Yandaş patronlar, sayısız taşeron şirket ve tüm bunları denetleyip, kontrol etme ferasetinden uzak bürokrasinin el birliğiyle işledikleri Çorlu Tren Katliamı’nın failleri suçu örtmek için elbirliği bile yapamayacak kadar çıplak bir gerçekle karşı karşıya. O menfezin altının bomboş olduğunu gösteren fotoğraflar bile failleri alenen ortaya koyuyor. Bu faillerin karmaşık çıkar ilişkileri, bu ilişkiler üzerinden insan canını hiçe sayan hoyrat tutumları, yozlaşmış bürokrasi ve genel olarak devlet dokusu cinayetin baş sorumlusudur!
Çorlu Tren Katliamı’ysa “her şey çıplak” dedirten bir ayna oldu. Böyle olduğu için de saldırmak dışında kaçacak bir yerleri yok! Katliamda hayatını kaybedenlerin ailelerinin bu faillerin yakasına yapışmaktaki kararlılıkları da eklenince belli ki ne yapacaklarını şaşırmış durumdalar. Birbirlerine topu atmak dışında bir tutum sergileyemiyorlar.
Ulaştırma Bakanlığı, AKP’nin atadığı TCDD bürokratları ve bilcümle bürokrasinin çevirdiği top son olarak Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin ayağına bırakılmıştı. Fakat bu işin o kadar kolay olmadığını gören mahkeme dün görülen birinci duruşmada polisin ailelere tutumunun sorumlusu olarak görüldüğünü bahane ederek topu bir üst mahkeme olan 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ne atmıştı. Fakat 2. Ağır Ceza Mahkemesi de kendisine atılan topu kabul etmeyerek, geldiği yere pas etti.
Çorlu 2. Ağır Ceza Mahkemesi 1. Ağır Ceza’nın dün görülen duruşmada dosyadan çekilme kararını bugün hızlıca değerlendirerek kabul etmedi.
Mahkeme savcısı verdiği mütalaada, yaşanan olaylara değinerek, çekinme kararında belirttiği, celsede kimlik tespitine başlanmadan ve duruşma öncesinde adliye çevresinde ve içerisinde meydana geldiği belirtilen olaylara ilişkin iddialar, mahkeme heyetinin bu hususta kanuna aykırı ve konusu suç teşkil edecek emir verdiğine ilişkin iddiaların, CMK 25/1 maddesinde düzenlenen mahkeme heyetinin tarafsızlığının şüpheye düşürmesi gerektirir nitelik ve mahiyette olmadığı yolunda görüş bildirdi.
Mahkeme yaptığı değerlendirmede, hakimin davaya bakamayacağı hallerin CMK’nın 22 ve 23’üncü maddelerinde düzenlendiği, CMK’nın 30/2 maddesi ise hakimin tarafsızlığını şüpheye düşürecek sebepler nedeni ile davadan çekildiğinde izlenecek kanuni usulün düzenlendiği, Çorlu 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nin 03.07.2019 tarihli duruşma zaptı ve duruşma CD’si heyetimizce incelendiği belirtildi. Mahkemenin aldığı kararda şöyle denildi:
Bir kısım müştekiler vekillerinin yapmış olduğu taleplerin duruşma başlamadan önce gerçekleştiği iddia olunan alaylara ilişkin ilgililer, hakkında suç duyurusuna yönelik olduğu, mahkeme heyetine yönelik başkaca bir iddianın bulunmadığı, yapılan suç duyurusu talebinin ya da taraflarca bu konudan bahis yapılabilecek şikayetin muhatabı mahkeme heyeti olsa bile, sadece suç duyurusu ya da şikayetin varlığının davanın konusu ve tarafları bakamından mahkeme heyetinin tarafsızlığını şüpheye düşürmeyeceği, bu hali ile dosya kapsamında heyetin tarafsızlığını şüpheye düşürecek bir durum bulunmadığı, Çorlu 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nin çekilme kararının uygun olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Çorlu 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nin mahkeme heyeti tarafından verilen çekinme kararının CMK’nın 30/2 maddesi uyarınca uygun olmadığına, heyetin duruşmadan çekilmesi kararının kaldırılmasına, dosyanın gerekli işlemlerin yapılması için Çorlu 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’ne iade edilmesine dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda isteme uygun ve kesin olarak oy birliği ile karar verildi.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!