‘Kamu güvenliği’: Kanal İstanbul ihalesi, ranta-talana karşı çıkanın tutuklanması!



Halk salgın karşısında ölümle işsizlik-açlık korkusu arasında sıkışıp kalmışken, “kamu güvenliği”nden rant ve talanın sürekliliğini anlayanlar, Kanal İstanbul için ihale yapıyor, Ordu’da talana karşı çıkanlardan Emine Elik’i tutukluyor!


Burjuvazi ve devleti için kendi can-mal-kar ve rant güvenlikleri açısından gerekli önlemleri aldıktan sonra gerisi teferruat! Salgın da toplum sağlığı da umurlarında bile değil. Onlar için salgın da bir “lütuf” nitekim! Milyonlarca işçi ölümle işsiz ve aç kalma arasındaki kıskaca sıkışarak “evinde kalamıyorken”; onlar, “kamu güvenliğinden” dem vurabiliyorlar. Bu “güvenlikten” ne anladıklarını da döne döne kanıtlıyorlar: Burjuvazinin rant planlarının devamını sağlamak, tüm muhalif toplumsal kesimleri baskılamak, sindirmek!

Kanal İstanbul için ilk ihaleyi yaptılar!

Salgın koşullarında insanlar canlarıyla işleri-geçimleri arasında tercih yapma zorunluluğuyla karşı karşıyayken; onlar, Kanal İstanbul gibi akıl almaz bir rant projeleri için ihalelerine devam ettiler mesela. Herkese “evinizde kalın” diyerek akıl verirlerken, bu projenin etki alanında kalan tarihi Odabaşı ve Dursunköy köprülerinin taşınması için ihale yapabildiler!

Ranta, talana karşı çıkan Emine Elik’i tutukladılar!

“Kamu güvenliği”nden bu rant ve talan projelerine karşı çıkan halktan insanları cezalandırmayı anladıklarını, Ordu Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan Katı Atık Bertaraf Tesisi’nin çevreye verdiği zararlar nedeniyle başlatılan direnişte çadır nöbetçilerinden Emine Elik’i tutuklayarak da gösterdiler.

Halkın doğaya, topluma zarar veren rant projelerine karşı tutum alması, bunun en ücra köşelerde bile kendiliğinden bir duruşa dönüşmesi “kamu güvenliği” tekerlemesini yineleyenleri ciddi anlamda korkutuyor belli ki! Çözümü de bu duruşlara öncülük eden halktan insanlara gözdağı vermekte buluyorlar!

Yaklaşık üç aydır çöp tesisinin sularına ve ormana verdiği zararların kendilerini rahatsız ettiğini vurgulayarak çadır direnişi başlatan Ordu İlküvezliler, virüs salgını nedeniyle çadırda 3-5 kişiyle nöbet tutmaya devam ediyordu. Salı günü çadırın yıkılacağı duyumu üzerine çadır alanında gelenlerden Emine Elik tutuklandı.

“Tesise yaklaşmama cezasını ihlal”

Çadır direnişinin önemli isimlerinden olan Emine Elik, Ordu Valisinin köylülerle yaptığı toplantıda “Şov yapıyorsunuz” ifadesine alındıklarını belirterek Ünye’de yapılan basın açıklamasında Ordu Valisi’ne seslenerek tepki göstermişti. Emine Elik hakkında daha önce mahkeme tarafından tesise 300 metreden fazla yaklaşmama cezası verilmişti. Tutuklanma gerekçesi de “mahkeme kararını ihlal” olarak gösterildi.

Mahkeme kararı

Karara göre Emine Elik, iş ve çalışma hürriyetini ihlal, hakaret ve daha önce verilen çöp tesisine 300 metre yaklaşmama cezasını 10 metre yaklaşarak ihlal ettiği suçlarından tutuklandı. Çöp tesisinin bitişiği arazinin Emine Elik’e ait olmasına rağmen, Elik’in köyden olmadığı iddia edilmekte.

“Hakaret etmedi, toprak bizim”

Evrensel’in haberine göre Emine Elik’in eşi İbrahim Elik, “Çadır kurulan arazi bizim. Toprak eşime ait. Babasından kaldı. Eşim arazisi üzerinde bulunuyor. Çöp tesisinin bulunduğu köydeniz. Eşim kimseye hakaret etmedi, sürtüşmedi. Çöpün bizi zehirlemesine izin vermeyeceğiz. Toprağımıza, suyumuza sahip çıkıyoruz. Burası bizim vatanımız. Suçumuzun ne olduğunu bilmiyoruz. Doğa katliamı var, mücadele ediyoruz. Serbest kalması gerekir. Eşim hakkında daha önce tesise 300 metreden fazla yaklaşmama cezası verildi. Buna itiraz ettik üst mahkeme daha karar vermedi. Buna rağmen mahkeme kararını ihlal ettiği iddia ediliyor. Tahliye talepli dilekçemizi avukatımız aracılığıyla verdik” dedi.