Bu yıl İstanbul’da 1 Mayıs tartışmaları önceki yıllara göre daha erken başladı. Hemen herkes savaş, NATO toplantısı, son anlaşmalarla Türkiye’nin NATO’nun daha ileri üssü haline gelmesi, kriz, krizin yarattığı ekonomik-sosyal yıkım ve bu toplam üzerinden şekillenen talepler temelinde üç aşağı beş yukarı aynı şeyleri söyledi. 1 Mayıs’ta miting alanı konusundaki tartışmalar ise önceki yıllara göre daha erken sonuçlandı. En azından belirli siyasi akımlar ile literatüre “mücadeleci sendikalar” olarak geçen sendikalar, bu yılın saydığımız gündemlerinin ifade bulacağı alanın yasaklı Taksim Meydanı olacağını ve yönlerini oraya döneceklerini açıkladı.

CHP’nin yörüngesinde dolaşan ve her açıdan sınıfa yabancılaşmış konfederasyonların örgütlediği 1 Mayıs mitinglerinden farklı olarak militan-meşru bir mücadele hattının oluşturulmasının bu tutumla bağını kurdu. CHP güdümündeki konfederasyonlardan bağımsız bir 1 Mayıs mitingi örgütleme iradesi koyan bileşimin bu niteliğini ileri buluyor, bir parçası olarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
Bu noktada ortak hareket eden Alınteri ve Köz olarak bizler de 1 Mayıs çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bir taraftan içinde yer aldığımız 1 Mayıs 2026 Taksim İnisiyatifi’yle ortak yapabileceklerimizi planlarken diğer taraftan kendi faaliyetimizi sürdürüyoruz.

Bugün ise çalışmalarımıza bildiri dağıtımıyla devam ettik. Ortak imzalı bildirilerimizi taşıdığımız ilk alan Okmeydanı’ndaki tekstil ve metal atölyeleri oldu.
Krizin yıkıcı sonuçlarını, daralmaya giden tekstil atölyelerinin varlığıyla bir kez daha hissettiğimiz çalışmamızda işçilerle bu gündem ve 1 Mayıs ilişkisi üzerine sohbetler ettik.
Daha önce de gittiğimiz atölyelerden bazıları işi daraltmış, bazıları da kapıya kilit vurmuştu. Sohbet ettiğimiz hemen her işçi, krizin bu yıkıcı sonuçlarının ulaştığı boyutları etinde kemiğinde hissederek kendi dilince ifade ediyordu. Kimisi sermayenin daha ucuz işgücü olduğunu düşündü alanlara kaçtığını, kimisi ihracata dönük çalışılan atölyelerde özellikle ABD ve Siyonist İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla birlikte iş alamaz, aldıkları işleri teslim edemez hale geldiklerini ifade ediyordu.

Hemen her atölyede 1 Mayıs adını duyan işçilerin yüzüne sıcak bir gülümseme yayılırken, Taksim’de olacağımızı söylememiz de hafızalarındaki Taksim mücadelesini canlandırırcasına “evet orada olmak lazım” şeklinde yanıtlanıyordu.
İşçi sınıfı ve emekçilerin gündemine 1 Mayıs’ı, ekonomik-politik gündemleri taşıdığımız, sohbetlerle bunu zenginleştirdiğimiz çalışmamızı, çok sayıda atölyeye dağıtım yaptıktan sonra tamamladık.
1 Mayıs çalışmalarımız çeşitli araçlarla devam edecek.
1 Mayıs Çalışmalarımıza Okmeydanı’nın Atölyelerinden Başladık
✅İstanbul’da #1Mayıs çağrı çalışmalarımıza Alınteri ve Köz imzalı bildirilerimizi Okmeydanı’ndaki tekstil ve metal atölyelerine taşıyarak başladık#1M2026 #1MayıstaTaksimdeyizhttps://t.co/y9x09c10di pic.twitter.com/GaYHleNvuF
— Alınteri Gazetesi (@GazeteAlinteri5) April 14, 2026
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!