Sivas Katliamı’nın 27. yılı nedeniyle Tuzluçayır’da yapılmak istenen basın açıklamasına saldırarak dört kişiyi gözaltına alan devlet, verilen para cezalarını vs. az bularak anmayı örgütleyenler hakkında soruşturma başlattı
Polis, 2 Temmuz Sivas Katliamı için 1 Temmuz’da Tuzluçayır’da yapılmak istenen anmaya saldırarak engel olmaya çalışırken direnişle karşılaştı. Meydana giden kitleyi kalkanlarla iterek, darbederek dağıtmaya çalışmıştı. Fakat kitle dağılmayıp Ana Fatma Cemevi önünde anma yapmak istemişti. Burada da saldırgan tutumunu sürdüren polis saldırıya geçmiş, cemevine de girerek insanları tartaklamış ve dört kişiyi gözaltına almıştı.
Tüm bu engelleme çabası ve saldırılara karşı net tutum alınmasını hazmedemeyen devlet, bu anmayı örgütleyenlere karşı soruşturma başlattı.
Emniyet’in 2 Temmuz anma etkinliğini örgütleyenlere soruşturma açacağını duyurması, dün Ana Fatma Cemevi’nde yapılan basın toplantısıyla teşhir edildi.
Basın toplantısında “Katliama katliam denir. Saldırıya saldırı denir. Bu dünyanın her yerinde böyledir” denildi.
Basın toplantısında, HDP Mamak İlçe Eş Başkanı Mustafa Akkaya’nın okuduğu ortak imzalı metnin ardından gözaltı sırasında yaşananlar anlatıldı.
Gözaltı sürecini anlatan Alınteri temsilcisi Zarife Çamalan, “Katliamlarda ölümsüzleşenlerimizi anmak, bunun için basın açıklaması yapmak hem anayasal hem de meşru hakkımızdır. Bizler işçilerin, emekçilerin, ezilen halkların gasp edilmek istenen tüm hakları için işçileri, emekçileri, ezilen halkları mücadeleye çağırmaya, örgütlemeye devam edeceğiz. Devletin engellemeye çalışması, darbetmesi, gözaltına alması, dava açması, para cezası kesmesi yetmemiş, bunlara kanaat etmemiş bir de soruşturma başlatmış. Devletin işi gücü bu olmuş. Bize açılan dava duruşmalarında yargılanan değil, yargılayan olacağız” dedi.
Ardından Ana Fatma Cemevi Başkanı Hasan Altun kısa bir konuşma yaparak saldırılara sessiz kalmayacaklarını dile getirdi.
Devrimci Parti’den Elif Torun da söz alarak, “Bütün bu saldırılara karşı birleşik mücadeleyi öreceğiz” dedi.
Daha sonra HDP İstanbul Milletvekili Musa Piroğlu ise saldırılar devam ettiği sürece mücadele devam edecek dedi.
Basın toplantısında okunan basın metninin tamamı şöyle:
Basına ve kamuoyuna
Tarihleri inkar, tarihleri katliam. Katliamları aklayamazsınız bizleri yargılayamazsınız!
Bizler aşağıda imzası olan kurumlar 1 Temmuz 2020 Çarşamba günü saat 19:00’da Tuzluçayır Meydanı’nda düzenlemek istediğimiz 2 Temmuz Sivas-Madımak katliamının 27. yıldönümü anma etkinliğimiz Ankara Valiliğinin Pandemiyi bahane ederek yasaklaması üzerine yine aynı kurumlar ve Tuzluçayır halkının katılımıyla bir basın açıklaması yapmak istedik.
Kurum temsilcileri ve halk düzensiz ve dağınık bir şekilde Tıp Fakültesi Caddesi’nden Tuzluçayır Meydanı’na giderken önümüz onlarca sivil ve çevik kuvvet polisleri tarafından kesildi. Burada polis Anayasanın 26. maddesi ile güvence altına alınmış olan ‘Herkes düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini kapsar’ maddesini açıkça ve suç işleyerek ihlal etmiştir. Polislere yaptıklarının anayasayı ihlal ve suç işlemek olduğunu söylememize rağmen pandemiyi bahane ederek bizlere ve halka zor kullanarak, itekleyerek Ana Fatma Cemevi’ne doğru sürüklemeye başlamıştır. Tüm katliamların hesabının sorulacağı korkusu ve telaşı içinde olan polis DAD Mamak Şube Eş Başkanı olan Hasan ALTUN’a, “Şimdi sana nazik davranıyoruz ama sizleri sonra alacağız” diyerek, genlerinde ve geleneklerinde olan kadını ötekileştiren erkek egemen diliyle kadınları ayırın erkekleri alın söylemiyle, HDP Mamak İlçe Örgütü Eş Başkanı Mustafa Uğur AKKAYA’ya “Sen parti başkanı gibi değil bir provokatör gibi davranıyorsun” diye açıkça hedef göstererek konuşması polisin katliamların hesabını sormak isteyenlere karşı nasıl önyargılı olduğunu, her ne pahasına olursa olsun her türlü baskı ve zor aygıtını kullanarak açıklamayı engellemek istediğini göstermiştir. Yapılan baskı ve hukuk dışılık yetmemiş olacak ki Mamak’ın cadde ve sokaklarını kaplayan ve katliamlardan hesap soran SURUÇ,1915 ERMENİ SOYKIRIMI, MARAŞ, ÇORUM, LİCE, DERSİM, ANKARA GARI, ROBOSKİ, SİVAS UNUTMADIK UNUTTURMAYACAĞIZ, HESABINI SORACAĞIZ! içerikli afişte yazan 1915 ERMENİ SOYKIRIMI ifadesinden dolayı suç duyurusunda bulunacağını açıklamıştır.
Dünyanın her yerinde hırsıza hırsız, katliama katliam, soykırıma soykırım denir. Güneş balçıkla sıvanmaz katliamları aklayıp kirli ve kanlı geçmişinizden kurtulamazsınız. Tarih boyunca ortak vatanın tüm halklarına, tüm renklerine, inançlarına, işçilere emekçilere, gençlere, kadınlara yaşattığınız baskı, katliam, imha ve inkar politikalarınızla kokuşmuş ve çürümüş her tarafından irin ve pislik akan kahrolası barbarlık düzenini ayakta tutamazsınız.
1915 Ermeni Soykırımı dediğimiz için bizler hakkında suç duyurusunda bulunacağını söyleyenler şunu bilsinler. Bu topraklar acı, gözyaşı ve kanla yoğrulmuş, tarih boyunca uygulanan baskı ve zulme boyun eğmeyerek yeniden yeniden doğmuştur. Barbarlık düzeninizin mezar kazıyıcıları olan Ermenisi, Kürdü, Türkü, Lazı, Romanı, Arabı, Çerkezi, Süryanisi ile tüm halklarımızın sesi, sözü, haykıran ağızları olmaya devam edeceğiz. Sınırların ve sınıfların olmadığı, bütün halkların eşitçe yaşadığı, baskı, zulüm, katliam ve soykırımların yaşanmadığı özgür ve güneşli yeni ve bambaşka bir dünyayı, bir yaşamı yaratana kadar bu suçları işlemeye devam edeceğiz!
Sizleri katliamlardan ve soykırımlardan hesap sormak, yeni katliam ve soykırımların önüne geçmek faşist baskı ve dayatmalara karşı direnmek için birleşik mücadele etmeye çağırıyoruz.
AKA-DER, ALINTERİ, DAD, ESP, HDK, HDP, KALDIRAÇ, PARTİZAN, SODAP
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!