Kıdem Tazminatı’nın ‘yağma fonu’na dönüşmesi için hazırlıklar yapılıyor!



Kıdem tazminatının fona devredilmesiyle yağmalanacak devasa bir kaynak yaratmak isteyen AKP’l hükumet yeni bir formül üzerinde çalışırken, CHP de konuya ilişkin 10 maddelik rapor hazırladı


Esnek ve kuralsız çalışma üzerinden yükselen neoliberal birikim politikaları açısından kıdem tazminatının gaspının yaşamsal önemde olduğunu biliyoruz. Bu gerçek IMF raporlarında “reform” adı altında, ‘kayıtlı işverene yük oluşturan ve esnek çalışmayı engelleyen kıdem tazminatı konusunda reform önerisi’ başlığıyla ifade ediliyor. AKP’li hükümetler dönemi boyunca işçi sınıfına nispi bir iş güvencesi kazandıran bu hakkın gaspı, çeşitli kereler gündeme de getirildi. İktidarının ilk yıllarında kıdem tazminatı hakkını bazı koşullara bağlayarak sayfayı açan neoliberal yamyamlık ustası AKP (2003’teki düzenleme), son 10 yıldır da onu fon modeliyle yağmaya açık bir kaynağa dönüştürmek için azami çaba harcıyor.

İşçi ve emekçilerin ciddi bir tepki göstermesinden duyulan kaygılar nedeniyle dönem dönem gündemleştirilip, sessizce geri çekilen fon modeli son olarak 11. Kalkınma Planı, Yeni Ekonomik Program’da (YEP) da yer almıştı.

Ekonomik krizin etkisi savaş politikalarıyla birleşerek daha da derinleştikçe harcamalar için işçi ve emekçilerin daha fazla soyulmasına adeta mecbur kalan AKP’li hükümet-devlet, fon planını son olarak Ekonomi ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın açıklamalarıyla gündeme getirmişti.

Geçen haftalarda gazetecilere açıklama yapan Albayrak, ‘kıdem tazminatını bütünleştirici emeklilik sistemi olarak gördüğünü’ belirterek, “2020 emeklilik sisteminde ciddi bir reform yapma zamanı. Emeklilik sistemindeki reform ihtiyaçtan öte bir zaruret” demişti.

Hükümet belli ki, kıdem tazminatını fona devrederek ve emeklilik sistemiyle bütünleştirerek ayrı bir hak olmaktan çıkarmak ve işçi-patron ve devletten yapılan kesintilerle oluşacak devasa fonu; yeni çılgın projeler, savaş ve savurganlığı finanse edecek bir hazine gibi görüyor.

Artık kıdem tazminatının literatürde bile yer almamasını, emeklilikte ödenecek ikramiye gözüyle bakılmasını istiyor.

Albayrak’ın bu sözlerinin sadece kıdem tazminatının bir hak olmaktan çıkarılmasını değil, emeklilik hakkının kuşa çevrilmesini de kapsadığını belirtmek gerekir.

Patronların yüzde 8’lik katkıyı çok gördükleri için itiraz ettikleri (onlar yüzde 1 katkı diyorlar ve devletleri de bu konuda gerekli güzelliği yapacaktır!) fon modelinin; hem işçi kıyımının daha da kolaylaşması hem bir hakkın gasbedilmesi anlamının yanı sıra emeklilik hakkı ve sosyal güvenlik sisteminin de kuşa çevrilmesi-özel şirketlere devredilmesine bağlanacağı ortada.

Son zamanlarda belediyelerindeki işçi düşmanlığı ve sendikalara çektiği açık sınırlarla “pek bir işçi dostu” olduğunu (!) kanıtlayan CHP de kıdem tazminatının fon modeliyle gasbedilmesine ilişkin bir rapor yayınladı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba koordinatörlüğündeki CHP Emek Büroları’nın hazırladığı 10 maddelik raporda, 12 Eylül darbecilerinin bile kıdem bu hakka dokunmaya cesaret edemediği kaydedilerek, AKP iktidarının işçilerin 84 yıllık kazanımını ortadan kaldırmayı amaçladığı ifade ediliyor.

Rapordan öne çıkan başlıklar şöyle:

– 84 yıldır çalışma yaşamında yer alan işçileri korumaya dönük caydırıcı bir etki taşıyan bu son güvenceyi ‘’Bireysel Hesap Sistemi’’ ve ‘’Fona Devredilme’’ gibi uygulamalar tehdit etmektedir. Kıdem tazminatı hakkının olası bir değişiklik ile ortadan kaldırılması ile işçilerin iş güvencesi elinden alınacak, işten çıkarılmaları kolaylaşacaktır. Bu yüzden kıdem tazminatı hakkının fona devredilmesine karşı çıkılmalıdır.

 

– Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, “Yeni Ekonomik Program”larda ve 11. Kalkınma Planında kıdem tazminatının Bireysel Emeklilik Sistemi ile ortak bir fonda entegre edileceğini açıkladı. İktidar, Bireysel emeklilik sistemini yeniden yapılandırırken, kıdem tazminatı fonu oluşturacak ve bu fonu bireysel emeklilik sistemi ile bütünleştirerek tek bir fonda toplayacaktır.

– Kıdem tazminatının fona devri ile tıpkı işsizlik sigorta fonunda olduğu gibi, fonun amaç dışı kullanılmasını da beraberinde getirecektir. Ayrıca kıdem hakkının bu şekli ile ortadan kaldırılması neticesinde işçilerin iş güvencesi elinden alınacak ve işten çıkarmalar kolaylaşacaktır.

– Kıdem hakkının bireysel emeklilik sistemi ile ortak bir fonda toplanması ile işçiler büyük hak kaybına uğrayacak, halihazırda kıdem tazminatı hakkından yararlanma koşulları ortadan kalkacaktır. İşçiler belirli bir süre prim ödemeleri takdirde belirli şartlarda kıdem tazminatını alabilecektir. Mevcut yasaya göre evlilik nedeniyle iş sözleşmesini sona erdirenler ve askerlik hizmetini yerine getirecek olanlar kıdem tazminatı hakkından mahrum kalacak. Sağlık nedenleriyle iş sözleşmesini sona erdirenler kıdem tazminatı almayacaktır. Sonuç olarak bireysel emeklilik hesabı ile ortak bir fonda birleştirilecek olan kıdem tazminatı, işçinin kıdem hakkının gasp edilmesi sürecini beraberinde getirecektir.

Raporda, CHP’nin çözüm önerileri de sıralandı:

– Kıdem tazminatı çalışma yılı şartı olmaksızın kullanılabilen bir hak olmalıdır. Kıdem tazminatına tüm çalışanların erişimi sağlanmalı, bu erişim önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır.

 

– Kıdem tazminatında kanun hâkimiyeti ve herkesin bu hakka saygı göstermesi sağlanmalıdır. Her türlü işten ayrılma durumunda işverenler tarafından ödenen ve ödenmemesi durumunda devlet tarafından güvence altına alınan bir hak olarak yeniden düzenlenmelidir.

 

– İşverenin ödeme güçlüğüne düşmesi durumunda, kıdem tazminatı hakkının güvence altına alınması için 173 sayılı ILO sözleşmesinin onaylanması gereklidir. Fon ve bireysel hesap sistemi uygulamalar asla hayata geçirilmemeli, kıdem hakkı işçilerin geleceği için teminat altına alınmalıdır. İşçi Sendikalarının itiraz ve görüşleri dikkate alınmadan kıdem tazminatı konusunda hiçbir çalışma yapılmamalıdır.