Sokağa çıkma yasağı mı dediniz?



Valilik-kaymakamlık izinleriyle sokağa çıkma yasağında da üretime-hizmete devam eden işletmelerden biri de market zincirleri. İşçiler depolarda sevkıyat için yükleme yapıyor, cep market uygulamalarıyla servise çıkıyor!


Korona salgını günlerinde sokağa çıkma yasağının da Türkiye versiyonuna tanık oldu dünya. İki de bir ilan edileceği anlaşılan sınırlı (belli ki her hafta sonu ve bayram tatili bahaneleriyle) sokağa çıkma yasağı kararlarıyla her şeyden önce mizah dünyasına acı bir malzeme üretildiği kesin. Sanki korona hafta içi tatile çıkıyor da hafta sonu saldırıya geçiyormuş ya da sözkonusu olan işçi sınıfıysa yanına bile yaklaşamaz diye tembihlenmiş!.. Fakat koronanın o tembihleri dinlemediği ve işçileri kitleler halinde enfekte ettiği gerçeğiyle düşünecek olursak; hayat, sınıf düşmanlığıyla içeriklenmiş bu kararların mizah karakterine sığmayacak kadar trajik! Hastalıkta da sağlıkta da hükmünü yürüten iki sınıfın varlığı!

Sadece sokakların, parkların, piknik alanlarının, dinlenme ve hava alma anlarının ve ille de eylemlerin yasaklanması anlamına gelen bu yasak kararının kapitalist üretimi kapsamadığını yaşayıp görüyoruz. Zorunlu olmayan üretim ve hizmet alanları geçen hafta sonu aniden ve çapaçulla biçimde ilan edilen yasak kararları nedeniyle kapalı kalmıştı. Türkiye’ye özgü ders çıkarmalar sonucu bu hafta onun da bir yolunu buldular ve zorunlu olmayan alanların açık olması için özel valilik-kaymakamlık izinleri çıkarttırdılar.

Bu “yaratıcılıkla” bu haftaki yasakta sadece fabrikalar, şantiyeler valilik-kaymakamlık izinleri almadı. O büyük büyük market zincirleri de yasağın kendileri için olmadığını belli ki aynı şekilde izin alarak gösterdiler ve depolarını bu izinlerle açık tuttular.

A-101, MİGROS, ŞOK, BİM markerler zincirinde çalışan işçiler yaşadıkları zulmü, baskıyı, sömürüyü ve covid-19 riskiyle iç içe nasıl çalıştırıldıklarını açtıkları hesaplarda ya da çeşitli sosyal medya platformunda kendileri anlatıyorlar:

-A101 sokağa çıkma yasağı uygulandığı günleri işçilerin haftalık ya da yıllık izinlerine yansıtıyor, kullanmadıkları izinlerden düşüyor. Üstelik yasak günlerinde çalışılmaması nedeniyle pazartesi ve cuma günleri mesai saatlerini 12 saate çıkararak zarar telafisine gidiyor.

 

-ŞOK VE MİĞROS ise yasak telafisini çalışma saatlerini yeniden düzenleyerek 10 saat olan mesai saatlerini 12 saate çıkararak zarar telafisini hafta boyunca 10 saat fazladan çalıştırarak gideriyor.

 

-Bu hafta uygulanan sokağa çıkma yasağı BİM VE ŞOK Marketler için de geçerli olmadı. BİM ve ŞOK marketleri işçileri depo çalışması, sevkiyat işi için işe çağırdı. Muhtemel ki valiliklerden özel izin alınmış.

 

ŞOK, sokağa çıkma yasağında da işe çağırdığı işçilere sevkiyat yaptırıyor, az sayıda işçiyle (üç işçi!) paletlerin taşınması, ardından da #CepteŞok siparişlerinin teslim edilmesi gerekiyor.

 

-Altı işçinin enfekte olduğu Migros Caddebostan’ta bu işçiler 14 gün izin verilmesine rağmen 6. gününde işe geri çağırıldılar. Astım ve rinit hastası işçiler olmasına rağmen işi durdurmayıp satışlara devam ediyorlar. Virüsün yavaş yavaş yayıldığı bariz olmasına rağmen depoda çok fazla mal olduğundan dolayı sosyal mesafeye uyulacak bir ortam yok.

 

-26 işçinin enfekte olduğu Batıkent’teki GİMSA’da işçiler sosyal mesafenin korunmadığını, içeride nefes alınamazken koruyucu malzeme verilmediğini ve haftalık izinlerin iptal edildiğini anlatıyorlar.

 

GİMSA’nın birçok şubesinde çok sayıda işçi hastalığı kaptı, durumu soran müşterilere işçiler “yok öyle bir şey” demek zorunda bırakılıyor ve kendi diktikleri maskeleri vererek yıkayıp kullanın deniliyor. Haftalık izinleri pazar günü yaparak, pazar gününü de maaştan keserek sokağa çıkma yasağının zararı işçilerin sırtına yükleniyor.