Pazartesi, 27 Temmuz 2026

12 Kızıl Karanfil Ölümsüzdür!



’96 SAG-ÖO Direnişi, devrimci iradenin asla teslim alınamayacağının en iyi örneklerinden biri oldu


Devrimci iradenin asla teslim alınamayacağının en iyi örneklerinden biri olan ‘96 SAG ve ÖO direniş sürecinde tutsakların her kalp atışında, alınan her solukta direniş vardır. Ölümleriyle de gösterdikleri gibi onlar, dövüşerek alınan bir yenilginin sonraki yıllara uzanan savaşma azmini büyüteceğinin farkındaydılar.

Takvim yaprakları 21 Temmuz’u gösterdiğinde ilk olarak Ümraniye’den Aygün Uğur’un ölümü onurluca karşıladığı haberi geliyor. Diyor ki Aygün, “Bizde bu yoldaşlık sıcaklığı, bu yürek oldukça başaramayacağımız hiçbir şey yok.” Tarihin tutanağına 23 Temmuz’da Sağmalcılar’da, marş söylemeden ölümü kendisine yakıştırmayan Altan Berdan Kerimgiller yazıldı. Devrimin en güzel yüz metresinde görevini tamamlayıp bayrağını başkalarına devrediyordu.

“Günler ağır günler ölüm haberleri ile geliyor”

Yine Sağmalcılar… 24 Temmuz’da bu ölümüne koşunun 66. gününde İlginç Özkeskin bayrağı yoldaşlarına devrediyordu. 25 Temmuz’da ise, Ankara Merkez Kapalı Cezaevi’nde, direnişin 67. gününde Hüseyin Demircioğlu “Ölümün en zorunu ama en onurlusunu” seçerek aramızdan ayrıldı.

“Kolay değil böyle genç ölmek, elbet bir bildiği vardı çocukların”

Yer Bursa zindanı… Ali Ayata sarstı bu kez baskı ve işkencenin kalelerini. Aynı gün Aydın’da Müjdat Yanat direnerek ölümsüzleşmenin bir sanat, hem de en zor dalı olduğunu dosta düşmana gösterdi. Diyordu ki, “Şu aşamada söylenecek çok fazla söz yok. Artık bugüne kadar söylenmiş sözleri eylem dökme zamanıdır.”

Kavganın takviminin 68. ve 69. günlerde peşpeşe zulmün üstüne sıkıldı kurşun. Tahsin Yılmaz, ardında binlerce yıldız bırakarak karşıladı ölümü. Bir ömrün devrime adanmışlığı vardı onda. “Namus işçisiydi yani yürek işçisi. Korkusuz pazarlıksız kül elenmemiş.”

“Yarım kalan hiçbir yolculuk yoktu bu yaşamda”

Ayçe İdil Erkmen ölüm orucunda ölümsüzleşen ilk kadın eylemci olarak tarihe geçti. Yemliha Kaya, Hicabi Küçük, Osman Akgün, Hayati Can… ölümsüzler kervanına eklendiler.

Devrimci değerlerin, ezilenlerin kurtuluşu için tereddütsüzce ölümü kucaklamanın, siper yoldaşlığının yaşama çizilmiş en güzel tablolarından biri oldu ‘96 cezaevleri direnişi. ‘96 direnişinin sembolleri olan bu on iki devrimci arkalarında bıraktıklarıyla belleklerimize kazındılar. Gerçeküstü değildi yaşamları. Sınıfsız, sömürüsüz bir dünyaya olan özlemleri uğruna ölüme tereddütsüzce adım attıklarında kendilerinden emindiler. Bizlere uğruna ölünesi değerleri bir kez daha hatırlattılar.

’96 SAG-ÖO direnişçileri ölümsüzdür!