e bağlı Özçelik-İş de yarın taslağını açıklayacak
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!