30 Ekim Cuma günü Seferihisar açıklarında meydana gelen 6.9 büyüklüğündeki depremin 4. gününde hayatını kaybedenlerin sayısı doksan bir, yaralı sayısı ise 994 olarak açıklandı. Bugüne kadar enkaz altından 106 kişi sağ çıkarıldı. Tedavisi süren 219 kişiden dokuzu yoğun bakımda, dördünün ise durumu ağır.
Sonuncusu bugün saat 14:58’de merkez üssü Kuşadası Körfezi olan 4.4 büyüklüğündeki olmak üzere, 1125 artçı sarsıntı yaşandı. Acil yıkılması gereken ağır hasarlı 53 binanın tespit edildiği açıklandı.
AFAD’ın verdiği bilgileri paylaşan Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, 14 binada arama-kurtarma çalışmalarının sonlandırıldığını, beş binada ise çalışmaların sürdüğünü belirterek, şunları söyledi:
“Bugüne kadar 4 bin 424 binada, 33 bin 434 bağımsız bölümde hasar tespit çalışmalarını yaptık. Acil, ağır hasarlı ve yıkık bina sayımız 53. Az hasarlı 397 bina, orta hasarlı 66 binamız var. Konteyner kent kurulum sürecini başlattık. Bayraklı’da 46 bin 300 metrekarelik alana 1000 kişilik konteyner kent kuruyoruz.”
Deprem bölgesindeki arama kurtarma çalışmaları devam ederken yıkım ya da hasarlar nedeniyle evsiz kalan halkın çilesi de devam ediyor.
Saray’ın sadece bir günlük harcaması 10 milyonken deprem bölgesine 24 milyon gönderdiğiyle övünen burjuva devletin evsiz kalan halka kira-eşya ve taşınma yardımında bulunacağını açıklayarak, verdiği rakamlarsa insana “dalga mı geçiyorsunuz” demek dışında bir şey bırakmıyor. Buna göre 30 bin TL eşya parası, ev sahiplerine 13 bin TL kira ve taşınma, kiracılara da 5 bin TL kira ve taşınma bedeli ödenecek.
17 yılda deprem vergisi adı altında toplanan 36 milyar doların yanında devede kulak bile kalmayan bu sembolik yardımlarla siyasi şov yapanların asıl olarak konteyner ve çadır kentlere yoğunlaştıkları, zarar gören vatandaşların hepsine bu yardımı bile çok gördükleriyse açıklamaların satır aralarından da anlaşılıyor. Bakan Kurum’un muhtarlarla koordinasyon merkezi kurdukları ve bu merkez üzerinden çadır ve konteyner kentler kuracaklarını söylemesi de bunun ifadesidir.
Onların gözünün esasında İzmir’in kentsel dönüşüm adına kendi müteahhitlerine peşkeş çekilmesi olduğunuysa söylemeye bile gerek yok.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!