Macaristan: Çocuklara İstismara Kitlesel Protesto



Budapeşte’de on binlerce kişi, devlete bağlı bir çocuk bakım kurumunda ortaya çıkan istismar skandalı nedeniyle hükümetin tutumunu protesto etti


Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de on binlerce kişi, devlete bağlı bir çocuk bakım kurumunda ortaya çıkan istismar skandalı nedeniyle hükümetin tutumunu protesto etti.

Macaristan’ın kendi Epstein skandalı denilen ve Macar çocuk bakım ve gençlik merkezlerinde cinsel ve fiziksel istismara dair görüntüler çıktıktan sonra 50 binden fazla kişi, Cumartesi günü sokaklara çıkarak Başbakan Viktor Orbán’ın istifasını istedi.

Muhalefet lideri Peter Magyar, geçtiğimiz günlerde bugüne kadar gizli tutulan 2021 tarihli resmi bir raporu kamuoyuna açıklamıştı. Rapora göre, devlet korumasındaki çocukların kaldığı kamu kurumlarında bulunan her beş çocuktan biri istismara maruz kaldı. Açıklama ülkede tepkilerin büyümesine yol açtı.

Protestocular Budapeşte sokaklarını doldururken, yürüyüşün önünde taşınan pankartta “Çocukları koruyun!” yazısı yer aldı.

Soğuk havaya rağmen Budapeşte’nin merkezinde toplanan protestocular, ağır adımlarla Tuna Nehri’ni geçti. Hava karardıkça birçok kişi meşaleler yaktı ve Orbán’ın ofislerinin bulunduğu Kale Tepesi’ne doğru yürüyüşe geçti.

Gösteri, hafta içinde yayımlanan ve Macaristan’ın başkentindeki bir çocuk ıslah kurumunda görevli personelin, kurumda kalan çocuklara fiziksel şiddet uyguladığını gösteren videoların ardından düzenlendi.

Orbán Hükümeti, protestocular tarafından devletin koruma altındaki çocuklara yönelik şiddeti önlemekte yetersiz kalmakla suçlanıyor. Savcılık, Çarşamba günü yaptığı açıklamada, Budapeşte’deki devlete bağlı bir çocuk bakım kurumunda görev yapan yedi kişinin gözaltına alındığını duyurdu. Yaklaşık 15 yıldır iktidarda olan Orbán, yaklaşan seçimler öncesinde en ciddi siyasi sınavlarından biriyle karşı karşıya. Orbán, Mandiner’e verdiği röportajda olayı “kabul edilemez ve suç” olarak nitelendirdi.

Reuters’ın aktardığına göre, söz konusu kurumun eski yöneticisi hakkında fuhuş ağı yönetimi, kara para aklama ve insan ticareti iddiaları uzun süredir soruşturuluyor. Anketlerin çoğunda Orbán’ın Fidesz Partisi’nin önünde görünen Magyar, hükümeti savunmasız çocukları koruyamamakla suçladı ve istifa çağrısı yaptı.

Söz konusu kurumun eski müdürü, çocuklar arasında bir fuhuş ağı kurmak suçlamasının da bulunduğu çeşitli suçlar kapsamında gözaltında. Yetkili, ayrıca reşit olmayanlara yönelik fiziksel ve cinsel istismarla da suçlanıyor.

Polis bu hafta kuruma baskın düzenledi. Ancak eleştirmenler, yıllardır süren kötü muamele iddialarına rağmen Orbán Hükümeti’nin harekete geçmediğini savunuyor. “Başka ülkelerde bu skandal yüzünden bütün hükümet düşerdi. Ama burada iktidara dişleriyle tutunduklarını görüyoruz” dedi.

Devlete bağlı kurumlarda çocuklara yönelik istismar vakaları, daha önce de Orbán Hükümeti açısından siyasi krizlere yol açmıştı.

2024 yılında, kamuoyunda büyük tepki yaratan bir kararla, devlet yetimhanesindeki çocuklara yönelik cinsel istismar vakalarının üzerinin örtülmesine yardım eden bir kişiye verilen affı onaylamalarının ardından, Cumhurbaşkanı Katalin Novák ile Adalet Bakanı Judit Varga istifa etmişti.

Cumartesi günü hükümetin yürütme binası önünde toplanan kalabalığa hitap eden Magyar, geçen yılki af skandalı ile son çocuk istismarı iddiaları arasında bağ kurdu.

“Yirmi iki ay önce bu ülke Macar hükümetine bir soru sordu: Çocukların durumunu değiştirecek mi, yoksa çocuk istismarcılarının suç ortağı olarak mı kalacak? Orbán Hükümeti her şeyi vaat etti ama ne yazık ki o günden bu yana hükümetin herbir üyesinin istismarcıların yanında durduğu ortaya çıktı” dedi.

Orbán Hükümeti, yayımlanan görüntülerdeki fiziksel şiddeti kınadığını açıkladı. Ancak ortaya çıkan vakaların, Macaristan’daki çocuk koruma mekanizmalarının işlediğini ve suistimallerin tespit edilmesini sağladığını savundu.

Öte yandan, aralarında Orbán’ın da bulunduğu bazı hükümet yetkilileri, söz konusu kurumda kalan çocukların suç işledikleri ya da ciddi disiplin sorunları nedeniyle buraya yerleştirildiğini vurgulayarak, tesisi ıslahevine -kendi ifadeleriyle “reşit olmayanlar için bir cezaevi”ne- benzetti.