Uyuşturucu çetelerinden vahşi kadın cinayeti!



İstanbul Maltepe’de üç çocuk annesi Şahigül Buluş uyuşturucu çetelerinin torbacılık yapması dayatmalarını reddettiği için vahşice katledildi. Perşembe gününden beri haber alınmayan Buluş’un cesedi cumartesi günü Başıbüyük Barajı’nın yanındaki yeşillik alanda bulundu


Uyuşturucu çeteleri bir kadını kafasını gövdesinden ayırarak katletti. Üç çocuk annesi olan 37 yaşındaki Şahigül Buluş’un eşi cezaevinde olduğu için devletten aldığı yardımlarla zar zor geçiniyordu. Çeteler ona uyuşturucu satmasını dayattılar. Kabul etmeyince de sırlarını bildiği gerekçesiyle vahşice katledip, cesedini Başıbüyük Barajı’na attılar.

Çete-mafya-siyasetçi-medya-bürokrasi ve patronlar arasındaki kirli ilişkilerin çete bozuntusu Sedat Peker tarafından ifşa edildiği bu günlerde gerçekleşen bu cinayet, Türkiye’nin toplumsal olarak da nasıl bir bataklığa sürüklendiğinin çarpıcı fotoğrafı oldu. Kolombiya’da uyuşturucu kartellerinin tüm bir toplumsal ilişkileri kendi vahşi kanunlarına göre biçimlendirdikleri, bu kanunlarda kadınlara yönelik acımasız uygulamaların olduğu düşünülürse, Şahigül  cinayetinin oldukça uyarıcı ve çarpıcı bir cinayet olduğu görülecektir.

‘Başvurmadığım yer kalmadı’

DHA’daki habere göre üç gündür ablası Şahigül Buluş’u aradığını belirten Arzu Buluş, Adli Tıp Kurumu önünde ağıtlar yakarak, “Kestiler abi, çıkmadığım, başvurmadığım yer kalmadı. Bacımın ölüsünü ben buldum. Üç tane bebeği var. Boğazını kesmişler, suya atmışlar. Evde oturamadım 5 dakika çünkü ben biliyordum, bacımı zorla götürdüler” ifadelerini kullandı. Arzu Buluş, öldürenlerin ablasını zorla kaçırdığını yineleyerek, “Zorla uyuşturucu sattırmak istediler, kabul etmeyince sırrını biliyorlar diye evinin önünde bayıltarak alıp götürdüler. Evinde kan izleri buldum” diye konuştu.

Buluş, “Üç çocuğu var onun. Ben evimin yüzünü görmedim çünkü bulunsun diye. ‘Kocaya kaçtı’ dediler ama ben inanmadım. Çünkü erkek gibiydi. 4-5 erkeği döverdi. Yüreğim yanıyor. 37 yaşında benim ablam gitti, şuram yanıyor” diye belirtti.

‘Devletin vermiş olduğu yardımlarla kirasını ödüyordu’

Öldürülen kadının dayısı Yaşar Kaya da “Üç tane çocuğu var, kocası cezaevinde. Devleti vermiş olduğu yardımlarla ev kirasını veriyor, zar zor geçinen bir kadın. S. N. diye bir arkadaşı perşembe günü akşam telefonla arayarak ‘aşağı gel’ diyor. Bir alt sokağa iniyor, S. N. yanına çağırıyor fakat orada bir de araba bekliyormuş. Oradan 4 kişi iniyor, kadının ağzına bir şey basıyorlar artık eter mi uyuşturucu mu? Kadını bayıltıyorlar ve arabanın içerisine alıyorlar. 2-3 dakika içerisinde bu iş oluyor” dedi.

Gerekli yerlere başvuruda bulunduklarını belirten Kaya, “Boğazını kesip kafasını gövdeden ayırıyorlar. Sonrasında da Gülsuyu Süreyya Paşa’nın orada büyük bir göle atıyorlar, yarı çıplak halde. Perşembe akşamı attılarsa cumartesi günü saat 14.00’da balık tutmaya giden vatandaş cesedi görüyor ve polise haber veriyor” şeklinde konuştu.

‘Yeter artık, kadın cinayetleri olmasın’

Dayı Yaşar Kaya, “Bunu insanım diyen, Allah’ı bilen bu katliamı kesinlikle yapamaz. Bunu yapan kesinlikle insan değil. Bunu yapan insandan doğmamış. Bunu yapanların devlet tarafından en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyoruz. Yeter artık. Türkiye’mizde kadın cinayetlerinin olması yeter artık. Hep analarımız, bacılarımız, kızlarımızı katlediyorlar. Yaşlı demiyorlar, genç demiyorlar. Bunların idam edilmesini istiyorum” ifadelerini kullandı.