Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı ve derneğin üyesi yirmi bir avukatın yargılandığı davada karar açıklandı.
İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada beş günlük duruşma sürecinin sonunda avukatlar Güray Dağ, Efkan Bolaç, Serhan Arıkanoğlu, Sevgi Özer Sönmez, Özgür Gider, Rahim Yılmaz, Selda Yılmaz ve Alper Tunga Saral’a ayrı ayrı örgüt üyeliğinden 6 yıl 3 ay ceza verildi.
Tutuklu sanıklar Oya Aslan için örgüt üyeliğinden 10 yıl 6 ay ceza verilirken Selçuk Kozağaçlı ve Barkın Timtik hakkında örgüt üyeliği suçundan 12 yıl hapis cezası ve tutukluluklarına devam kararı verildi.
ÇHD karara ilişkin yaptığı ilk açıklamada, “Kabul etmeyiz, devrimci avukatlar teslim alınamaz, daha yeni başlıyoruz!” dedi.
Adil yargılanma talebiyle başlattığı ölüm orucu sonucu hayatını kaybeden Ebru Timtik hakkındaki dava ise düşürüldü.
Davanın ana delillerden biri olarak gösterilen ve Hollanda/Belçika belgeleri adı verilen dijitallerin, DHKP-C’nin iç yazışmaları ve notlarından oluştuğu ileri sürülüyordu. Geçtiğimiz günlerde bunların, ele geçirilmelerinden 19 ay sonra değiştirildiği ortaya çıkmıştı.
“Adil yargılanma hakkımızı ihlal ediyorsunuz”
Görülen karar duruşmasında; ÇHD’nin bildirdiklerine göre, duruşma salonunda iki yüzü aşkın jandarma bulundu. Mahkeme heyeti, başkaca müdafiye söz vermeksizin son sözleri alıp karar vereceğini belirtti.
Duruşmada söz alan Avukat Murat Yılmaz, “Bugünkü talebimizi ileteyim size. 5. gününe geldik, ne bir gerginlik yarattık ne başka bir şey yaptık. Dün bize parmak sallayarak Jandarma’ya müdahale emri verdiniz. Bugün buraya silahlı askerler yığdınız. Adil yargılanma hakkımızı ihlal ediyorsunuz” dedi. Yılmaz devamında, “Sorup durdunuz, ‘FETÖ sizi neden hedef alsın?’ diye. Bizi yalnızca o cemaat değil, siyasi iktidarın her bileşeni bizi tehdit olarak görüyor. İşkenceye, yağmaya, talana karşı dururuz. Usule aykırı ifadeye itiraz eder, suç duyuruları yaparız. Hedef alınmamız bundan. Betül Vangölü Kozağaçlı hakkında kısaca beyanda bulunacağım. Aleyhine delil diye Ulucanlar Katliamına ilişkin yaptığı basın açıklamasını koymuşsunuz. Katliamdan mahkum olanlar ceza aldı, tazminat ödedi; bizi nasıl suçluyorsunuz” diye konuştu.
“Ebru’nun mücadelesini anlatmaya devam edeceğiz”
Güçlü Sevimli müdafi olarak söz alan Avukat Ali Şafak şunları söyledi:
“Dün meslektaşlarım dijitalde ne olmadığını anlattı, ben de size dijitalde ne çıktığını anlatayım. İçinden Spider Man filmi çıktı, örgütü örümcek adam ile mi yönetecekmiş bu adamlar? İddianameye bakın, hangi fiille örgüt üyeliği ile suçlamışlar meslektaşımı? Örgüt üyeliği için oturup kıstas yazıp duruyorlar Yargıtay’da, dosyada hangisi mevcut? Müvekkile yalnız hapishane ziyareti yaptığı iddiası yöneltmişsiniz. Bizi avukatlığımızla yargılıyorsunuz. Bize kumpas kurmayacaklar da kime kuracaklar? Kolluğun gözüne ışık tutan adamlarız bizler. Kral çıplak diyoruz. Elbette bize kumpas kuracaklar.”
Hayatını kaybeden Ebru Timtik müdafi olarak söz alan Avukat Çiğdem Akbulut ise şunları ifade etti:
“Vereceğiniz karar, Ebru hayatını kaybettiği için, düşme kararı olacak, bu açık. Ama size bu duruşma için kısaca söyleyelim, şunu bilin ki her yerde Ebru’nun mücadelesini anlatmaya devam edeceğiz.”
ÇHD avasındaki hukuk katliamları
ÇHD’li ve Halkın Hukuk Bürosu çalışanı olan avukatlar, 12 Eylül 2017’de gözaltına alınarak tutuklanmıştı.
14 Eylül 2018’de görülen ilk duruşmada “dosyadaki mevcut delil durumu, suç vasfının değişme ihtimali, sanıkların savunmalarının alınmış olması ve sanıkların avukat olması, tutuklamanın tedbir olması, tutuklulukta geçen süre, Avrupa İnsan Hakları ve Anayasa Mahkemesinin tutuklama konusundaki başvurular hakkında vermiş olduğu kararlar, bu aşamada adli kontrol hükümlerinin uygulanması ile yargılamada amaçlanan tedbirlerin sağlanabilecek oluşu dikkate alınarak” gerekçesi ile tahliye edilmişlerdi.
Ancak savcılık itiraz etmiş, 10 saat bile geçmeden haklarında tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarılmıştı. Davada yargılanan ve ölüm orucuna başlayan Ebru Timtik, 27 Ağustos 2020’de hayatını kaybetmişti.
Yargıtay’ın bozma kararı üzerine ÇHD Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı ve dernek üyesi Barkın Timtik’in yargılandığı dosya, 2013 yılında başlatılan ve o süreçte tutuklu yargılandıkları İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin dosyasıyla birleşmişti.
Bu dava da “suça karışmış kişilerin” eseriydi. Dosyanın ilk savcısı, soruşturmayı yürüten polisler haklarındaki soruşturmalar nedeniyle kaçaktı.
İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın iddianamesi eski savcı Adem Özcan tarafından 19 Temmuz 2013’te hazırlanmıştı. Özcan, ilerleyen yıllarda Selam Tevhid davası nedeniyle yargılandığı davada ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmıştı. Davada tutuklu yargılanan ÇHD Genel Başkanı Selçuk Kozağaçlı, 17 Kasım 2021’deki duruşmada, iddianameyi yazan savcı Adem Özcan’ın MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ı ifadeye çağırdığını hatırlatmıştı. Kozağaçlı ayrıca, “FETÖ” firarisi olan Özcan’ın 2013’te yazdığı iddianamedeki sonuç bölümünün birebir kopyalanarak 15 Kasım 2021’deki mütalaada kullanıldığını belirtmişti.
Gülenci savcının ve polislerin hazırladığı, delillerin sahte olduğu söylenen dava ve avukatların tutukluluğu yıllardır devam ediyor. Gülenci savcı ve polislerin hazırladığı ÇHD davasının mahpuslarını hedef gösterenlerden biri de İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ydu.
Bu hafta görülmeye başlanan karar duruşmasında, davanın ana delillerinden olan “Hollanda/Belçika Belgeleri” adı verilen dijitallerin, ele geçirildiği söylenen operasyondan sonraki tarihte üretildiği anlaşılan bir CD içeriğine dayandırıldığı, içeriğinde Spiderman, Kill Bill, Leon gibi filmlerin olduğu ortaya çıkmıştı.
Alınteri Gazetesi 21. Yüzyıla Sosyalizmi Yazacağız!