Muharrem Orucu’nun ilk günü olan 30 Temmuz’da Ankara’da ardı ardına Şah-ı Merdan Cemevi, Tuzluçayır Ana Fatma Cemevi, Türkmen Alevi Bektaşi Vakfı ve Gökçebel Köy Derneği’ne dönük organize saldırılarda rejim bu sefer “meczup”, “çocuklar”, “hasımlar” şeklinde bir açıklama yerine çok tanıdık bir senaryoyu devreye soktu. Senaryonun kendisi şimdilik çapı küçük kalan bu organize saldırıların neden ve hangi merkezden yönetilerek gerçekleştirildiğinin yanıtı niteliğinde. Senaryonun temel dayanağı saldırıya katıldığı belirtilen bir kişinin arkadaşının Devrimci Gençlik Dernekleri üyesi olduğu iddiası! Düğmesine İçişleri Bakanlığı koltuğunda oturan Süleyman Soylu’nun bastığı, çamur medyanın da alenen isim vererek sansasyonel bir haber şeklinde manşetlerine taşıdığı bu kirli senaryo, bundan sonra olacaklar konusunda aleni bir tehdit ve uyarı niteliği taşıyor.
Devrimci Gençlik Dernekleri, Soylu’nun büyük bir sırrı açığa çıkarmışlar havasında “eski Türkiye’nin ayak izlerine rastlandığını” söyleyerek planlı bir provokasyon yaşandığı şeklinde söylemlerle perdeyi açıp çamur medyanın manşetlere taşıdığı bu kirli senaryoya dair yazılı açıklama yaparak, iddiaları yalanladı.
“AKP medyasının yazdığı hikâye baştan aşağı yalandır, tutarsızlıklarla doludur ve ‘saldırgan’ olduğu iddia edilen bahse konu şahısların da derneğimizle herhangi bir ilişkisi bulunmamaktadır” vurgusu yapılan açıklamada, devrimci, demokrat, yurtsever ve ilerici kamuoyuna da “Devrimci bir örgütlenmenin bu şekilde hedef alınması tesadüf değildir. Yakın gelecekte AKP eliyle organize edilecek daha geniş çaplı saldırı ve provokasyonlar için bir ön alma ve hedef şaşırtma hamlesi ve olası bir seçim sürecinde bu türden saldırıların 7 Haziran ve 1 Kasım 2015 sürecinde olduğu gibi artarak devam edeceğinin göstergesidir. Bu nedenle bu ve benzeri girişimlere karşı ciddiyetle yaklaşılmalıdır” uyarısı yapıldı.
Açıklamaların muhtevası ve haber kronolojisi manidar
Saldırının yaşandığı ilk gün Soylu sosyal medya hesabından “Çankaya’da bir, Mamakta iki Cemevine bugün alçakça bir planla saldıran zanlı, Eskişehir’e giderken Ankara Emniyetimiz tarafından yakalandı. Elbette bu provokasyon, her yönüyle soruşturulmaktadır” notuyla Ankara Emniyeti’nin açıklamasını paylaşmıştı. Emniyet açıklamasında A.O.K. isimli şahsın yakalandığını ve her 3 saldırının da bu şahıs tarafından gerçekleştirildiğini belirtmişti.
Emniyet’in 3 saldırıyı da A.O.K. isimli şahıs tarafından yapıldığı vurgusuna rağmen Soylu’nun notunda “elbette bu provokasyon her yönüyle incelenecektir” vurgusu yapılmıştı.
Daha sonra Soylu “eski Türkiye’nin ayak izlerine rastlandığını” söyleyerek planlı bir provokasyon yaşandığını savundu. Bu açıklamadan saatler sonra A.O.K. ile irtibatlı olduğu “değerlendirilen” Ç.C.B. isimli şahsın İzmir’de, B.G. isimli şahsın Eskişehir-Ankara karayolunda seyir halinde olduğu araçtan gözaltına alındığını duyurduğu başka bir açıklama daha yaptı.
Soylu’nun bu açıklamaları sonrası AKP’nin organları A Haber ve Yeni Şafak’ta saldırının Devrimci Gençlik Dernekleri’yle bağlantılı olduğunu iddia eden haberler yapıldı. A Haber’in haberinde şu ifadeler yer aldı:
“A.O.K. ile Ç.C.B.’nin sık sık görüştükleri, Eskişehir’de evde buluştukları öğrenilirken Konak doğumlu Ç.C.B’nin geçmiş dönemlerde THKP-C Dev-Yol Devrimci Hareket terör örgütünün açık alan yapılanması Devrimci Gençlik Dernekleri faaliyetlerinden ilişik kayıtlarının bulunduğu belirlendi.”
Yeni Şafak’ın haberinde ise şu ifadeler kullanıldı:
“Ankara Terörle Mücadele (TEM) Şube Müdürlüğü’nde sorguya alınan şüphelinin irtibatları araştırıldı. Yapılan incelemeler neticesinde saldırıyla bağlantılı olduğu değerlendirilen Ç.C.B., İzmir’de gözaltına alındı. Şüpheli, Ankara’da sorguya alınacak. Ç.C.B.’nin terör bağlantısı ortaya çıktı. Alınan bilgiye göre, şüphelinin geçmiş dönemlerde THKP/C DEV-YOL Devrimci Hareket terör örgütünün açık alan yapılanması Devrimci Gençlik Derneklerinde faaliyette bulunduğu anlaşıldı.”
Devrimci Gençlik Dernekleri: “Alçakça yalanları boşa çıkaracağız”
Konuya ilişkin yazılı bir açıklama yapan Devrimci Gençlik Dernekleri “Alçakça yalanları boşa çıkaracağız: AKP, suçlarını devrimcilere yıkmanın peşinde!” başlıklı bir açıklama yaparak saldırının tarihsel anlamını, politik muhtevasını teşhir etti. Devletin bu konudaki kirli-karanlık sicilini hatırlatan Devrimci Gençlik Dernekleri açıklamasında “Halka karşı işlenen suçları devrimcilerin üzerine atmak bir devlet geleneğidir. Devrimci Gençlik Dernekleri’ni bütün ülke tanımaktadır. Biz Alevilere yeni bir Maraş Katliamı yaşatmaya çalışanlar karşısında Çorum barikatlarında direnenlerin yoldaşlarıyız. Biz eşitlik ve özgürlük için her bedeli göze alıp mücadele eden, emekçileri dinleri, dilleri ve kimliklerini kullanarak birbirlerine düşman edenlere karşı birleşmeye çağıran devrimcileriz. Bizim tarihimiz tertemizdir, hedef gösterenlerin tarihi ise kan kokmaktadır. Sivas Katliamı’nın faillerini milletvekilliğiyle ödüllendiren, Alevi katillerinin avukatlarını bakan yapan bir iktidarın bu kez Ankara’da suçüstü yakalanıp hedef şaşırtmaya çalışması bu açıdan bizleri şaşırtmamıştır. Yalanlarla ve komplolarla ilk kez karşı karşıya kalmıyoruz. Bizlere bu yalanları atanlarla bir mücadelenin içindeyiz; bu mücadelenin adı sınıf mücadelesidir. Üretilen yalanlara bakıldığı zaman görülecektir ki bu mücadelede sadece güçlerimiz değil değerlerimiz de karşı karşıya gelmektedir. Halkımıza güveniyor, mücadelemize inanıyoruz. Faşist rejimin provokasyonlarını ve yalanlarını boşa çıkaracak; yalanların gerçekler karşısında galip gelmesine engel olacağız” diye belirtildi.
Açıklamada devrimci, demokrat, yurtsever ve ilerici kamuoyuna yönelik olarak da şu uyarıda bulunuldu:
Devrimci bir örgütlenmenin bu şekilde hedef alınması tesadüf değildir. Yakın gelecekte AKP eliyle organize edilecek daha geniş çaplı saldırı ve provokasyonlar için bir ön alma ve hedef şaşırtma hamlesi ve olası bir seçim sürecinde bu türden saldırıların 7 Haziran ve 1 Kasım 2015 sürecinde olduğu gibi artarak devam edeceğinin göstergesidir. Bu nedenle bu ve benzeri girişimlere karşı ciddiyetle yaklaşılmalıdır.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!