Adına başkanlık sistemi denilen führerci faşizmin tepesinde oturan AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dün yapılan kabine toplantısının ardından yaptığı “Kusura bakmasınlar, gece kimsenin kimseyi rahatsız etmeye hakkı yoktur” sözlerine tepkiler devam ediyor. Sadece sanatçıları ya da içkili mekanları kapsamayan, kendilerinin ideolojik kodlarıyla belirlenmiş yeni toplumsal ilişkiler dayatılmasını kapsayan bu açıklamanın ardından sosyal medyada KusuraBakıyoruz etiketiyle başlayan tepkiler devam ediyor. Dün akşam başlayan paylaşımlar bugün halen Türkiye gündeminin birinci sırasında.
Pek çok sanatçı başta olmak üzere yüz binlerce hesaptan yapılan paylaşımlarda bunun basit bir “önlem” olmadığı, pandemi bahanesiyle başından beri yürütülen toplumsal mühendisliğin bir parçası olduğu belirtilerek, kabul edilmesi durumunda ardından nelerin geleceğine dikkat çekildi.
Erdoğan’ın açıklamasının ardından rap sanatçısı Ağaçkakan, “Gece 12’de müsait olanı Kadıköy Mehmet Ayvalıtaş Parkı’na ya da herkesin bildiği ismiyle havuza bekleriz. Mini bir konserimiz olacak” diyerek yasağa tepkisini gösterdi. Konser için saat 24:00’te parka gelen Ağaçkakan ve altı dinleyicisi gözaltına alınıp, 2 saat sonra serbest bırakıldı.
“Özlem duydukları eski Türkiye alışkanlarını terk edemeyenlerin…”
Erdoğan’ın zorbaca dayattığı gündelik yaşam formuna dönük tepkiler devam ederken Göbels karikatürü Fahrettin Altun açıklamalar döşeyerek bu dayatmanın pandemiyle, “çevreye verilen rahatsızlıkla” alakası olmadığını, tamamen ideolojik-siyasi bir nitelik taşıdığını gizleme gereği duymayan alt çizmelerde bulundu. “Yeni normalleşme uygulamalarına milletimizle birlikte sevinmek yerine ideolojik bir çarpıtmayla ‘müziğin engellendiği’ şeklinde tezvirat ve manipülasyona sarılanlar olmuştur” ifadelerini kullanana Altun, tepkileri getirip dişin ağrıdığı yere bağladı: “Eski Türkiye alışanlıklarını terk edemeyenlerin sahte bir yaşam tarzı tartışmasıyla suni bir gündem oluşturma girişimi”!
Kendilerinin ‘Yeni Türkiye’sinin ya da bu Türkiye’ye ilişkin tasavvurlarının ne olduğu apaçık ortadayken ve bunun gerçekleşmesi için kriz yönetme stratejisi de olarak kullandıkları toplumsal kutuplaştırma için ellerinden gelen her şeyi yapıyorlarken, bu dayatmaya tepki gösterilmesini de “toplumu kutuplaştırma” amacına bağladı.
Kısacası her zaman olduğu gibi kendileri ne yapmaya çalışıyorsa onları karşıtlarına atfederek yollarına devam edeceklerini bir kez daha ilan etmiş oldu.
Rejim pandemiyi başından beri sömürüyü derinleştirmenin, siyasi saldırganlığın, hak ve özgürlüklerin gasbedilmesinin, siyasi inşasını ideolojik-toplumsal bir derinleşmeyle birleştirmenin fırsatı olarak kullandı. Son olarak ilan edeilen müzik yasağı, dolayısıyla gündelik yaşam alışkanlıklarının değiştirilmesi dayatması bu yaklaşımın açık ifadesi oldu.
Yasaklara karşı mücadele çağrısı…
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!