Samsun Ballıca Sigara Fabrikası’nda kıyım!



Samsun TEKEL’in özelleştirilmesiyle birlikte British American Tobacco’ya (BAT) devredilen Ballıca Sigara Fabrikası’nda Tek Gıda-İş üyesi dokuz işçi kötü çalışma koşullarına karşı çıktıkları ve ücretlerin arttırılmasını talep ettikleri için işten atıldı. Dün işten çıkarılan işçilere yöneticiler sadece sözlü bildirimde bulundu ve “performans düşüklüğü” gerekçesini öne sürdü. Uzun yılladır fabrikada çalışan dokuz işçi, bu keyfi tutuma karşı …


Samsun TEKEL’in özelleştirilmesiyle birlikte British American Tobacco’ya (BAT) devredilen Ballıca Sigara Fabrikası’nda Tek Gıda-İş üyesi dokuz işçi kötü çalışma koşullarına karşı çıktıkları ve ücretlerin arttırılmasını talep ettikleri için işten atıldı. Dün işten çıkarılan işçilere yöneticiler sadece sözlü bildirimde bulundu ve “performans düşüklüğü” gerekçesini öne sürdü. Uzun yılladır fabrikada çalışan dokuz işçi, bu keyfi tutuma karşı kendilerine yazılı bir bildirim yapılıncaya kadar fabrikayı terk etmeme direnişine başladı. İşçiler, işe iadeleri sağlanıncaya kadar direneceklerini vurguladılar.

Fabrikanın BAT’a devredilmesiyle birlikte sular durulmadı. 2011 yılında da 120 işçinin işine son verilmişti.

Cumhuriyet’teki habere göre işçiler, işten çıkarıldıklarına ilişkin yasal evrakların hukuka uygun haliyle kendilerine teslim edilene kadar fabrikayı terk etmeyeceklerini duyururken asıl gerekçenin çalışma koşullarının düzeltilmesi ve maaşlara zam yapılması konusundaki talepleriyle alakalı gerçekleştiğine dikkat çektiler. Çoğunluğu aynı şirkette uzun yıllardır çalışan işçiler, işten çıkarma hukuksuzluğunun son bulması ve işe iade talepleriyle başlattıkları direnişi kazanım sağlayana kadar sürdüreceklerini, geri adım atmayacaklarını duyurdular.

Direnen işçiler adına açıklama yapan sözcü Murat Sözen şunları söyledi:

Aramızda 10 yıldır, 15 yıldır bu fabrikaya emek veren, ter döken arkadaşlarımız var. Ben 14 yılımı verdim. Burada mesai arkadaşlarımızla kardeşleştik, aile gibi olduk. Birlikte ter döktük, birlikte emek verdik.

Son 5 senedir, performans sistemi denilen ve sadece işçileri baskı altına almaya yarayan bir uygulamayla karşı karşıyaydık. Biz buna karşı haklarımızı savunduğumuz bir birliktelik yarattık ve gayet samimi bir biçimde idari kadroya taleplerimizi ilettik. İşimizi aksatmadık, çalışmayı zora sokacak hiçbir şey yapmadık. Tek istediğimiz daha insani çalışma koşulları ve yaşayabileceğimiz, nefes alabileceğimiz bir maaştı. Bize çok görüldü ve hukuksuzca işten çıkarıldık. Üyesi olduğumuz sendika da yaşadıklarımıza karşı sessiz kalmayı tercih etti. 

Bizim tek derdimiz çocuklarımızın geleceğini korumak. Evimize boynumuz dik, alınterimizle ekmek götürebilmek. İşimize iade edilmek istiyoruz. Hakkımız olanı istiyoruz.”