Kadıköy’de binlerce kadın “İstanbul Sözleşmesi bizim, vazgeçmiyoruz!” dedi



İstanbul Sözleşmesi’ni Uygula Kampanya Grubu’nun çağrısıyla Kadıköy Rıhtım’daki Beşiktaş İskelesi’nde buluşan kadınlar meydana sığmayacak bir kitlesellikle “Haklarımızdan, hayatlarımızdan, İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz” dedi. Açıklama sonrasında Kadıköy sokaklarında yürüyüşe geçen kadınlara, polis saldırdı, saldırı sırasında gözaltına alınanlar oldu


AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bir geceyarısı kararnamesiyle İstanbul Sözleşmesi’ni feshetmesi Türkiye’nin pek çok ilinde binlerce kadının kaygılarını öfkeye dönüştüren protestolarıyla karşılandı. İstanbul Sözleşmesi’ni Uygula Kampanya Grubu’nun çağrısıyla Kadıköy Rıhtım’daki Beşiktaş İskelesi’nde buluşan kadınlar meydana sığmayacak bir kitlesellikle “Haklarımızdan, hayatlarımızdan, İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz” dedi.

İstanbul Sözleşmesi bizim, vazgeçmiyoruz!” pankartının açıldığı eylemde sık sık, “Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz!”, “Bu daha başlangıç mücadeleye devam!”, “Kadın cinayetleri politiktir!”, “Geceleri de sokakları da meydanları da terk etmiyoruz!”, “Trans cinayetleri politiktir!”, “Kahrolsun nefret, yaşasın hayat!”, sloganları haykırıldı. Kadınların el yazılarıyla hazırladıkları dövizlerde İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesinin anlamı teşhir edildi, bu saldırıya karşı öz savunmanın meşruluğuna vurgu yapılandı: “Bundan sonrası kadınlarda”, “İstanbul Sözleşmesi bizimdir”, “Vazgeçmiyoruz, kabul etmiyoruz”, “İsyandayız, özsavunmadayız”, “İstanbul Sözleşmesi’ni fesh etmek cinayete, şiddete, tecavüze suç ortağı olmaktır”, “Erkek devlet yıkacağız elbet”, “Kadın cinayetleri politiktir”, “Kararınız mutlak kötülüğün ‘yasal’ hali”, “Yaşasın kadın dayanışması”.

Eylemde ayrıca katledilen kadınların dövizleri de taşındı. Kadınlar ayrıca, katledilen kadınların isimlerini okuyarak, “Burada” diye haykırdı.

Binlerce kadın “Zıpla, zıpla zıplamayan Tayyip’tir!” diyerek zıplayıp, kadınların 8 Mart’ta ritme göre dansettikleri söylenerek gözaltına alınmasına da gönderme yapıp, geri adım atmayacaklarını yinelemiş oldu.

‘Erkek devlet olduğunu bir kez daha kanıtladı’

Kampanya Grubu adına açıklama yapan Tuğçe Canbolat, sözleşmenin feshedilmesinin, kadın düşmanı, dinci ve muhafazakar kampanyalar sonucu olduğunu kaydetti. Dün gece saatlerinde Cumhurbaşkanı kararıyla İstanbul Sözleşmesi’nden çıkıldığını hatırlatarak, “2011 yılında Meclis’te onaylanan tüm kadınları ilgilendiren sözleşme, kadınları şiddete mahkum etmeyi kafasına koymuş kadın düşmanlarının sözünü onaylayan tek bir adam tarafından kaldırıldı. İstanbul Sözleşmesi’ni tartışıp duruyorlar, çünkü kadınların şiddete mahkum olmasını istiyorlar. Kadınlar hayır diyemesin, kadınlar şiddete ses çıkaramasın, kendi hayatları hakkında karar alamasın istiyorlar. Kadınları korumakla yükümlü olan devlet ise erkek devlet olduğunu bir kez daha gösterip kadınların haklarını, can güvenliğini hiçe sayıyor” dedi.

‘Devlet, yükümlülüklerden kaçıyor’

İktidarın, kadınların özgürleşmesinden korktuğunu vurgulayan Canpolat, “Kadınlar üstündeki egemenliklerini kaybetmemek için çırpınıyorlar. İstanbul Sözleşmesi’nden nefret ediyorlar, çünkü toplumsal cinsiyet eşitsizliği lafını dahi duymak istemiyorlar. Eşitsizliği doğallaştırmak, kadınları erkeklere tabi kılmak için fıtrattan, adaletten dem vuruyorlar. Bizler ise biliyoruz ki eşitlik olmadan adalet olmaz. Kadınlara yönelik şiddeti önleyen, koruyan, kadınları güçlendirecek destek mekanizmalarını oluşturan ve failleri cezalandırma yükümlülüğü veren bir sözleşmeden çekilmek, devletin bu yükümlülüklerden kaçması anlamına gelir. Kadın cinayetlerine karşı, kadına yönelik şiddeti önlemek için sorumluluk almayı reddettiği anlamına gelir. Bu devletin kadınlara karşı olduğu anlamına gelir” diye konuştu.

‘Fail kadar devlet de suçludur!’

Bundan sonra yaşanacak kadın cinayetlerinde ortalıkta ikiyüzlü açıklamalar yaparak, ‘ağır ceza getireceğiz’ sözleriyle kamuoyu tepkisinin yatıştırılmaya çalışılacağını söyleyen Canpolat, “Biz ise biliyoruz ki şiddete maruz kalan, öldürülen her kadının, fail kadar suçlusu, devlettir’ diyerek devletin kadın katliamlarının suç ortağı olduğuna dikkat çekti.

İstanbul Sözleşmesi’nden çıkma kararını tanımadıklarını vurgulayan Canpolat, kadınların, tüm hukuksuzluklara karşı birleşerek haklarını geri alacaklarını söyledi. Canpolat, kadınların mücadeleden vazgeçmeyeceğine işaret etti.

Bir imzayla uluslararası bir sözleşmeden ayrılmaya kalkmanın bu ülkedeki tüm kadın ve LGBTİ+’ların varlığına, haklarına açık saldırı olduğunu vurgulayarak, “Bilinsin ki sonuna kadar mücadele edeceğiz, birleşeceğiz ve haklarımızı geri alacağız” şeklinde konuştu.

Polis saldırdı!

Binlerce kadın Rıhtım’daki açıklamanın ardından Bahariye’de Süreyya Operasına, oradan da Mehmet Ayvalıtaş Parkı’na yürüdü. Halkın yoğun destek verdiği kadınlar, yürüyüş boyunca helikopter ve etraflarını saran polis ablukasına karşı el ele tutuşarak zincir oluşturdu. Öfkelerini, mücadele kararlılıklarını sloganlarla, yaptıkları konuşmalarla ifade etti.

Yürüyüş sırasında polis kadınlara saldırdı, bazı kadınlar gözaltına alındı. Saldırı ve polis ablukası altında kadınlar, ara sokaklarda dolaşarak Sözleşmeyi uygulatma kararlılıklarını haykırdı. Polisin kadınların üzerine motosiklet sürdüğü görüldü.