Korona günlerinde işçilerin kitleler halinde enfekte olmasına adeta seyirci kalan, 1 Mayıs’ta bile çalıştırılmalarını daha baştan onaylayan Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, “Günde 39 TL bir işe yaramaz. Çay simit hesabından daha ucuz bir hesap. 1177 TL asgari ücret seviyesine yükseltilmeli” diye buyurdu. Bu konuda Çalışma Bakanı’yla görüştüklerini ekledi.
Sanki görüşünce ve isteyince oluyormuş gibi…
Tek bir kere bile “işçiler bu koşullarda çalışamaz, çalışmaktan kaçınmaları yasal haklarıdır, üretim dursun, işçiler ücretli izne çıkarılsın” demeyen Türk-İş ağası Atalay günler sonra aklına gelmiş ve basit bir şeymiş gibi “bu para çay-simit hesabından ucuz” diyor ve ücretsiz izin cinliğini kabul ederek (açıklamasında bunun kaldırılmasını da istiyor elbet. Ama asıl derdi biraz daha yükseltilmesi!) “En azından asgari ücret düzeyine çıkarılsın” önerisinde bulunuyor.
“Ücretsiz izin” ve talim edilmesi istenen günlük 39 TL ile esasında nelerin hedeflendiği Atalay’ın pek umuru değil belli ki. Bu formülle işsizlik oranlarını düşük göstermek istemelerinin, patronların esnek çalışma modelini keyiflerine göre uygulamalarının, işçinin tazminat vs. haklarının gasbedilmesinin kolaylaşmasının önemi üzerinde düşünme gereği duymayan Atalay için mesele verilen paranın biraz daha yükseltilmesi.
Bu açıklamaları da sanki sürprizmiş gibi patronların kısa çalışma ödeneğine başvurmak yerine, işçileri ücretsiz izne yolladıklarını belirterek yapıyor Atalay.
Ve belli bir sınıfın temsilcisi değil de arayı bulmaya çalışan bir hakem moduyla daha çok konuşacak. Her ortaya çıkacak sonuca göre yeni demeçlerle rolünü yerine getirdiğini sanacak! Elbette işçi sınıfı ses etmediği sürece…
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!