29 işçinin öldüğü Gayrettepe yangının üzerinden 941 gün geçti: “Siz bizim, ailelerin kendisini Adalet Bakanlığı’nın önünde yakmasını mı istiyorsunuz?”
Candan Yıldız
Dilovası yangını, Gayrettepe yangını, Esenyurt yangını… Bu iş cinayetlerinde işçiler öldü… Aralarında çocuk yaşta olanlar da vardı.
İstanbul’un orta yerinde, bir binanın zemin katında, iş güvenliğinin, insan hayatının hiçe sayıldığı, lüks eğlencenin gerisindeki kötü çalışma şartları, iş yerinin uzun süre denetlenmediği, tadilat ruhsatının alınmadığı çalışanların ölümüyle ortaya çıktı.
Gerçeklerin ortaya çıkmasının bedeli insan hayatı oldu!
Beşiktaş Gayrettepe’de 2 Nisan 2024 tarihinde Masquerade adlı gece kulübündeki tadilat esnasında çıkan ve 29 işçinin yaşamını yitirmesine neden olan yangınla ilgili davadan söz ediyorum.
Dava iki yıldan fazladır sürüyor. Ailelerin canına tak etmiş durumda davanın seyri. Zira kimi sanıklar duruşmalara katılmıyor, bilirkişi raporları duruşma öncesi müşteki tarafa verilmiyor. İhmali bulunan kamu görevlileriyle ilgili hazırlanan son bilirkişi raporuna ‘tarafsız’ olmadığı gerekçesiyle hem sanık hem de müşteki tarafı itiraz etmişti. Mahkeme yeni bilirkişi raporunun hazırlanmasına karar vermişti son duruşmada.
Aileler yangının çıktığı eğlence mekanıyla ilgili ruhsattan, çalışma iznine, yangın denetiminden tadilat denetimine kadar kimin ihmali ve kusuru varsa herkesin yargılanmasını istiyor. Bu nedenle dosyaya girecek yeni bilirkişi raporu önemli.
Aileler yargılamanın iki yıldan fazla sürmesine tepkili. Seslerinin duyulmasını istiyorlar. Bu nedenle Masquerade gece kulübünde şef olarak çalışan kardeşi Şivan Dolu’yu yangında kaybeden Zülfiye Dolu CİMER’e (Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi) yazdı. Çünkü “Sorularımız var ama bu sorulara cevap verecek kimseyi bulamıyoruz. Muhatap bulmak istiyoruz” diyor.
Kardeşini iş cinayetinde kaybetmiş, adalet arayan bir Zülfiye Dolu’nun CİMER’e yazdıklarını ve sorularını eksiksiz olarak buraya bırakıyorum:
2 Nisan 2024 tarihinde İstanbul Gayrettepe’de meydana gelen ve 29 insanın yaşamını yitirdiği gece kulübü yangınına ilişkin dava, İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesinde görülmektedir. Ben bu davanın müştekilerinden, yaşamını yitiren Şıvan Dolu’nun ablasıyım.
Aradan 940 gün geçmesine rağmen yargılama sürecinde yaşanan aksaklıklar artık kabul edilemez boyutlara ulaşmıştır. Siz bizim ailelerin kendisini Adalet Bakanlığı’nın önünde yakmasını mı istiyorsunuz?
Özellikle bilirkişi raporlarının hazırlanması, mahkeme dosyasına sunulması ve tarafların erişimine açılması konusunda tekrar eden gecikmeler ciddi kaygılar yaratmaktadır. Bugüne kadar birden fazla bilirkişi raporu hazırlanmış olmasına rağmen raporların duruşmaların son günlerine bırakılması, müştekilerin ve vekillerinin bu raporları ayrıntılı biçimde incelemesini ve itirazlarını hazırlamasını güçleştirmiştir.
30 Ekim 2026 tarihinde yapılacak duruşmaya yalnızca bir gün kalmasına rağmen dördüncü bilirkişi raporuna UYAP üzerinden hâlâ erişilememektedir.
Soruyorum:
Bilirkişi raporları neden tekrar tekrar duruşmaların son günlerine bırakılmaktadır?
Dördüncü bilirkişi raporu tamamlanmış mıdır? Tamamlandıysa neden dosyada erişilebilir değildir?
Raporların teslimi ve dosyaya eklenmesi süreçleri kimler tarafından takip edilmektedir?
Bu gecikmeler hakkında herhangi bir işlem yapılmış mıdır?
Müştekilerin ve avukatlarının raporları inceleme ve itiraz haklarının etkin biçimde kullanılabilmesi için neden gerekli zaman sağlanmamaktadır?
Bu tekrarların yalnızca tesadüf veya basit bir idari aksaklık olduğu açıklamasını artık yeterli bulmuyorum. Gecikmelerin bilinçli olarak gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin de araştırılmasını istiyorum. 29 insanın yaşamını yitirdiği bir davada, bilirkişi raporlarının zamanında dosyaya sunulmaması ve tarafların incelemesine açılamaması sıradanlaştırılamaz. Bu durum yalnızca ailelerin adalet beklentisini zedelememekte, yargılama sürecine duyulan güveni de ciddi biçimde sarsmaktadır.
Bizler yakınlarımızı kaybettik. Şimdi bir de gerçeğe ulaşabilmek için sürekli gecikmelerle mücadele etmek zorunda bırakılıyoruz.
Bu nedenle;
Bilirkişi raporlarının hazırlanma, teslim ve UYAP’a eklenme tarihlerinin incelenmesini, gecikmelerin nedenlerinin araştırılmasını, varsa idari ihmal ve sorumlulukların belirlenmesini, gerekli görülmesi hâlinde konunun yetkili denetim mercilerine iletilmesini ve tarafıma somut gerekçeleri içeren yazılı cevap verilmesini talep ediyorum.
29 insanın ölümüne ilişkin bir davada adaletin işleyişine duyulan güvenin bu şekilde aşınmasını kabul etmiyorum. Gereğinin yapılmasını arz ederim.
29 Ekim tarihli CİMER’e başvurunun muhatabı Adalet Bakanlığı… Davada 4’ü tutuklu 22 sanık yargılanıyor. Diğer yandan dönemin Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Yasemin Saral da dosyada tutuksuz olarak yargılanıyor. Ancak duruşmalara katılmadığı gerekçesiyle hakkında zorla getirilme kararı çıkarıldı. 26 Ekim tarihli polis tutanağında Yasemin Saral’a adresine defaatle gidilmesine, not bırakılmasına rağmen ulaşılamadığı belirtildi.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!