Twitter’da davayla ilgili Almanca, İngilizce ve Türkçe açıklama yapan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, “Casusluk ve silahlı terör örgütüne yardım suçlarından hüküm giyen Dündar’ın faaliyetleri gazetecilik bağlamında değerlendirilemez” ifadelerini kullandı. Altun açıklamasının devamında da “Bu, gerçek gazetecilere hakarettir. Muhataplarımızdan bağımsız Türk yargısına saygı duyarak, şahsı ülkemize iade etmelerini bekliyoruz.” deyiverdi.
Diğer pek çok icraat ve açıklamaları konusunda olduğu gibi Altun’un bu sözleri için de şaka gibi olduklarını söyleyip geçmek mümkün ama, değiller! Tepeden tırnağa faşizme mahsus katı bir sınıf kimliğiyle konuşuyor, çizdikleri sınırları tüm topluma bu bilincin-sınıfsal duruşun yarattığı doğallıkla dayatıyorlar. Hukukun bağımsızlığı ya da demokrasi denilen şeyden anladıklarını en çıplak biçimde ifade ediyorlar.
Onlar için demokrasi de hukukun üstünlüğü ve bağımsızlığı da kendi çıkarları, kendi çizdikleri sınırlar kadardır. Burjuva devletin yargı ayağını faşist rejimin koç başlarından biri haline getirecek şekilde örgütleyip, bu niteliklere uygun bir kadrolaştırmayla sıkıca kendi dümenlerine bağladıkları dünya alem tarafından biliniyor olsa da, inanmış halleriyle “bağımsız Türk yargısından” bahsederler. Yüzlerce gazetecinin yaptıkları haberler nedeniyle yargılandığı, hapse atıldığı; basılı-görsel medyanın bataklığa gdönüşen bir havuzda toplandığı bu koşullarda gazetecilik konusunda ahkam keserler. En çok kullandığı tanımlardan biri demokrasi olur. Ondan anladıklarının burjuva demokrasisinin sınıfsal özünün faşizmle çarpılarak çıplaklaştırılan özeti olduğunu bilmesek, ezilen, sömürülen kesimler için de demokrasi dediklerini sanacağız!
Gazeteci Can Dündar’ın avukatlarının “14. Ağır Ceza Mahkemesi huzurunda savunma yaparak önceden zaten belirlenmiş siyasi bir hükme hukuki meşruiyet kazandırma pratiğinin parçası olmak istemiyoruz” gerekçesiyle duruşmaya katılmamalarıyla Altun’un “bağımsız yargı” tiratları arasındaki ironik çelişkiyi ise geçiyoruz…
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!