Aras Kargo yönetimi en azından uyarılacak mı?



Aras Kargo Ankara Türkkonut Yaşamkent Şubesi’nde bir işçiye korona teşhisi konuldu; onunla temaslı olan şubedeki diğer işçiler bugün işe çağrıldı ve saatlerce kargo dağıtıp, sayısız insanla temas etti; Sağlık Bakanlığı işçileri test için aradığında kargo dağıtımındaydılar!


Tamamen ekonomik kaygılarla korona salgınına dönük tüm önlemler kaldırılıp, sorumluluk halka yüklenirken, üstüne bir de bunu yapıyor patronlar. Fabrikalarda, işyerlerinde onlarca işçi enfekte olmuşken bile üretimi sürdürüyor, işçilerin test taleplerini reddediyor, işin devamlılığını esas alarak “ölen ölür” yaklaşımını en çıplak biçimiyle ortaya koyuyorlar. Kargo dağıtımı gibi halkla doğrudan temas gerektiren bir iş açısından bile gözleri başka bir şey görmüyor.

Fakat işçiler işe yetişme telaşıyla tıkış tıkış dolmuşlara bindikleri için azarlanırlarken, kar dışında gözleri bir şey görmeyip, işçinin de onun temas ettiği insanların da enfekte olmasını umursamayan patronlara kimsenin gıkı çıkmıyor! Ne de olsa düzen onların düzeni!

Aras Kargo’nun Ankara Türkkonut Yaşamkent Şubesi’nde yaşananlar da bunun tipik ifadesidir.

O kadar ki, Sağlık Bakanlığı yetkilileri tarafından yapılan uyarılara ve ihtarlara rağmen işçilerin işin bitirilmesine zorlanması kadar!

Basına yansıyan bilgilere göre bir işçide korona tespit edilince işçiler ertesi gün işe gitmeyeceklerini beklerken, şirket yetkilileri tarafından aranarak “ateşiniz 38 derecenin üstünde değilse çalışacaksınız” denilerek işe çağrıldı.

Hatta bakanlık yetkilileri test için işçileri aradıklarında kargo dağıtımı yaptıklarını öğrenince şaşırıp, hızla eve gitmelerini söylenmelerine firma yetkilileri bu uyarıyı dikkate almayıp, “işinizi bitirin” dedi. Ta ki bakanlık yetkilileri işyerine ve evlere polis gönderinceye kadar dağıtımın sürdürülmesinde ısrar edildi. Yetkililer artık dağıtım bitmek üzereyken ve polis gelmişken “tamam kalan teslimatı dağıtmayın, evlerinize gidin” diyebildi.

Bu yaklaşıma sahip patron ve temsilcilerinin 14 gün karantinada kalmaları gereken işçileri işe çağırmamasının ise hiçbir garantisi yok! Daha önce çeşitli fabrika ve lojistik merkezlerinde bu yapılmadı mı, yapıldı! İşçiler hasta hasta çalıştırıldı ve hem diğer işçilere bulaştırdı hem de Antep’te olduğu gibi aralarından ölenler oldu!

Patronların bu açgözlü kar hırsının bedeli her koşulda işçi ve emekçilere ödetilmeye devam ediyor kısaca. Örgütlü bir tepki olmadıkça da bunun önünü almak güç!