Taş, Yürek, barikat: Gazi Direnişi



Gazi Direnişi, faşizme ve burjuvaziye karşı yürütülen gözüpek mücadelenin önemli dönemeçlerinden biridir, bir doruktur. Sadece İstanbul’da değil Türkiye’nin her yanında ezilenlerin öfkesini tutuşturan antifaşist bir kıvılcımdır. Gazi taze bir başlangıçtır. Ölümü gözünde küçültenlerin, sözün yerine eylemi geçirmeleridir Taş, yürek ve barikattır. Direnme ve savaşma gücünün faşizmin zoruna karşı yiğit dillenişidir. 12 Mart Pazar akşamı: Gültepe …


Gazi Direnişi, faşizme ve burjuvaziye karşı yürütülen gözüpek mücadelenin önemli dönemeçlerinden biridir, bir doruktur. Sadece İstanbul’da değil Türkiye’nin her yanında ezilenlerin öfkesini tutuşturan antifaşist bir kıvılcımdır.

Gazi taze bir başlangıçtır. Ölümü gözünde küçültenlerin, sözün yerine eylemi geçirmeleridir Taş, yürek ve barikattır. Direnme ve savaşma gücünün faşizmin zoruna karşı yiğit dillenişidir.

12 Mart Pazar akşamı: Gültepe Bacadibi’nden saat 18:30 sularında 34 TJL plakalı ticari bir taksi gasp edildi. Arabayı gasp edenler saat 20:30 sıralarında Gazi Mahallesi İsmetpaşa Caddesi üzerindeki Yavuz Kardeşler, Dostlar, Cihan ve Doğu kahvehaneleri ile Sarıcıoğlu Pastanesi’ni taradılar. 67 yaşındaki Halil Kaya hayatını kaybederken çok sayıda insan yaralandı. Gasp edilen taksinin şoförü Mesut Efe ise arabanın bagajında elleri ve ağzı bağlanmış, gırtlağı kesilmiş olarak Yeni Mahalle’de bulundu.

Olayı duyan Gazi Mahallesi halkı kısa sürede kahvehanelerin önünde toplandı. Gazi halkı saat 21:30 sularında “Kahrolsun faşizm!”, “Katiller karakolda!” sloganları ile Gazi Karakolu’na yöneldiler. Saat 02:30’a kadar polisle halk arasında süren çatışmalarda faşistlere ait birçok işleri tahrip edildi. Cemevi’ne doğru dönen kitle burada barikatlar oluşturarak sabahı beklemeye başladı.

Saat 03:30… 5 bin kişilik bir kortejle gelen Kağıthane-Nurtepe halkı Gazi barikatlarına ulaştı. Kısa bir zaman sonra Okmeydanı ve Alibeyköy halkı da Gazi’ye girdi. Yaklaşık bir saat sonra Cemevi önüne polisin açtığı ateş sonucu Mehmet Gündüz adlı bir genç ölümsüzleşti. Çok sayıda insan yaralandı.

13 Mart Pazartesi, Saat 12:00… Gazi halkı Cemevi etrafında barikatların başında tekrar toplanmaya başladı. Binlerce insan karakola doğru tekrar yürüyüşe geçti. Saat 13:00… Çatışmaların en yoğun yaşandığı saatler. Gazi’ye akan tüm antifaşist güçlerle polis barikatı zorlanıyor. Pazartesi gün boyu devam eden çatışmalarda polisin açtığı ateş sonucu Zeynep Poyraz, Fadime Bingöl, Dilek Sevinç, Hasan Gürgen, Dinçer Yılmaz, Fevzi Tunç, ali Yıldırım, Mümtaz Kaya, Sezgin Engin, Halil Kaya, Reis Kopal, Hüseyin bilal, Hasan Sel, Hasan Ersizer yaşamlarını yitirdi.

Saat 16:00… Bölgede sokağa çıkma yasağı ilan edildi. 13 Mart’ta Gazi Mahallesi’nin gün boyu elektrik, su ve telefonları kesildi. Sokağa çıkma yasağını dinlemeyen halk Cemevi önündeki barikatların başından ayrılmadı.

14 Mart Salı: Sokağa çıkma yasağını dinlemeyen halk, komünist ve devrimcilerin çağrısına uyarak tekrar sokakları doldurdu. Komite, hazırladığı dört maddelik çağrı talebini kitleye duyurdu:

1) Sokağa çıkma yasağının kaldırılması,

2) Cenazelerin halka verilmesi,

3) Gözaltındakilerin serbest bırakılması,

4) Asker ve polisin bölgeden çekilmesi.

Komite, barikatları ancak bu taleplerinin karşılanması koşulu ile kaldırılacağını duyurdu. Pazarlık gün boyu devam etti. Gece 01:00 sularında 3 askeri panzer saldırıya geçti, saldırı püskürtüldü.

15 Mart Çarşamba, Saat 07:00… Halk yeniden İsmetpaşa Caddesi’ne akmaya başladı. Kalabalık binlerden on binlere doğru hızla yükselmeye başladı. Saat 10:00… Zırhlı Tugay Komutanı Rıza Küçükoğlu, ikinci bir görüşme için Cemevi’ne geldi. Küçükoğlu, polisin çekildiğini, idarenin askerde olduğunu ve cenazelerin verileceğini belirtti. Askerin hiçbir müdahalede bulunmayacağını, kitleyi geriden takip edeceğini söyledi. Halkın kendi güvenliğini kendisinin sağlaması şartını da kabul etti.

Saat 15:30… Halk cenazeler için hazırlığa başladı; kortejler oluşturuldu, güvenlik alındı.

Saat 16:00… Zeynep Poyraz, Fadime Bingöl, Sezgin Engin, Dilek Sevinç, Hasan Gürgen, Hazan Ersizer’in cenazeleri alınarak Gazi Mezarlığı’na doğru yola çıkıldı. Zeynep Poyraz’ın cenazesi orak-çekiç-silah-yıldızlı (TİKB Bayrağı) bayrakla örtüldü.

Saat 16:30… Mezarlığa girildi. Cenazeler sloganlar eşliğinde toprağa verildi. Mezarlık çıkışında yürüyüşe devam eden halk Cemevi’ne sloganlarla döndü.

Saat 17:30… Alibeyköy Mezarlığı’nda iki ölümsüz toprağa verildikten sonra, Gazi Mahallesi’ndeki cenazelere katılmak için 20 bin kişilik bir kitle Gazi’ye geldi.

***

“Sıradan”ı buysa*

Ben sıradan bir vatandaş olarak bir olaya tanık oldum bir gün sabah evden çıktım işe gidecektim yolda bir Arkadaşa rasladım arkadaş Gazide olay var dedi işe gitmedim ve olay yerine gittim olay yerinde çoğunluk bir emekçi Halkı vardı bende o arada emekçilere doğru ilerledim ve daha ireri saflara varmadan bir silap patladı yanımda bulunan bir Arkadaş yere düştü o arada tanımadığım Arkadaşı yerden kaldırmaya çalıştım ben vuruldum dedi baktım Arkadaş elinden yaralanmış kanlar Akıyordu diyor yandan gelen emekçi arkadaşla HastaNeye götürdük ve vardımız Hastane G.O.P HAstanesidi orada bir doktor Arkadaş Doktora riça ederek kanı durdurun başka yere götüRelim dedi doktor Hayır bakaAYIZ diyince arkadaş küfer ederek doktoro bir yumruk vurdu ve diyer taraFtan doktorlar gelip Hastayı tedavi ettiler o arada yaralıyı GOP Hastanesine bırakıp Tekrar gazi Mahallesine geldik olaylar daha büyümeye başlamıştı Panzerler gelmişler polisler yolları kesmişlerdi Panzerlerden sular Emekci Halkın üzerine doğru Atılıyordu ve emekçi Halkıda Polislere Halkı vurmaya Hakkınız yoktur Diye Sülekonlar Atıyorlardı o Arada bir tabur Asker KONVoyu Asker geldi Askerler gelince emekciler Askerleri Arkışladılar askerlerin başında bir komutan vardı komutan Panzerin üzerine çıkıp konuşma yaptı o arada emekçi Halkı Biraz daha sakin oldu ve durmadan komutan konuşuyordu benim düşünceme göre komutan tarih edici kelimeler konuşmaları vardı o arada emekçi HALkı tekrar bağırmaya başlayıp Panzere doğru yürümeye başladı Panzerin üstünde bulunan komutan Hemen inip Askeri geri çekip polislere yol verdi o arada Polisler göz yaşartıcı Atıp elleride bulunan Makineli tüfeklerle Emekci Halkının üzerine doğru irerlemeye devam ederek Polislerde Peşinden elerindeki silahları ile Ateş etmeye Devam ediyorlardı entarasan bir şey geldi benim Aklıma benim cebimde yirmi milyon Param vardı Aklıma Gelen şu oldu bende burada vuruluP kala bilirim Diye düşünüyordum yanımda beş ON kişi daha vardı orada bizi gören polis ekipleri bize doğru koşmaya başladı o arada içlerinden Polisin birisi bize doğru Ateş Etmeye bşaladı bizde oradan kaçmaya bşaladık ve bir binanın bodurum katta Arkadaşların birisi kafasından birisi ise elinden yaralanmıştı o arada Arkadaşların kanlarını durdurmak için çaba Harcamaya başladık ve elinden yaralıyı gömlerini yırtarak bileğinden bağlayıp kanını durdurduk kaFasından yaralı Arkadaşı kanını durdurmaya başladık cebimizdeki sigara tütününü yarasına sarmaya bşaladık ve kanı durduramadık Tekrar yırtış olduğumuz gömleği yaktık ve rarasını Arkadaşın kaFasına bastırdık o arada kanı yavaş yavaş Durmaya başladı (…) o arada Panzer tekrar geri döNüp bize douru saldırdılar o arada bizler Tekrar kaçmaya başladık ve kaçarken ben dereye Düştüm tekrar kalkıp kaçtım ve çem evinin yanına doğru geldi oraya geldiğimde güzel bir ortam vardıki sanki kurtarılmış bir bölge Gibiydibende orada bir ortama kavuştum ve hemen bir sigara yaktım oturup içtim sigaramı iştikten sonra Hep aklımlımda üzerimde bulunan paraya eve bırakmak geliyordu içimden ve karar verdim Gitmeye yürüyerek eve gidiyordum eve yanaştığım bölgedede palisler vardı ve hiç birr şey yokmşu gibi Polislerin yanından Geçerken Polısler dur işareti verdiler bende durdum ve üzerimi Aradılar kimligime baktılar ve Nerden geliyorsun diye sordular işten geliyorum dedim Ve Ayakaplarım çamur olduğundan dolayı bana inanmadılar o Arada Beni bıraktılar ben eve giderken dört tane bayan polisle tortışıyorlardı ben onlardan Ayrıldıktan soNra bayanlarda aynı istikamete doğru gliyordu ben biraz yavaşladım ve bayanlar bana yetiştiler boyanlara sordum Nereye gidiyorsunuz abla dedim o arada bayanlar çok sinirliydi birisi olayı Anlatmaya başladı bayanlara Polisler sormuşlar bayanlar Nereye gidiyorsunuz diye bayanlarda CeNazeye gidiyoruz demişler o arada Polisler bayanları Geri cevirince bayanlardan biri biz CeNazeye gidiyoruz Neden bırakmıyorsunuz Ayıp deyilmi demesine Polisin birisi bayana Dönüp demişki Ayıp yorgan altında demiş bayanlar buna çok sinirlenmişler ve ben bu arada eve geldim Karnım çok acıkmıştı hanıma dedim işeten geliyorum yemek hazırla hanım bu arada yemeyi hazırlarken olay yerindeki olayların şokunu yaşıyordum yemeyimi yedikten sonra cebimdeki paramı hanıma verdim tekrar Cem evine gitmeye karar verdim merakım olay yerinde kaç tane emekçi halkın yaralmasını ve ölenleri merak ediyordum ve Cem evine geldiğimde önce arkadaşlara ilk sorduğum kaç tane ölen var dedim arkadaşlar dediler ki 28 ölü var çok sayıda yaralı var dediler.

* Katliamın ardından Gazi’de o süreci yaşayanlar anlatmışlardı. Bu anlatım da hiç dokunulmadan, sadece başlık eklenerek kitapta yer almıştı.

[GAZİ DİRENİŞİ: Taş, yürek, barikat… / Öz Basım-Yayım, 1995, Üçüncü baskı]