Nüfus hızla yaşlanırken bu süreç beraberinde umut vadeden bir “altın çağ” değil tam anlamıyla bir geçim savaşını getiriyor. TÜİK, İPA ve İSİG’in son verileri ürkütücü bir tabloyu gözler önüne seriyor: Yaşlılık, dinlenme ve huzur evresi olmaktan çıkmış, yoksulluk ve iş cinayetleriyle anılan bir döneme dönüşmüş durumda.
Yaşlı nüfus patlarken yoksulluk da büyüyor
TÜİK’in “İstatistiklerle Yaşlılar” çalışmasına göre, 2020’de 7,9 milyon olan 65 yaş üstü nüfus, sadece beş yılda yüzde 20 artarak 2025’te 9,6 milyona dayandı. Ancak bu demografik değişimin yanında asıl çarpıcı olan, yaşlı yoksulluğundaki dramatik yükseliş. Her 10 yaşlıdan yaklaşık 2’si -yani 2,1 milyon kişi- yoksulluk ve sosyal dışlanma riski altında yaşıyor.
Yaşlı işgücüne katılım oranı 2020’de yüzde 10 iken 2024’te yüzde 13,1’e fırlamış durumda. Bu, bir tercihten çok zorunluluğun sonucu. Zira emekli olduktan sonra çalışmak isteyip de iş bulamayanların oranı da yüzde 2,9’a ulaşmış. Yaşlılar artık emeklilik günlerini huzur içinde geçirmek için değil hayatta kalabilmek için çalışıyor.
“Yaşlı işçi cinayetleri” artıyor
İSİG Meclisi’nin verileri durumun vahametini gözler önüne seriyor: 2025’in başından bu yana sadece 15 ayda en az 145 yaşlı işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti. İnşaatlardan tarıma, fabrika bekçiliğinden ormancılığa kadar pek çok riskli sektörde can veren bu insanların ortak özelliği: Emekli oldukları halde çalışmak zorunda kalmaları.
71 yaşındaki Selami Şimşek’in Yozgat’ta bir inşaatın 6. katından düşmesi, 75 yaşındaki Zeki Aldemir’in İzmir’de taksi durağında kalp krizi geçirmesi, 66 yaşındaki Latif Usta’nın Düzce’de ormanda devrilen ağacın altında kalması… Bunlar sadece küçük bir kesit. Herbiri, bir ömür çalıştıktan sonra huzur bulması gereken insanların trajik hikâyeleri.
Metropollerde durum daha da vahim
İPA’nın araştırması, büyükşehirlerde yaşayan yaşlıların çaresizliğini rakamlarla ortaya koyuyor: Yaşlıların yüzde 38,2’si geçinemiyor, yüzde 36,8’i yeterli beslenemiyor. Daha da vahimi, her 5 yaşlıdan biri parasızlıktan ilacını alamıyor ya da doktora gidemiyor.
OECD’nin 2023 raporu, Türkiye’nin 65 yaş üstü nüfusta gelir eşitsizliğinde en kötü 5 ülke arasında olduğunu gösteriyor. Üstelik Dünya Mutluluk Raporu’nda 143 ülke arasında 98. sırada yer alan Türkiye’nin bu konumunda, yaşlıların çaresizliğinin önemli payı olduğu açık.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!