Çiçek Özgen
Maraş Katliamı’nın yıldönümünde Kılıçdaroğlu ile birlikte Türkeş’in eşi Seval Türkeş’i ziyaret eden Canan Kaftancıoğlu, kendisine yönlendirilen haklı eleştirilere “Acılar üzerinden ortaklaşılacak her türlü siyaseti yaparım” diye yanıt verdi.
Faşizmle acılar üzerinde ortaklaşılabilir mi? Hadi bırakalım acıları, onunla herhangi bir şey üzerinden ortaklaşılabilir, uzlaşılabilir mi? Kaftancıoğlu’nun bahsettiği ortaklaşılan acılar nelerdir peki?
Maraş Katliamı başta olmak üzere birçok katliama imza atmış faşist örgütlerin hangi acısı bizimle ortak olabilir? Onları katleden, kafalarını çocuklarının gözü önünde kesen, herbirine tecavüz eden, doğmamış ceninleri annelerinin karınlarından çıkaran, evlerini, dükkanlarını yağmalayan bizler miyiz? Onlara hangi acıları çektirdik de ortaklaşacağız şimdi? Bir yanda katleden bir yanda katledilen iki unsur nerede ortaklaşabilir?.. Kaftancıoğlu belki de önce bu sorulara cevap vermeli.
Kendi varlığını zaten şiddetten, savaş halinden, şovenizmin sürekli pompalanmasıyla gerektiğinde katliamlara yönelebilecek bir kitlenin yaratılmasından alan bir zihniyetle hangi gerekçelerle uzlaşılabilir? Ortaya çıkışı, ufku, politikası bu zeminden beslenen bir kıyıcılıkla nasıl empati kurulabilir?
Maraş Katliamı’nın yıldönümünde, öldürülen, sakat bırakılan onlarca insanın maruz kaldığı soykırımın azmettiricilerini böyle “naif” gerekçelerle ziyaret ettiğini söyleyebilmek, utanmazlığın da ötesinde pişkinliğin bir göstergesi değilse nedir?
Onlar bu sevimliliklerini sergilerken ırkçı şovenizm insanları katletmeye devam ediyor. Kürt köylüleri helikopterlerden atılıyor, bodrumlarda yakılıyor. Faşist rejim şovenizm tasmasını gerektiğinde serbest bırakarak, farklı inançlara, farklı ırklara saldırıyor. Ve Kaftancıoğlu gibiler katillerin kanlı ellerini sıkıyor, ayaklarına gidiyor. Suçu silikleştiriyor, önemsizleştiriyor. Hesap sormaya yönelik inancı yok etmeye çalışıyor.
Kaftancıoğlu’nun bu açıklamaları bir kez daha gösteriyor ki insan önce ilke sahibi olmalı; önce dik durabilmeli, belkemiği olmalı. Sırf birilerine yaranmak, oy kapabilmek için, zalimi mazlum gösterme derdine düştüğün an onlardan hiçbir farkının kalmadığını bilmeli.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!