‘Sıradaki dosya asgari ücrete azami fedakârlık’mış!



İşçi sınıfına sadece sefalet değil, kendi sınıf onurunu da ayaklar altına almayı dayatan bu açık sınıf düşmanlığına tek yanıt, üretimden gelen gücün kullanılmasıyla olabilir. O zaman bu kadar pervasız “fedakarlık” dayatmaları konusunda en azından yutkunurlar!


Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı büyük bir bütçeyle yapıldığı anlaşılan bir videoyu “Siz üretin biz enflasyonla mücadele ederiz… Sıradaki Dosya asgari ücrete azami fedakârlık!” spotuyla paylaştı. Video, işçileri asgari ücrete yapılacak sefalet artışına hazırlama yaklaşımıyla hazırlanmış. Bu sefalet dayatmasının “Enflasyon tepetaklak inecek!” teraneleriyle eşgüdüm içinde yapıldığını düşünülecek olursak Erdoğan’ın bugün açıklayacağını söylediği asgari ücret rakamının ne olacağını kestirmek de güç olmayacaktır. Türk-İş ağası Ergün Atalay’ın “9 bin isteriz” efelenmesini bile “sırtında yumurta küfesi taşımayanların sorumsuzluğuyla” damgalayan Erdoğan bugün, rutin çadır tiyatrosunun 4. perdesinin oynanmasını bile beklemeden açlık sınırında bir rakam açıklayacaktır.

Çalışma Bakanlığı’nın dün gece paylaştığı video da bu dayatmanın peşrevi niteliği taşıyor.

Spotta kullanılan “Siz üretin biz enflasyonla mücadele ederiz… Sıradaki Dosya asgari ücrete azami fedakârlık!” sözlerindeki azami fedakarlığın kimden istendiği belirsizliğiyse videonun kendisindeki netlikle belirginleşiyor. Fedakârlık istenen kesim işçiler! “İşçiler üretsin, onlar enflasyonu zaten düşürecek! Bu açıdan da açıklanacak rakama da azami rıza göstersinler” manasına gelen videonun tek oyuncusu işçiler. Patron da yok devlet de!..

Çünkü onlar zaten fedakarlık yapmayacak ki! Asgari ücrete yapılacağı söylenen ve en fazla 2 ay içinde buharlaşacak artışın patronlar için yaratacağı külfet yine işçilerin cebinden karşılanacak! İşsizlik Sigortası Fonu denilen ama işsizler dışında her şeye harcanan fon onların emrine amade edilecek. Vergi borçları, sigorta primleri üstlenilecek. Bankalar faizsiz krediyle “destekleyecek”. Kısacası fedakarlık onların yakınına bile uğramayacak! Devletse işçiden-emekçiden aldığı dolaylı-dolaysız vergilerle onlar için elinden geleni yapacak!

Nerden bakarsak bakalım, işçi sınıfına sadece sefalet değil, kendi sınıf onurunu da ayaklar altına almayı dayatan bu açık sınıf düşmanlığına tek yanıt, üretimden gelen gücün kullanılmasıyla olabilir. O zaman bu kadar pervasız “fedakarlık” dayatmaları konusunda en azından yutkunurlar!

En azından işçi sınıfının “sıradaki dosyasının” fedakarlık adı altında kölelik dayatanların tepesinde oturduğu sistemin çarkına çomak sokmak olacağı günler gelene kadar!..