Son günlerde iktidarın ESP’li devrimcilere yönelik saldırıları gündemimizde. Bugün de Çağlayan Adliyesi’nde gözaltına alınan 96 devrimciden 55’inin davası görülüyor.
Biz de Alınteri ve KöZ olarak devrimci sorumluluğumuz gereği adliye önüne çağrısı yapılan açıklamaya güç vermek için oradaydık. Kimimiz Limter-İş’in önlüğünü giydi, kimimiz flamasını yükseltti. ESP’li devrimcilere saldırının bir bütün olarak emekçilere saldırı olduğunun bilinciyle oradaydık.
“Umut Biziz, Buradayız, Dimdik Ayaktayız!” diyerek iktidarın saldırılarına karşı devrimci iradesini ortaya koyan ESP’nin yanında dururken asıl güçlü olanın biz, güçsüz olanın ise iktidar olduğunun farkındayız.
Hükümeti korkutan emekçilerin sahaya çıkmasıdır.
ESP’ye olan saldırılar da bu korkusuyla ilişkili.
Bu korku bugünkü duruşmada bile açığa çıktı. 55 devrimcinin ifadeleri dahi alınmadan savcılık tutukluluk istedi. İstenilen devrimcilikte ısrar edenleri sindirmek, devrimci mücadeleyi ezmek. Hedefinde ESP olması da şaşırtıcı değil.
Zira ESP sokak diyor, ESP eylem diyor, ESP emekçilerin burjuva muhalefete yedeklenmeyerek kendi talepleriyle harekete geçmesini savunuyor.
Biz de bu bilinçle ESP’ye yapılan saldırıları ne münferit olarak görüyoruz ne de öznesi olmadığımız ve dayanışma gösterilmesi gereken bir durum olarak seyrediyoruz.
ESP’ye saldırılar Türkiye siyasetinde devrimci kaygılarla emekçileri örgütlendirme gayretinde olan tüm güçlerin sorumluluğudur. Dün olduğu gibi bugün de devrimci siyaseti, devrimci örgütü savunacağız!
Yaşasın Devrimci Dayanışma!
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!