Sadece çarkların dönmesi ve çeşitli ideolojik kodların belirleyici olduğu, bu nedenle de kuşa da deveye de benzemeyen pandemi önlemleri kapsamında alınan yasaklara bir yenisi daha eklendi: Market, bakkal, kasapların vs. saat 10:00 ile 16:00 arasında satış yapabildikleri hafta sonu “sokağa çıkma kısıtlamasında” içki satışı yapılamayacak!
AVM’lerin, camilerin açık, fakat içkili mekanların, kafe ve barların kapalı olduğu, işçilerin kalabalık araçlarla, kalabalık ve kapalı çalışma ortamlarında nefes alıp vermeye çalıştığı bu koşullarda hafta sonu “sokağa çıkma kısıtlamasında” alkol satışının yasak olmasının nasıl bir gerekçesi olabilir, elbette ideolojik! Bu ideolojik yaklaşımın ekonomik karşılığıysa, “benden olmayan bitsin”dir.
Ama sadece bu da değil…
Esnafın, kendi tabanını oluşturan kesimini gözeten, fakat yanlış salgın yönetimiyle onları da gözden çıkarmak zorunda kalan ve oluşacak tepkileri kendisinden olmayan kesimlere bindirdiği özel yasaklarla dağıtmaya çalışan, o tepkileri bir kez daha ideolojik kodları kaşıyarak görünmezleştirmek isteyen bu yasakların esas çıkış noktası bir kez daha ekonomik ve politik aslında.
İdeolojik tutumu ne olursa olsun pandemiyle birleşerek derinleşen ekonomik krizin en ağır sonuçlarını yaşayan toplumsal kesimlerden biri olan esnaflar, tarihte eşine az rastlanır bir iflas süreci yaşıyor ve bu sürecin etkileri büyük bir dalgaya dönüşmek üzere devam ediyor. Kendisinden olmayan kesimlerin (daha çok içkili mekanları) kredi kullanımı kapsamına bile alınmadığı, kredi kullandırttıklarının o kredileri ödeyemez hale geldiği, kirasını, vergisini, diğer giderlerini karşılayamaz duruma düştüğü bu koşullarda yazılı bile olmayan bu tür keyfi kararlar, oluşan bu dalganın birleşik bir harekete dönüşmesini engellemek, o tepkileri bu tür ideolojik atraksiyonlarla parçalamak içindir.
Fakat hangi kafa bulandırıcı, tepki dağıtıcı “önlem” alınırsa alınsın bu dalganın toplumsal bir öfkeye dönüşmemesi nesnel olarak imkansızdır. Bu nesnelliğin gerçek bir harekete dönüşmesiyse rejimin sözkonusu girişimlerinin üstüne çıkan bir perspektifi gerektirir.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!